Bira ve çikolatalar diyarı Belçika, gerek coğrafi konumundaki şansıyla, gerekse üç farklı dilin topraklarında konuşulmakta olmasıyla yaşamayı hep hayal ettiğim bir ülke oldu. Ancak ressam sanatının yanı sıra müzik alanında da oldukça üretken olup, köklü geçmişe dayanan gruplara sahip çıkma bilincinin oturmuş olduğu bir millet olmalarına rağmen dış dünyaya açılan kapıları yalnızca birkaç defa zorlayabildiler. Müziğinin melankolik tarafı ile özellikle Türk insanının sevgi ve sempatisini kazanan Thurisaz bu alanda en popüler Belçikalı metal müzik grubu olma unvanını hala sürdürürken, hikayesi 1995 senesine kadar uzanan ve ekstrem metal icra etme dezavantajına rağmen yükselen başarı grafiğiyle dikkatleri üzerine çeken Aborted`ın Belçika`nın itibarı için çok önemli bir değer olduğuna inanıyorum.

Güncel kadrosunda, kurulduğu yıldan sadece vokalist ve aynı zamanda kurucu üye Sven de Caluwé`nin değişmemiş olduğu Aborted, yıllardır severek dinlediğim ve takip ettiği çizginin hiçbir zaman dışına çıkmadığını düşündüğüm bir death metal/goregrind topluluğu. Bir Aborted albümü elbette iyi ya da kötü olarak değerlendirilebilir fakat grubun kimliğini yansıtmadığı öne sürülerek eleştirilemez. Aynı duruma, son albümü Jomsviking`i içinde bulunduğumuz yıl içerisinde çıkarmış olan Amon Amarth`ta da rastlayabilmek mümkün. Böyle gruplar, çoğu zaman dinleyicide heyecan hissi uyandıracak önemli bir yenilik sunmadıkları için eleştiri oklarının hedefi olurlar.

Aborted`ın 22 Nisan`da takipçilerine sunduğu albümü “Retrogore”, adeta çizgi romanlardan fırlamışçasına etkileyici bir albüm kapağına sahip. Christopher Lovell, Aborted`e gerçekten yakışır bir çalışmaya imza atmış. Prodüktör Kristian “Kohle” Kohlmannslehner, grubun 2016`nın ilk günlerinde çıkarttığı “Termination Redux” adlı EP`sinde de olduğu gibi bu albümde de Aborted’`ın dinamik sound`unu iyi yansıtmış. Hatırlayalım, önceki iki albüm “The Necrotic Manifesto” ve “Global Flatline”daki prodüksiyon koltuğunda Jacob Hansen oturuyordu ve bu albümler Aborted diskografisinin tabiri caizse ağır toplarıydı.

“Retrogore”da, her Aborted albümünde olduğu gibi yine filmlerden alınan konsepte uygun diyalog ve müzikler, bazı parçalarda intro olarak kullanılmış. Yüksek tempo albümün hiçbir anında durmazken, yarattıkları atmosferde sadece death metal değil; kimi zaman thrash, kimi zamansa black metal dinliyormuş hissiyatı veren gitar riffleri ve parçalar arasında seçim yapmayı zorlaştıran gitar soloları, albümün dinlenilebilirliğini olumlu yönde etkilemiş. Enstrüman kullanımlarındaki bariz gelişimin yanı sıra Sven de Caluwé`nin doğal ve yeterli vokal tekniğinden ödün vermemesi de albüm hakkındaki net kararımı vermemde bana kolaylık sağlamış bir başka artı.

Albüm hakkındaki son parantezi de konuk müzisyenler için açalım. “Retrogore”, her açıdan dinleyeni doyuracak bir 43 dakika sunmasının yanı sıra günümüz death metal`inin en önemli vokalistlerini de toplayarak, adeta tüm metal müzik dünyasına birlik mesajı vermiş.

“Cadaverous Banquet”te, bir başka değerli death metal grubu Benighted`ten tanıdığımız Julien Truchan, “Divine Impediment”te, günümüzün en iyi vokalistleri arasında gördüğüm Cattle Decapitation`dan Travis Ryan, “Coven of Ignorance”da, Revocation ile son derece önemli işlere imza atmakta olan David Davidson ve “The Mephitic Conundrum”da, müzik yaşamına death metal efsanesi Origin`de devam etmekte olan Jason Keyser, birbirinden dev performanslar sergileyerek, sadece Aborted takipçilerine değil, tüm death metal severlere hediye gibi bir albüm sunulmasında önemli pay sahibi olmuşlar.

Türk Gitar Puanı: