Son zamanlarda Maiden`lardan, Sabbath`lardan, Priest`lerden, Metallica`lardan sonra heavy metal`in geleceğinin kime emanet olacağı sorusu sıkça soruluyor. Ben bu konuda umutlu kesimdenim. YouTube aleminde gençlerin, hatta küçücük çocukların bu eski grupların şarkılarını söyledikleri, cover’ladıkları performansları görünce bu çocuklardan illaki bu ruhu devam ettirecek müzisyenler çıkacağını düşünüyorum. İşte tam da bu nedenle Thomas Zwijsen’i ilk gördüğümde takibe almıştım. Sanırım ondan dinlediğim ilk Maiden cover’ı ‘Alexander the Great’ idi. Sadece bu şarkı seçimi bile Thomas’ın müzik zevkini ortaya koymakla yeterli görülebilecekken bir de şarkıyı kendine özgü ufak dokunuşlarla akustiğe uyarladığını fark etmiştim. Daha sonra Thomas, Maiden’ın hem klasikleşmiş hem de kıyıda kenarda kalmış şarkılarına harika enstrümantal cover’lar yaptı. Zaten elektro gitarla çalınan bir şarkının yine altı telli bir gitarla çalınışı bazılarına yeterince ilginç görünmeyebilir. Fakat özellikle klasik gitarda, yani proje ismi olan Nylon Maiden’da dendiği gibi naylon tellerle heavy metal şarkıları çalmak oldukça yorucu ve teknik anlamda zordur. Favori Maiden şarkılarımı bir bir uyarlayan, yeni albüm çıktığında çok hızlı bir sürede ‘Speed of Light’, ‘Tears of a Clown’ ve ‘If Eternity Should Fail’e cover’lar kaydeden Thomas sadece Maiden repertuarından ibaret olmadığını, daha sonrasında kaydettiği Helloween, Europe, Deep Purple coverlarıyla da ispatladı. Dahası bir dönem Blaze Bayley’in gitaristi oldu, birlikte akustik bir EP ve Blaze’in sondan önceki stüdyo albümü “King of Metal”i kaydettiler.

Uzun zamandır Thomas Zwijsen’i dinlemek istiyordum. Nisan ayındaki konser iptal olunca üzülmüştüm, Ekim’deki Dorock XL konserini elbette kaçırmadım. Konserden sonra Beylikdüzü’ndeki ikinci İstanbul konserine gitmek istediysem de yol gözümde büyüdü ve tek konserle yetindim. Konser konuk sanatçı Ali Deniz Kardelen ile başladı. Kardelen’in performansı etkileyiciydi. Arp gitarla Orhan Gencebay – ‘Batsın Bu Dünya’ coverladı. Akustik gitarla MFÖ – ‘Ele Güne Karşı’yı yorumladı. Bu sırada seyirciden biri spontane sahneye çıkıp şarkıyı söylemeye başladı. Ben açıkçası Kardelen’in performansının kendine ait parçalardan ibaret olmasını dilerdim. Ya da daha eksantrik cover seçimleri yapabilirdi.

