Geçtiğimiz günlerde yayınladığımız haberde Al Namrood’u diğer gruplardan farklı kılan etkenleri siz okurlarımıza sunmuştuk. Bu röportajda ise işin biraz daha derinine indik. Sorularımızı Al Namrood adına grubun bassçısı ve gitaristi Mephisto cevapladı.

Türk Gitar: Öncelikle röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.

Al-Namrood: O zevk bize ait. Biz teşekkür ederiz.

Türk Gitar: Grup sadece müziğiyle değil, doğuş ve hayatta kalma hikayesiyle de ilgi çekiyor. Sizi tanımayan okurlarımız için kendinizi kısaca özetler misiniz?

Al-Namrood: Al-Namrood iki kişilik bir proje olarak başladı. Grup önceki vokalistimiz ‘Mukadars‘ tarafından kuruldu. Klavyecimiz ‘Ostron‘ ile müzikal anlayışını paylaşıp Arapça sözlere bağlı orta doğa metali yani folk metal yapmak istediğini söyleyip Al-Namrood’un temellerini attı. Fakat çok uzun sürmeden gruba ‘Mephisto‘ katılınca janra bir anda Black Metal’e kayıverdi. Al-Namrood ismi Babil Kralı Nimrod’dan esinlenerek ortaya çıktı. Babil Kulesi’ni yok eden şanlı avcı kendisini tanrı olarak görüyordu. Grup Arap tarihi üzerine yoğunlaşmış durumdaydı. Biz albümü kaydederken daha oryantal tınıları düşündük. Ney ve kanunun farklı tonları gibi. Ve tabii ki albümü tamamlamak bir de konsept oluşturduk. Bu atmosferi tamamladı. Albüm Arapların antik inançlarına değiniyor. Şeytan, cin, yarı tanrı gibi İslam öncesi Arabistan’ın politeist anlayışına uygun bir yapı.

Türk Gitar: Suudi Arabistan gibi İslami şeriat ile yönetilen bir ülkede sadece dinsiz olmak bile büyük sonuçlar doğurabilecekken, siz bir de bununla yetinmeyip Black Metal yaparak din karşıtı şarkılar yazıyorsunuz. Kimliğinizin ifşa olmasından hiç korkmadınız mı?

Al-Namrood: Tabii ki. Kimliğimiz açığa çıkacak diye endişeliyiz biz de. Bu İslami bir toplumda oldukça tipik bir durum. Ya onlarla olmalısınız ya da onlara karşı olmalısınız. Bu aşırı dindarlık da inanç konusundaki şeffaflığı hiçe sayıyor.

Türk Gitar: Türkiye nüfusunun yaklaşık %98’i müslüman ve aralarında şeriat yanlısı insanlar da var. Onlara, o coğrafyadan gelen bir grup olarak neler söylemek istersiniz? Düşündükleri kadar güzel bir yönetim şekli mi? İnsan hakları ne ölçüde değerli? Sizin ideal devlet anlayışınız ve dünya görüşünüz nedir?

Al-Namrood: Sistematik ya da legal olarak bakıldığında yazılı kurallarda teori ve pratikte şeriat hukukunun inanılmaz anlaşılmazlıkları var. Şeriat en katı anlamıyla ilahi bir hukuk, Kur’an ve Hz. Muhammed’in yaptıkları (sünnetlere) bağlı olarak oluşmuş bir sistem. Bu sebeple bu sistem aynı zamanda bir çeviriye yani meale ihtiyaç duymakta. Birçok bilim adamı şeriatın şeklen bir yasa olmadığını iyi açıklanmış kurallar bütünü olduğunu işaret etmekte. Şeriat, Müslümanların görevleri üzerine şekillendirilmiş bir sistem. Hunt Janin ve Andre Kahlmeyer şeriatın ‘uzun, çeşitli ve karmaşık’ olduğunu düşünüyorlar. Modern bir çağda bu tarz bir sistem nasıl anlayışla karşılanabilir? Suudi Arabistan’da şeriat farklı yollarla insanlara dayatılıyor. Mutaween ve Hisbah şeklinde adlandırdığımız kişilerde buna dahil oluyor. Mutaween dediklerimiz hükümete bağlı olan dini polisler. Bu tarz bir durum aynı şekilde Endonezya’da, Filistin’de ve İran’da da mevcut.  Elbette farklı perspektiflerdeler fakat temel anlayış bariz. Batmış, rezil bir durum bu. Özellikle modern dünya ülkelerindeki anlayışa bakıldığında…

Türk Gitar: Kişisel olarak Black Metal tarzının büyük bir hayranı değilim fakat sizin yaptığınız şarkılar gerçekten çok hoş. Şarkılarınızı dinleyen çoğu kişi de böyle düşünüyor. Bunu Ortadoğu coğrafyasına mı yoksa başka bir nedene mi bağlıyorsunuz?

Al-Namrood: Daha ziyade Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika’dan tepkiler alıyoruz.(Olumlu tepkilerden ve ilgiden söz ediyor burada) Bizim ana ilham kaynağımız Orta Doğu olmasına rağmen maalesef en az ilgiyi bu coğrafyada görüyoruz. 

Türk Gitar: Türkiye’deki dinsiz kesime bir mesajınız var mı? Bir gün burada konser vermek ister misiniz?

Al-Namrood: Türkiye’deki bu gruba inanılmaz saygı duyuyoruz. Komşuyuz, ve şeriata bağlı olarak yaşıyor olmak bizim için gerçekten utanç verici. Türkiye ise tamamen özel bir ülke. Metal ülkesi olarak bu kadar etkili bir ülke olmanız bize de komşunuz olarak bir gurur yaşatıyor. Orta Doğu ülkelerinin bir şeyler görüp öğrenmesi gereken bir ülke Türkiye. Al-Namrood turneye çıktığında elbette Türkiye’de de çalacaktır. Teşekkürler!

Çeviri: Oğul Uzun