Vader, Behemoth ve Decapitated… Ekstrem metal`i hala layıkıyla temsil etmekte olan ve köklü bir geçmişe dayanıyor olmalarından dolayı isimlerini telaffuz ederken adeta saygı duruşuna geçme gereksinimi duyduğum bu güzide metal müzik grupları, Polonya müzik tarihinin belirli bir yön kazanmasında hiç kuşkusuz çok önemli bir rehberlik rolü oynadılar. Günümüz progresif rock`ının en saygıdeğer müzik toplulukları arasında gösterilen Riverside`ın da anavatanı olan Polonya, bu anlamda bir yandan 90`lı yıllardaki ihtişamlı dönemine karşı bir parça hasret duyarken, diğer yandan da müziğin çeşitli dallarında yer alan mütevazı gruplarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Feather Child, 2012 yılında ve Polonya`da kurulmuş olan bir enstrümantal, post-rock ve post-metal grubu. “Uzay”, “melodi” ve “güzellik” kavramları, grup üyelerine göre Feather Child`ın müziğinin anahtar kelimeleri. Albümdeki şarkıların uzay teması ile ilgisi olan isimleri ve birbirinden ilginç ve etkileyici fikirlerin bir araya gelmesi sonucu şekillenmiş olan yaratıcı besteler ile süslü içerikleri de, grup üyelerin bu ortak düşüncesini doğrular nitelikte. Kısacası Feather Child, ne yapmak istediklerinin farkında olan ve buna göre hareket eden bilinçli müzisyenlerin, güvenilir müzik projesi.

Feather Child`ın ilk stüdyo albümü olmakla birlikte Temmuz ayında piyasaya sürülmüş olan “Inner Self Absence”, fikrimce görsellik açısından başarılı fakat teknik açıdan eksikleri olan bir albüm kapağına sahip. Çünkü seçilen renk paleti ne kadar usta işi ise, grubun logosu ve yazı fontları da bir o kadar amatörce durmuş. Umarım bir sonraki albümleri öncesi bu konuda daha hassas düşünüp, öyle hareket ederler. Kendi duruşunu henüz ilk albümünde yansıtabilecek kadar kararlı bir müzik grubu Feather Child. İlerleyen zamanlarda atılacak adımlar, tecrübe faktörünün de etkisiyle çok daha olumlu olacaktır. 

8 şarkıdan oluşup, süresi 40 dakika olan “Inner Self Absence”, sevmek için çok defa çaba gösterdiğim fakat özellikle gereksiz uzunlukları sebebiyle istediğim yakınlığı bir türlü kuramadığım kimi post-rock albümlerine adeta anlamlı bir mesaj yollamış. Albümdeki “hiçbir” şarkı, ne hissettirdiği duyguları yarım bırakacak kadar kısa, ne de bu duyguların yoğunluğuna zarar verecek kadar uzun. Daha da önemlisi, albümdeki “her bir parça” kendi başına o kadar güçlü bir karakter zenginliği barındırıyor ki,  favori bir şarkı belirlemek bir hayli zor. Aynı şarkıyı defalarca dinletecek güzellik ve özgünlükteki melodilerin rastgele saçılmamış olduğunu, belirli bir ahenk içinde bestelere yerleştirilmiş olduğunu albümün her saniyesinde hissedebiliyorsunuz.

“Feather Child – Inner Self Absence”, bir enstrümantal metal albümü olmasının dışında herhangi bir eleştirilecek yönünün olmadığına inandığım, ortalama bir post-rock albümüne kıyasla çok daha derin müzisyenlik becerileri içeren ancak bunu yaparken de duygusallığından taviz vermeyen, mütevazı bir Polonyalı grubun, iyi bir başlangıç albümü. Yaşamın, yaşadığımızı unutturan yorgunluğunda derin bir nefes alabilmek için Feather Child’a ufak bir şansı çok görmeyin derim.

Türk Gitar Puanı: