– Türk Gitar: Barista’nın ilk albümü çıktı ve olumlu yorumlar aldı, almaya da devam ediyor. Bu gelişmeler tazeyken, bir röportaj yapalım istedik. Teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler.

-Bahadır: Biz de teşekkür ederiz.

– Türk Gitar: Öncelikle, isimden başlayalım. Barista isminin bir hikayesi var mı?

– Bahadır: Kahveye olan ilgimden geliyor.

– Türk Gitar: Yaptığınız müziği nasıl tanımlıyorsunuz? Grubu müzik sektöründe nereye konumlandırıyorsunuz?

– Bahadır: Bir şarkıyı dinlerken içimden geçtiğini ve sonunda bir şeyler bıraktığını hissetmek isterim.  Bizimki, radyoyu açtığımda duymayı özlediğim müzik, elimizden geldiğince tabii. Albüm kitapçığı elinizde. Uygun bir ortamda zaman yaratarak, sözlerini ve hikayelerini takip ederek dinleyeceğiniz müzik. Sektör içinde konum dışıyız açıkçası.

– Türk Gitar: Her şarkıda , şarkının ruhuna uygun farklı bir vokal kullanmanız özel bir seçim mi?

– Bahadır: Kesinlikle. Eğer olağanüstü, muhteşem bir vokalistiniz yoksa (Steve Perry gibi), her şarkıyı aynı sesin söylemesini ben her zaman monoton ve sıkıcı bulmuşumdur. Bizim şarkılarımız gerçek hayat hikayeleri üzerine inşa edildi; her biri için, şarkının tadına uygun ve içindeki duyguyu güçlendirecek vokalistler seçtik.

– Türk Gitar: Bu vokalleri nasıl seçtiniz?

– Bahadır: Bazen cuk oturdu, bazen arayıp durduk. Toplamda 12 vokalist var albümde, ayrıca 18 enstrümentalist görev aldı.

– Türk Gitar: İngilizce ağırlıklı olarak şarkılarınız özel bir seçim mi?

– Bahadır: Sadece o şekilde gelişti. Açıkçası, oturup “Hadi Ingilizce şarkı yapalım” denmedi hiç bir zaman. Yaptığımız müzik türünün doğası gereği sanırım. Tersi, Fransızca uzun hava söylemek gibi olurdu.

– Türk Gitar: Daha çok analog kayıt yapmanızın sebebi nedir? Dijital müzik ve günümüzde müziğin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? İlle de plak mı? Albümü plak olarak basmak gibi bir isteğiniz var mı?

– Bahadır: Ticari amaçları olan müzisyenler için analog miks ve master çok tercih edilmez çünkü maliyeti artırır. Her şeyden önce, gerekli ekipman her yerde yok ve emek yoğun bir işlem. Örneğin, küçük bir değişiklik yapmak istediğinizde bile bütün projeyi geri çağırmanız gerekiyor, sadece bu işlem 2 saate yakın sürüyor. Ben, çıkan tonları daha gerçek bulduğum için analog kullanmayı tercih ettim. Dijital ortam müzisyen ile dinleyiciyi birbirine daha yaklaştırdı. Öte yandan, şakıları da birbirine cok yaklaştırdı. Müzik de artık bir hızlı tüketim kalemi haline geldi. İnsanların içerikle ilgileri yok. Radyo açıkken çoğu kez şarkıların değiştiğini fark etmiyorum; hemen hepsi, bilgisayarda üretilmiş, sentetik. Kuşaklar değistikçe, “Nerede bizim zamanımızdaki şarkılar” diyen öncekiler her zaman olacak. Ama benim endişem muziğin içsel doyum ve dönüşüm gücünün yok olmaya yüz tutması.

– Türk Gitar: Albüm kapağının tasarımı da çok özel, hikayesi nedir?

– Bahadır: Önüme konulan hiç bir seyi beğenmeyince, iş başa düştü. İyi de oldu, çok zevk aldım. Kapak, içindekileri anlatıyor, hem fiziksel hem de duygusal olarak. Bundan ötesini dinleyicilere bırakıyorum.

– Türk Gitar: Klip şarkımız belirlendi mi?

– Bahadır: “Never Too Late” için çekildi, montaj safhasında. Eylül sonuna doğru bir klip daha çekmek istiyoruz. Hangi şarkı için olacağına karar verilmedi henüz. Seçenek çok 🙂

– Türk Gitar:  Dinlediğiniz, ilham aldığınız müzisyenler neler?

– Bahadır: Gençliğimiz isimleri. The Alan Parsons Project, Journey, Toto, Peter Gabriel, Jackson Browne, Fikret Kızılok.

– Türk Gitar: Sizi sosyal medyadan nasıl ve nerelerden takip edebiliriz?

–  Bahadır: Facebook’ta, Tumblr’da ve SoundCloud’dayız. Websitesi de her zaman iyi bir mecra!

– Türk Gitar: Konser ve lansman planınız var mı?

-Bahadır: Konser için en erken yıl sonu olur sanırım. Tabii bu noktada, tanıtıma nasıl bir cevap alacağımız belirleyici olacak.

– Türk Gitar: Bu konuşma sayesinde Baris’taya daha yakından bakmış olduk. Çalışmalarınızda ve konserlerde başarılar diliyoruz.

– Bahadır: Teşekkürler, görüşmek üzere.