Dorock XL’de en başta yeterince seyirci görmemek beni üzdü. Sadece Iron Maiden şarkılarının çalınacak olması bile Maiden hayranları için bir albeni yaratmalıydı. Ki buna ek olarak Avrupa’da isim yapmış iki genç virtüözü izlemek de gitaristlerin ve gitarist adaylarının ilgisine mazhar olmalıydı diye düşünüyorum. Yine de az ve öz seyirciyle harika bir dinletiye şahit olduk. Thomas Zwijsen konsere Deep Purple’dan ‘Highway Star’ ile giriş yaptı. Polonya setlistinde böyle olduğu için ikinci şarkının ‘If Eternity Should Fail’ olacağını düşünmüştüm ama Thomas ‘Fear of the Dark’a geçiş yaptı. (Bunun sebebini kısa sohbetimizde ‘If Eternity’nin az tanındığıyla açıkladı.) Sonra ‘Afraid to Shoot Strangers’ geldi. Ben Woods’un katılımıyla birlikte konserin havası değişti. İki gitarla çalınan ilk parça Helloween’den ‘I Want Out’ oldu, gerçekten insanın yüzüne gülümseme konduran harika bir uyarlama bu. Eğer dinlemediyseniz mutlaka YouTube’daki klibine göz atın. Ben Woods’un kendine ait şarkıları araya serpiştirildiği bu bölümde Bruce Dickinson’ın “Somewhere in Time” döneminde ilk taslak halini yazdığı, o dönemde Steve’in albüme almayışından dolayı Steve ile Bruce’un arasını açan ama yıllar sonra “Balls to Picasso” albümünde dinlediğimiz ve Bruce’un solo kariyerinin en büyük hiti olan ‘Tears of the Dragon’u dinledik (Cümle çok uzun oldu, farkındayım:) ). Seyircinin eşlik etmesiyle nefis bir ambiyans oluştu Dorock XL’da. En çok eşlik alan parçalardan birinin Maiden’ın tarih boyunca bir kere bile canlı çalmadığı ‘Flash of the Blade’ olması sevindiriciydi. Diğer yandan Metallica’nın en bakkal parçası ve zaten hali hazırda akustik denebilecek bir şarkı olan ‘Nothing Else Matters’ın cover’lanmasını biraz gereksiz buldum. ‘Rainbow in the Dark’ gecenin en güzel anlarına sahne olurken Ben Woods’un tek başına çaldığı Megadeth – ‘Holy Wars’ “Adam bunu nasıl akustiğe uyarlamış be!” diyerek en çok ağzımızı açık bırakan cover oldu. Priest’in Hellion ve Electric Eye cover’ı ve finaldeki Europe ‘Final Countdown’ da gecenin diğer güzellikleri arasındaydı.

Konser boyunca, şunu düşündüm: Heavy Metal kavramını “çığlık atan gitarlar”dan patlamak üzere olan hoparlörlerden koparmak elbette güç. Distortion, elektrik, volüm düğmesinin 11’e dayanması, yüksek oktavlarda bağıran adamlar… Tabii ki heavy metal’in görkemini ve gücünü ortaya çıkaran bu özelliklerden vazgeçmek olmaz. Ama bu konser şunu da gösterdi: heavy metal sadece bunlardan ibaret değil. Bir adam çıkıp naylon tellerle, hiç vokale ihtiyaç duymadan da o şarkının orijinalinin bizde uyandırdığı duyguları uyandırabiliyor.

İşte böyle adamlar heavy metal’in geleceği olacak. Konser bitiminde mekana inen Thomas’a da bunu söylüyorum, “Maiden’ın mirasını senin gibi adamlar devam ettirecek”. Teşekkür ediyor. Sonra Steve Harris’in Thomas’ın coverlarını dinleyip dinlemediğini soruyorum ona. Steve’e CD’yi ulaştırdığını anlatıyor. Blaze Bayley’in “King of Metal”ini Steve’in evindeki stüdyoda kaydettiklerini söylüyor. Hatta şöyle olmuş: Blaze’in parası kalmamış. Thomas da “Steve’in stüdyosunda kaydetsek ya, bir sor, belki izin verir” demiş. Blaze kasılmış ama sonra aramış Steve’i. Steve hemen evinin kapılarını açmış, iki hafta (süreden emin değilim) Steve’in İngiltere’deki ev-stüdyosunda kayıt yapmışlar. “Ne kadar cömert bir hareket değil mi?” diyor bana. “Steve baba öyledir” diyorum. Sonra son albümdeki favori şarkılarımı soruyor. İki Maidenhead bir araya gelirse koyu bir sohbet başlar ve epey de uzar. Saat olmuş 02.00. Sarı dolmuşlara daha geç binersem dolmuş dolup da kalkana kadar çok zaman geçer. Ufaktan kaçıyorum, evime geri dönüyorum. Epeydir deliksiz uyuyamayan, gece boyu sık sık uyanan ben deliksiz bir uykuya dalıyorum, kafamda Maiden melodileri dönerek…

Master Guitar`ın İstanbul konserlerinden videoları aşağıdan izleyebilirsiniz. Yaptığımız canlı yayınlar ise Facebook sayfamızda.