Son yıllarda birçok geri dönüş albümüne şahitlik ediyoruz. Kendimizi bildiğimizden beri dinlediğimiz efsaneleri bir bir yeniden karşımızda görme imkanına erişebildiğimiz bu zamanlarda bir efsaneyi daha yenilenmiş haliyle görüyoruz.

1997’deki Album Of The Year’dan sonra piyasadan çekilmiş, daha sonra 2009 yılında bir turne ile geri dönmüş olan Faith No More, aslında bu geri dönüş konserleriyle yeni bir çalışmanın sinyallerini vermişti. Şimdiye kadar tekrar bir araya gelip konser veren ve ardından yeni bir albümle karşımıza çıkan birçok grup gibi bizi yanıltmadılar. 

Albümün açıklanmasının ardından hayranlar arasında büyük bir heyecan uyanmasının yanı sıra birçok kuşku da oluşmuştu. Acaba eskisi gibi olacak mıydı? Acaba King for a Day… Fool for a Lifetime etkisi verebilecek miydi?

Single olarak yayınlanan Motherfucker ile farklı bir işin yapıldığını anlamıştık fakat albümün geri kalanı hakkında en ufak bir ipucu bile bulamamıştık. İkinci single Superhero ile bu ipuçlarından birini yakalamayı başarmış ve albüme dair umutlarımızı yeşertmiştik. 

Tarihler 19 Mayıs 2015’i gösterdiğinde Sol Invictus resmi olarak yayınlandı. 10 parçalık ve 39 dakikalık bir albümle karşılaşmış olmak şaşırtıcıydı. 18 yıl sonra geri dönüş yapıp bu kadar kısa süreli bir albümle hasret gidermek yetersizdi. Süre olarak yetersiz olsa da müzikal olarak doyuruculuğunu birkaç sefer dinledikten sonra daha iyi anlayacaktık.

Baştan sona ilk defa dinlediğimiz zaman neler olduğunu anlamakta zorluk çektiğimiz bir albüm oldu Sol Invictus. İçini açıp kendini sevdirmesi ise birkaç hatimden sonra mümkün oluyor. Ritmik olarak akılda kalıcı, şarkı sıralaması olarak şerbeti iyi ayarlanmış, vokal olarak ise yeteri kadar tatmin edici…

King for a Day… Fool for a Lifetime ile kıyaslamaya kalktığımız zaman ise yanına yanaşamadığını anladık. 20 sene önceki tadı bugün almayı beklemek sadece müzik dünyasında değil, hangi alanda olursa olsun yanlış bir düşünce. Fatih No More yeni albümüyle hala daha bir şeyler yapabileceklerinin kanıtını sunmuş, bunun yanında da yapabileceklerinin en iyisinden geçtiklerini de belirtmiş adeta. Eğer 20 sene öncesiyle kıyaslamazsak, Sol Invictus bu dönem içerisinde yapılabilecek en iyi Faith No More albümü diyebiliriz. Grubun sıkı fanları için belki bir hayal kırıklığı olmuş olabilir ama hem grup üyelerinin, hem dünyanın hem de müziğin değişimini göz önünde bulundurursak elimizdeki materyal ile doyabiliriz.

Albüm, kendisiyle aynı ismi paylaşan parça ile başlıyor. İki buçuk dakikalık sakin bir girizgah ile yıllar sonra dinleyicisini selamlıyor grup. Hemen peşinden ikinci single Superhero ile tansiyonu yükseltiyorlar ve laflarını esirgemiyorlar. Şarkı sözü olarak albümün en iyilerinden. Separation Anxiety’deki bass gitarların dikkati çektiğini görüyor ve bass gitara doyuyoruz. Albümdeki hareket bir azalıp bir artarken, şarkılardaki sindirim sürekli olarak artıyor. Rise of the Fall’a geldiğimizde ise Mike Patton vokallerini ön planda görüyoruz. Birçok dinleyicinin söylediği gibi bu parça Patton’ın eski grubu Mr. Bungle’ı hatırlatıyor. Black Friday ise akustik gitarları, alkış ritimleri ile oldukça keyifli bir 3 dakika yaşatıyor. Hemen ardından ilk single Motherfucker’ın gelmesi ortamın havasını geriyor.

Albümün en uzun şarkısı 6:08’lik süresiyle Matador. Piyano ve bass gitar ağırlıklı olan parçanın sözleri ise ayrı bir yeri hak ediyor. “We will rise from the killing floor like a matador” diyerek sanki geri dönüşe bir atıf yapıyor. Faith No More’un kariyeri boyunca yazdığı en iyi parçalardan biri olabilecek bir parça. Son parça From the Dead ile tam bir film sonu müziği havasında veda ediyorlar. Yine sözlerine dikkat çekmekte fayda var.

Sol Invictus eski Faith No More’dan biraz uzak kalsa da baştan sona defalarca dinlesek de sıkılmayacağımız bir hikayeyi anlatıyor. Bir sonraki albüm olur mu bilinmez ama olursa eğer Sol Invictus’un birkaç basamak üstünde fakat King for a Day… Fool for a Lifetime’ın tahtını sarsamayacak bir albümle karşılaşırsak şaşırmamak gerek.

Bir defa da biz Faith No More’a hoş geldin diyoruz.

Türk Gitar Puanı: