– Türk Gitar: Öncelikle hoşgeldiniz, röportaj isteğimizi geri çevirmediğiniz için çok teşekkür ederiz.
– Eren Başbuğ: Memnuniyetle, asıl ben teşekkür ederim röpörtaj için.

– Türk Gitar: Ülkemizde yeni yeni adınız duyulmaya başlandı. Bu yüzden ilk olarak sizi daha detaylı bir biçimde tanıyarak başlayalım, kimdir Eren Başbuğ?
– Eren Başbuğ: Ben klasik müzik eğitimiyle büyümüş bir piyanist, klavyeci, aranjör ve şef olarak kendimi tanıtabilirim. 21 yaşındayım, ilkokuldan üniversite 2.sınıfa kadar Bilkent Üniversitesi’nde müzik bölümünde okudum, şimdi Berklee’de Film Müziği ve Elektronik Prodüksiyon & Tasarım bölümlerinde okuyorum. Son iki-üç yıldır Dream Theater ve Jordan Rudess ile olan çalışmalarım ile tanınma fırsatı buldum.

– Türk Gitar: Dream Theater’ın son albümünde isminizi görmek bizim için büyük gurur kaynağı. Albümdeki rolünüz ve göreviniz tam olarak neydi?
– Eren Başbuğ: Albümün açılış ve kapanış parçalarında, False Awakening Suite ve Illumination Theory’deki orkestra düzenlemelerini yaptım ve stüdyo kayıtlarını Dream Theater ile birlikte gerçekleştirdim.

– Türk Gitar: Dream Theater ile çalışma fırsatını nasıl yakaladınız? Ve tabii ki Jordan Rudess ile olan çalışmalarınızın başlangıç noktasını da sizden dinlemek isteriz.
– Eren Başbuğ: Dream Theater ile çalışmaya başlamam Jordan sayesinde oldu, o yüzden onunla başlayayım. Bilkent’teyken Dream Theater’ın Six Degrees of Inner Turbulence parçasını orkestraya uyarlayıp, konserini arkadaşlarımla birlikte gerçekleştirmiştim ve kaydını YouTube’a koymuştum. Bir çok kişi tarafından izlenip beğenildi ve bir gün Jordan kendisi izleyip çok beğendiğine dair bir yorum yazdı ve daha sonra bana e-posta ile ulaştı. Dream Theater’a ilk çalışmam yine Jordan’ın tavsiyesi üzerine Live at Luna Park için dört yaylı kuartet yazmak oldu ve o şekilde devam etti.

– Türk Gitar: Türkiye’de neredeyse hiç kimsenin tahmin ve hayal edemeyeceği bir başarı ve konumda olduğunuzu düşünüyorum. Siz kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz, bu kadar büyük işlere adım atabileceğinizi öngörüyor muydunuz?
– Eren Başbuğ: Öngörmek değil de hayal ediyordum ve hedefliyordum diyebilirim. Six Degrees of Inner Turbulence’ı ilk orkestraya uyarlamaya başladığım gün kendi kendime bir gün onlarla da umarım bu süreçten geçerim diye düşünüyordum, tam dört yıl sonra gerçek oldu.

– Türk Gitar: Siz de bir klavyecisiniz. Jordan Rudess ile aranızda bir usta-çırak ilişkisi var mı?
– Eren Başbuğ: Kesinlikle. Sahnede klavyeci olarak bulunmayı çok seviyorum ve repertuarımın çoğunluğu onun müziklerinden oluşuyor. Kendisi her konuda yardımcı ve yol gösterici oluyor.

– Türk Gitar: Gelecek ile ilgili planlarınız ve hedefleriniz neler? Klavyeci olarak yer alacağınız Dream Theater tarzı bir grup kurup, kendi müziğinizi yapmayı düşünüyor musunuz?
– Eren Başbuğ: Gelecek ile ilgili ilk hedefim Berklee’yi en kısa sürede tamamlamak, şu an görünen bu eylül başı bitirmiş olacağım. Birlikte çaldığım bir grup var ama henüz sadece coverlar çalıyoruz. Okulu bitirip kendime daha çok zaman ayırabildiğimde kendim bir şeyler yazıp kaydetmeyi ve sahnelemeyi istiyorum.

– Türk Gitar: Şu an hem çalışmalarınız hem de okulunuz sebebiyle Amerika’dasınız, ilerleyen dönemlerde Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musunuz?
– Eren Başbuğ: Açıkçası temelli olarak dönmeyi düşünmüyorum. Ama hedeflerimden birisi Türkiye’de mümkün olduğunca sahne almak, projeler gerçekleştirmek ve dinleyenlere bu müziği ve insanlarını ulaştırabilmek.

– Türk Gitar: Türkiye’de yapılan rock müzik ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Yakından takip ettiğiniz gruplar var mı?
– Eren Başbuğ: Pek bilgim olmasına fırsatım olmuyor ne yazık ki bulunduğum yer itibariyle ama takip ettiğim ve başarılı bulduğum bir grup olarak Nemrud’u söyleyebilirim.

– Türk Gitar: Bizi kırmayıp sorularımıza verdiğiniz içten cevaplar için çok teşekkür ederiz.
-Eren Başbuğ: Ben tekrar teşekkür ederim.