Metallica’nın solo gitaristi Kirk Hammett, 1983 yılında Dave Mustaine’in yerine kadroya dahil olmuştu ve o zamandan bu yana kadroda devamlı yer alarak, grubun demirbaş üyelerinden biri oldu. Gerçekten çok kaliteli sololara ve bestelere imza atarak, metal dünyasının ikon gitaristlerinden biri haline geldi.

Peki onu bu noktaya taşıyan grup olan Metallica’ya nasıl dahil oldu? Matt Pinfield tarafından yapılan röportajda konuşan Kirk, Metallica’ya dahil olma hikayesini anlattı. Bizzat kendi anlatımı ile ve en detaylı haliyle Kirk Hammett’ın Metallica’ya dahil olma hikayesi şu şekilde:

Metallica için yeni bir albüm kaydetmek amacıyla California’dan New Jersey’e hareket etme zamanı geldiğinde, herkes biliyordu ki stüdyoya girip gerçek bir albüm yapacak ilk grup olacaklardı. Herkesin onlarla vedalaşması için bir parti düzenlendi ve her şey oldu bitti, gittiler. (Exodus ve Metallica’nın başı çektiği Bay Area thrashcilerinden bahsediyor, ve bu thrash grupları arasından gerçek bir albüm yapmaya giden ilk grup Metallica’ymış)

Yaklaşık 4 veya 5 gün sonra, Metallica’nın ses teknisyeni Mark Whiteaker’dan bir telefon geldi, o aynı zamanda Exodus’un da menajeriydi.

Bana şöyle dedi: “Kirk, bu herifler Dave ile iyi zaman geçirmiyor, kişisel olarak problemleri var. Başka bir gitarist arıyorlar. Onlara Exodus’un demosunu çaldım ve dinledikleri şeyi beğendiler. Seni denemekle ilgileniyorlar. Sana “No Life ‘Til Leather’ın demosunu gönderiyorum.”

Ona şöyle cevap verdim, “zaten o demo bende var”. Şarkıları öğrenmemi söyledi, zaten bir kaçını bildiğimi söyledim, “harika öyleyse geri kalanları da öğren” dedi.

5 gün sonra, San Fransisco’dan New York’a uçmak için uçaktaydım, o zamanlar Marshall kafa amfimi ve kabinimi bagajda kontrol etme ihtiyacı hissetmiştim. İlginç zamanlar…

Mark Whiteaker ve Cliff Burton havalimanından beni aldılar. Onlar aldı çünkü James ve Lars uyumakla meşguldüler.

Saat akşam 6.30’da oradaydım ve herifler daha yeni uyanıyordu. O an düşündüm ki, bu herifler rock n roll zamanlamasına şimdiden hazırlar.

Amfimi kurdum ve hala gözlerinden uyku akıyordu, “bildiğin şarkılar neler” diye sordular, “sanırım hepsini biliyorum” dedim.

İlk çaldığımız şarkı Seek And Destroy’du. Şarkıyı çalmaya başlamıştık ve benim için gerekten kafa karıştırıcıydı çünkü James ve Lars birbirlerine bakarak gülüyorlardı. Neden güldüklerini bir türlü çözemedim. Şarkıyı yanlış mı çalıyorum yoksa başka bir şey mi var?

Şarkıdan sonra bana şöyle der gibi bakıyorlardı, “tamam, başka neler biliyorsun?”. Sonuç olarak tüm şarkıların üzerinden geçtik ve “tamam, bir kaç prova daha yapacağız, Cuma günü konser var, bunu yapabileceğini düşünüyor musun?” dediler. Ben de şöyle dedim, “Evet, sanırım bunu yapabilirim”. Ve işte tüm olay bu.”

Gerçekten çok keyifli bir hikaye. Normalde bu kadar uzun röportaj çevirileri yapmıyorum ama bunu özel olarak çevirmek istedim. Metallica severlerin hoşuna gideceğini düşünüyorum.