– Türk Gitar: Hoşgeldiniz, röportaj isteğimizi geri çevirmediğiniz için çok teşekkür ederiz.
– Çağatay Kehribar:  Ben teşekkür ederim.

– Türk Gitar: Her zaman olduğu gibi gitar ile giriş yapalım. Gitara başlama öykünüzü sizden alabilir miyiz?
– Çağatay Kehribar: Gitar hayatıma 1993 yılında üniversitede okurken girdi. Bir akşam sohbetinde gitar çalan bir arkadaşımın; “sen gitar çalsana” demesiyle başlamış  bir serüvendir.

– Türk Gitar: Gitara ilk başladığınız dönemlerde nasıl bir eğitim sürecinden geçtiniz, nasıl öğrendiniz?
– Çağatay Kehribar: Gitara başladığım yıllarda pek fazla kaynak yoktu. Akorları bir kitaptan, çalmayı da çalan arkadaşlarımdan seyrederek öğrendim. Daha sonra beğendiğim ve ilgimi çeken şarkıları dinleyip çalmaya çalışarak ilerledim.

– Türk Gitar: Flört grubu ile devam edelim. Gruba nası dahil oldunuz?  
– Çağatay Kehribar: 2000 yılının sonuna doğu Ozan Kotra’nın “bizimle müzik yapmaya ne dersin?” sorusuna olumlu cevap vermemle başladı. “Kim Bunlar” hadisesi bitmiş, Barış gruptan ayrılmıştı. Benim gruba girmemle Flört oluşmuş oldu.

– Türk Gitar: Sanıyorum ki gitara başladıktan 6-7 sene sonra Flört grubu ile çalmaya başladınız. Flört direkt olarak sizin tarzınıza ve isteklerine hitap eden bir grup muydu, yoksa siz kendinizi o tarza mı adapte ettiniz?
– Çağatay Kehribar: Olmuş bitmiş bir gruba dahil olmadım. Dediğim gibi benim dahil olmamla oluşan bir yapıydı Flört, herkesin tarzı ve yetenekleri doğrultusunda gelişip olgunlaştığımız için böyle bir adaptasyon durumu olmadı desem yalan olmaz.

-Türk Gitar: Flört genel olarak yaptığı müzik ile çok eğenceli bir grup. Ayrıca yaptığınız slow parçalarla da gayet duygusal bir çehreye bürünebiliyorsunuz. Bu iki ruh halini birden gayet güzel bir biçimde yansıtmayı nasıl başarıyorsunuz?
– Çağatay Kehribar: Bu durum tamamen doğal bir süreç. İşin sonunda olay tamamen beğenilerimize  göre sonuçlanıyor. Demek ki zevkli adamlarız. 🙂

– Türk Gitar: Hangi gitarist ve müzisyenlerden etkilendiniz? Bu etkilenmeler şu an yapmakta olduğunuz müziğe ne tür etkiler yapıyor?
– Çağatay Kehribar: Beni ilk etkileyen Jimi Hendrix olmuştur. Daha sonra Satriani, Vai, David Gilmour ve tabii ki George Harrison. Bu insanların müziğiyle gelişince doğal olarak yaptığınız müziğede yansıyorlar elbette.

– Türk Gitar: Özellikle 80’lerin öncesinde Türkiye’de yapılan müziğe büyük bir hayranlık ve özlemle baktığınızı biliyorum. Sizin müziğinizde de o esintiler fazlasıyla var. Şu an Türkiye’de rağbet gören müziğin ilerleyen dönemde 80’lerin öncesindeki kaliteye gelebileceğine inanıyor musunuz?
– Çağatay Kehribar: Biz bunun için elimizden geleni yapıoruz. Ortaya kendimizce iyi örnekler koymaya çalışıyoruz. Bence bu durumu geliştirecek ve tercih edecek olan dinleyicidir.

– Türk Gitar: Flört grubunda yer yer vokal yaptığınız zamanlar oluyor. Sizin vokal yaptığınız bir solo albüm projesi düşünüyor musunuz?
– Çağatay Kehribar: Grupta hepimiz şarkı söylüyoruz. Demli albümünde sadece geri vokal yaptım. Anadolu Beat’te ise söylediğim şarkılar var. Yeni albümde de en az 3 şarkı söylüyorum. Solo albüm her zaman olabilecek bir şey.

– Türk Gitar:  Bir çok gitarist adayı genç bu konuyu fazlasıyla merak ediyor. Tab ile gitar öğrenmenin ne derece sağlıklı olduğunu düşünüyorsunuz?
– Çağatay Kehribar: Gitar öğrenmenin tek bir yolu yok. Bu da o yollardan bir tanesi. En kolay ne şekilde şarkıyı çalmayı başarabiliyorsan, o şekil en doğrusu olur. Ama şöyle bir gerçek var; duyarak çalabilme seviyesine gelmek en güzeli.

– Türk Gitar: Sitemizin önemli bir kısmı gitar ve ekipman konusuyla alakalı o yüzden biraz da ekipman konusuna değinmek istiyorum. Modifikasyonlu bir Telecaster’ınız var gördüğüm kadarıyla, ayrıca setup’ınıza da göz atma fırsatım olmuştu. Neler kullanıyorsunuz? Sahne ve kayıt ekipmanlarınıda farklılıklar oluyor mu?
– Çağatay Kehribar: Ekipman tamamen anolog unsurlardan oluşuyor (delay dahil 🙂 ). Biliyorsunuz ses elektrik sinyallerinden oluşuyor. Benim manyetiklerimden çıkan elektrik sinyallerinin sayılara dönüşmesi hoşuma gitmiyor. Beğenmiyorum. Digital’e çevrilmiş sinyali hormonlu domatese benzetiyorum. Ses var ama lezzet yok. Sahnede distorsion, comp, delay, phaser ve wah kullanıyorum. Kayıtlarda çok değişiklik olmuyor. Değişen unsur genelde amfi oluyor. Lamba sesinin hastasıyım. Amfide full lamba tercihimdir.

– Türk Gitar: Grubun son dönemdeki kayıt sürecinde ses mühendisi olarak yer alıorsunuz. Kendinizi bu alanda nasıl geliştirdiniz?
– Çağatay Kehribar: Kendimi bildim bileli elektronikle ve devamlı da bilgisayarlarla uğraşmaktayım. Dijital dünyayı çok iyi bilirim. Yıllarım geçti. 🙂 Profesyonel müzik hayatıma geçmemle bu iki unsur doğal olarak birleşti. Şimdi tamamen analog unsurlardan oluşan bir stüdyomuz var (teyp, masa, outboard). 1997 yılından beri kayıt ve mix üzerine çalışmalarım oldu ve olmaya devam ediyor. Durum böyle olunca ister istemez gelişiyorsun. 🙂

– Türk Gitar: Gitar ve müziği bir kenara koyacak olursak, hobileriniz neler?
– Çağatay Kehribar: Hayatımda Flört büyük bir yer kaplıyor. Hatta hobi olarak ilgilendiğimiz unsurlar bile Flört dünyasına katkı sağlayan şeyler oldu. Yine de arta kalan zamanda çocuklarımla ilgilenmek, film seyretmek ve doğada gezmek beni çok mutlu ediyor.

– Türk Gitar: Son olarak, sitemiz amatör gitaristleri eğitmek ve bilgilendirmek amaçlı bir site olduğu için onlara söylemek istediğiniz bir şey var mı? Neler tavsiye edersiniz?
– Çağatay Kehribar: Söylenecek tek gerçek şey ne kadar çok pratik, o kadar çok hakimiyet. Çalışmak ama bilinçli çalışmak… Bilinçli çalışmak zaman kazandırır.

– Türk Gitar: Bizi kırmayıp sorularımıza verdiğiniz içten cevaplar için çok teşekkür ederiz.
– Çağatay Kehribar:  Ben teşekkür ederim.