Arch Enemy bu yıl çok çalkantılı bir yıl geçirdi desek kesinlikle onların durumunu özetleyen bir söylemde bulunmuş oluruz. Grubun her ne kadar beyni olmasa da, edindikleri kitleyi gruba çeken en önemli isim olan vokalist Angela Gossow grubun vokalistliğini bıraktığını açıkladı. Bu durum bir çok fan tarafından tepki ve üzüntüyle karşılandı. Yerine ise The Agonist vokalisti Alissa White-Gluz getirildi. Arch Enemy’nin yeni albümünün kayıtları yapılırken, Angela’nın gruptan ayrıldığı haberi fanlara duyuruldu. Fakat Angela grubu tam olarak bırakmadı ve menajer olarak grubun bir takım işlerinde aktif olarak yer almaya devam edeceğini bildirdi. Bu menajerlik işi tam olarak masa başı bir görevden öteye de gitti ve Alissa’nın gruba dahil olması ile birlikte kendisine yardımcı bir role büründü.

Yukarıda anlattığım olaylar hiç kuşkusuz War Eternal albümünü fazlasıyla gölgede bıraktı. Albümün kalitesinden çok Alissa White-Gluz’un performansı merak konusu oldu. Buna ek olarak Angela’sız bir Arch Enemy’nin nasıl olacağına dair düşünceler ağırlık kazanmaya başladı. Grup ise içsel olarak bu durumdan çok da fazla etkilenmediğini dile getirdi. Michael Amott ile gerçekleştirdiğimiz röportajda da kendisi durumu normal karşıladıklarını hatta bunun olacağını zaten tahmin ettiklerini söyledi –buraya tıklayarak röportajı okuyabilirsiniz-. Bu duruma göre bir hazırlık süreci geçirilmiş. Amott ve arkadaşları biraz daha fazla efor sarfetmişler ve War Eternal albümü piyasaya sürüldü.

Arch Enemy - War Eternal

Albümle ilgili söylenecek en net ifade bana göre albümün kesinlikle hala safkan bir Arch Enemy albümü olması. Yani Angela Gossow’un ayrılması müzikal anlamda gruba neredeyse hiçbir şey kaybettirmemiş. Aslına bakarsanız eğer büyük bir Angela Gossow fanboyu değilseniz, yeni vokal tarzını sevip gruba daha da bağlanma ihtimaliniz bile var. Bir kaç arkadaşımla bu fikir üzerinde konuştuğumuzu ve uzlaştığımızı söyleyebilirim. Metal kulağına güvendiğim bir kaç arkadaşımdan “Alissa daha iyi olmuş” yorumlarını aldım. Buna kesinlikle katılıyorum.

Peki neden Alissa’nın daha iyi olduğunu düşünüyoruz… Michael Amott, Arch Enemy’yi kurarken grubun müziği ile ilgili olarak şunları söylüyor: “1995’te gruba başladığımda, tüm zamanların en sert melodik metal gurubunu kurmak, death metal’in extreme unusurlarını, geleneksel heavy metal’in ağırlığı ve hızının yanı sıra hard rock’ın etkilediği armoni, melodi ve soloları biraraya getirmek gibi bir fikrim vardı”. Yani diyor ki, sert bir vokal istiyordum. Ben Angela’nın bu sertliği tam olarak verebildiğine inanmıyorum. Aslında bu konuyu daha önce hiç düşünmemiştim. Alissa’nın vokali daha sert ve güçlü olduğu için bunun farkına vardım. Alissa tam olarak Amott’un istediği sese sahip. Bu farklılığı şöyle bir örnekleme ile süsleyelim: Death’in son albümünde scream’e kayan bir vokal tercih eden Chuck Schuldiner, önceki albümlerde gümbür gümbür brutal’ın ön planda olduğu bir vokal tipi tercih etmişti. İşte şu an Arch Enemy’de olan şey de tam olarak buna benziyor. Angela brutal ama daha tiz bir ses, Alissa ise brutal, sert ve daha tok bir sese sahip. Bence tam oturmuş.

Arch Enemy - War Eternal

Albümdeki parçalara baktığımız zaman her birinin gayet başarılı parçalar olduğunu görüyoruz. Özellikle single parça şeklinde yayınlanan War Eternal ve No More Regrets muhteşem parçalar. Diğer parçalar da bu kaliteye eşlik eder nitelikte. Daha önce de söylediğim gibi klasik bir Arch Enemy sound’u var karşımızda. Melodiler çok hoş ve akılda kalıcı. Hatta bazı yerlerde doğu ezgilerine kayan melodiler ve sololar duymak beni fazlasıyla keyiflendirdi. Michael Amott güzel bir iş çıkartmış. Albümün açılış parçasının zaten direkt olarak vurucu bir kimlikte olduğunu söylemek mümkün. Yine doğu ezgileri var. You Will Know My Name’in girişi ufaktan senfonik bir girişe sahip. Bayıldım. Çift gitar atışmalı sololar albüme harika bir hava katmış. Albümün gizli hitini ise kafamda direkt olarak Time Is Black olarak yazdım. Sanıyorum ki dinledikçe değeri anlaşılacak bir parça olarak ön plana çıkacaktır. No More Regrets’in ana solosu ve solo sonrasındaki vokal sırasında davulun yaptığı sıra dışı hareketler (tam olarak terimsel olarak nasıl ifade edilir bilemiyorum, parçanın 2:33’ünü ve 2:50’sini dinleyin) beni benden aldı. Harika olmuş.

Tek tek parça analizi yapmak istemedim bu incelemede. Daha çok bir debut albüm gözüyle bakıldığı için grubun son durumu odaklı bir anlatım yapmayı tercih ettim. Kesinlikle geçer not alan bir albüm olmuş. Hatta bana kalırsa en iyi Arch Enemy yapıtlarından bir kaçı bu albümde yer alıyor. Alissa’nın başlangıcı da harika oldu. Umarım bir an önce Angela sevdalıları da ona alışmaya başlarlar.

Türk Gitar Puanı: