Arch Enemy’nin Angela Gossow yerine tercih ettiği Alissa White-Gluz hayranların beğendiği ve çabuk alıştığı bir vokalist oldu. Alissa’nın beklenmedik bir şekilde kendi grubu The Agonist’ten kovulması dengeleri değiştirmişti. O zaman aralığında yaşananlar The Jasta Show’da ortaya çıktı. Yaşananları Alissa’dan dinliyoruz:

“2013 yılındaydık. Arch Enemy’dan Angela ve Michael gruba katılıp katılamayacağımı sordu. Arch Enemy’e katılırsam dahi The Agonist’e devam etmek istediğimi söyledim. “Senin mutlu olmanı istiyoruz, çalışma takvimimizi ona göre düzenleriz” dediler. O zamanlar zaten Kamelot ile turluyordum. Konuk vokalisti değiştirmeleri zor olmaz diye düşündüm. Sadece The Agonist ve Arch Enemy’e odaklanacaktım. The Agonist bebeğim gibiydi. Grubu ben kurdum, ismini buldum, logosunu çizdim. Fotoğraf çekimlerini bile yönetiyordum.

The Agonist’te yaptığımız müziği seviyordum. Gruptaki herkes yetenekliydi. Birlikte iyi bir enerji yakalıyorduk. Onlara toplanmamız gerektiğini söyledim. Arch Enemy ile görüşmeler başladığı zaman Kamelot ile turnedeydim. Toplandığımız zaman “adını şimdi söyleyemeyeceğim bir grupla gizli sözleşme yaptım. Bu grupla çalışmak istiyorum. Kamelot’tan ayrılacağım. Böylece değişen bir şey olmayacak. İki gruba da zaman ayırabileceğim. Bu hepimiz için iyi olacak. Anlaştığım grupla turneye çıkmak istiyorduk” dedim. Nightwish diye tahminde bulundular. Pek mutlu değillerdi. İki grubun konserleri çakışmadan ayarlanacağına dair garanti verdim. Arch Enemy’nin menajeri Angela beni grupta istiyordu. Çok yardımcı oldu.

2013’ün temmuz ve ağustos aylarında The Agoinst ile turnedeydim. Eylülde Kamelot konserleri vardı. Ekimde The Agonist’in Avrupa turnesi oldu. Kasımda yine Kamelot ile turneye çıktım. Aralıkta The Agonist’le yerel konserlere çıktım. Her şey iyi gidiyordu ama aklım Arch Enemy’deydi. Angela mail trafiğimizde grubun iyi olduğunu ve takvimde problem olmadığını söyledi.

Bir gün The Agonist’ten 3 kişi kapıma kadar geldi. Konuşmamız lazımmış. Kendi grubumdan atılacağım hiç aklıma gelmezdi. The Agonist’ten biri “ya Alissa gidecek, ya ben” demiş. Paniklediğimi hatırlıyorum. Aramızda bu sorunu çözebileceğimizi söyledim ama boşunaydı. Onlar gittikten sonra mail hesabıma girmeye çalıştım, olmadı. Facebook, Twitter ve YouTube sayfalarımıza giremiyordum. O sayfaları ben açmıştım! Kamelot ile turnedeyken paylaşımlar yapılsın diye bazılarına giriş vermiştim. Böyle olacağını düşünemezdim.

Gece yarısı olmuştu. Angela ve Michael’ı aradım. Az önce olanları kabullenemiyordum. Century Media aracılığıyla menajere ulaştım. Bu olanları açıklamasını istedim. “Artık grupta değilsin” dedi. “Ne! Ben bırakmadım. Bu benim grubum, asla bırakmam” dedim. “Bana senin çıktığını söylediler” deyip konuşmayı sonlandırdı. Bütün hayatım mahvolmuştu.

Kişisel mailimden Angela’ya gelişmeleri aktardım. The Agonist’in mail kutusunda yıllardır biriktirdiğim network var. Onlara ulaşmam lazımdı. Güvenlik sorusunu yanıtladım, şifre benim mailime geldi. Daha sonra eylül ayındaki bir mail zinciri dikkatimi çekti. Adını bilmediğim biri vokalist olarak gruba alınmış. Demek ki turnedeyken yazdığım şarkıları onlara gösterdiğimde yüzlerindeki ifade gerçek değilmiş. Benim yerime başkasını almışlar bile.

Kesinlikle ego yüzünden atıldığımı düşünüyorum. Eğer bir anlaşmazlık varsa bunu çözmeye uğraşırım. Mümkün olduğu kadar onlara her şeyi anlattım. Gizli sözleşmeden dolayı “Arch Enemy ile anlaştım” diyemezdim. Ama “sevdiğimiz bir İsveçli grup. Kadın vokalistinin yerine geçeceğim” dedim. Arch Enemy’den başka kim olabilirdi? Neden The Agonist’ten ayrıldığımı merak edenler yazıyordu. Kendi isteğimle bırakmadığımı söylüyordum ve kanıt olarak “War Eternal”dan “Avalanche”yi gösteriyordum. Çünkü bu şarkı başımdan geçenleri anlatıyor.”

Alissa’lı Arch Enemy 2014’e damga vuran albümlerden “War Eternal” ile muhteşem konserlere imza atmıştı.