2000`ler öncesi dergiler insanların hayatında önemli bir yere sahipti. O yıllarda internet henüz olgunlaşmadığı için müzik, sanat, spor, ekonomi, tarih gibi çeşitleri olan dergiler, içindeki kaliteli bilgileri, detaylı analizleri okuyucu ile buluşturuyordu. Her birinin hitap ettiği kitle belliydi. Reklam vermek isteyen markalar da kafa karışıklığı yaşamıyordu. Günümüze baktığımızda ise durum tam tersi.

Türk Gitar`ın hedefinde metal ve rock dinleyen insanlar olduğu için konuya müzik penceresinden bakalım. 1980`li ve 1990`lı yıllar Türkiye`de bir sürü müzik dergisi, fanzini çıktı. Bazıları uzun soluklu oldu, bazıları kısa sürdü. Ama hepsi amacını başarıyla gerçekleştirdi. Bilgiye ulaşmanın zor olduğu, özellikle metal ve rock hakkında çok kısıtlı kaynak olduğu o yıllarda bu dergiler ve fanzinler Türkçe içerik hazırlayarak okuyucuları bilgilendirdi. Bu dergileri okuyanlar kendi aralarında topluluklar bile kurdu. Şimdi 2016 yılındayız, bu zamana kadar çok şey değişti.

Çağımızın nimeti internet insanlara bir sürü kolaylık sağladı. Anlık olarak dünyanın her yeriyle iletişim halinde olabiliyoruz. İstediğimiz bilgiye her an, zamandan ve mekandan bağımsız olarak erişebiliyoruz. Bilgiye ücretsiz ve hızlı ulaşma hali müzik dergilerini derinden etkiledi. İncelikle hazırlanan özel dosyalara, röportajlara gerek kalmadı. Bir müzik sitesi çıktı ve “X grupla yaptığımız röportajı okuyun”, “X grubun albüm incelemesi” gibi başlıklar atarak insanların aklını çeldi. Dergi okuma alışkanlığı olanlar bile takip ettikleri dergileri almaz oldu. Okuyucu tarafından bakarsak şikayet edilecek bir şey yok. Bilgiye hızlı ve ücretsiz ulaşmak güzel. Ben cep telefonumu çıkardığım anda benzer kalitede içeriğe ulaşabiliyorsam neden satın alayım ki? (Uçmak, 2013)

İnternetin muazzam yükselişi dergiciliği birden old fashion konumuna düşürdü. Özellikle müzik açısından bakarsak bir grubun albüm haberini, kadro değişikliğini, anlık durumlarını dakikasında öğrenebiliyoruz. Basılı derginin görevini web siteleri aldı diyebiliriz. Hayatta kalmak isteyen dergiler bu durum karşısında bir şey yapmalı. Örneğin Metal Hammer bu süreci akılcı bir stratejiyle atlattı. Metal Hammer`ın hem dijital kimliği, hem de basılı dergi kimliği var. Dergi çalışanları hem okuru gerçek zamanlı olarak bilgilendiriyor, hem de basılı içerik üretiyor. Metal Hammer`ın dijital kimliği dergi satışlarını doğrudan etkiledi. Metal Hammer`ı internetten takip edenler bu emeği karşılıksız bırakmamak için abonelik aldı ve almaya devam ediyor. Ayrıca dergi ile gelen CD, çizgi roman, indirim kuponu gibi ekler de insanları tatmin etmekte. Şu an en çok satan metal dergisi konumundalar.

Dolayısıyla dergicilikte hayatta kalmak için interneti mutlaka kullanmak lazım. Derginin kendine ait web sitesinde dijital içerik üretip hedeflenen kitleyle konuşmak derginin bilinirlik oranını artıracaktır. Yazılan yorumlara cevap vermek, dergi içeriklerine yapılan eleştirileri değerlendirmek okurla aradaki bağları güçlendirecektir. Bu adımlar tamamlandıktan sonra, dergi ile internet içeriklerini de ayırmak lazım. Sitedeki içeriklere mobil olarak erişim olacağı için daha kısa ve öz anlatım yapmak gerek. Dergide ise aynı konu daha detaylı bir şekilde işlenebilir. Ayrıca sadece o dergide bulunabilecek bir yazı yazmak insanları merak ettirecektir. İkinci bir yöntem ise basılı derginin aynısını dijitalde satmak. Bence tabletten dergi okumanın da verdiği bir haz var. Daha ucuz bir fiyatla daha çok kişiye ulaşmak ellerinin altında.

Sonuç olarak, eski kafayla çalışan müzik dergileri çağa ayak uydurmazsa yok olup gidecek. Dergiye dijital yatırım yapmaktan başka çareleri yok. Müzik hızlı akan bir serüven. Bu serüvene ortak olmak için gerçek zamanlı iletişim yapmak şart. Yapılacak iletişimler ileride başka kapıların açılmasını da sağlayacaktır.