Brightonlı metal grubu Architects, 2014`ten beri yükseliş içinde. All Our Gods Have Abandoned Us ile hayran kitlesini genişleten gruptan Sam Carter ve Tom Searle, Metal Hammer`a albümdeki parçaların yapısını, hikayesini anlattı.

Nihilist

Tom: Albümü mümkün olduğunca agresif bir sound ile açmak istedik.
Sam: Evet, sanki suratınıza bir yumruk atılıyormuş hissi veriyor. Bizi eskiden tanıyanları şaşırtacak derecede sert yapısı var. Baştan sona öfkeli sözler yer alıyor.

Deathwish

Tom: Geleneksel Architects parçası.
Sam: İsim insanlığın ne yaptığına işaret ediyor. Sözleri oluşturmak için çok uzağa gitmeye gerek yoktu. Zarar verdiğimiz dünyaya baktık.

Phantom Fear

Sam: Bugüne kadar sahip olduğumuz en büyük riffler burada.
Tom: O kadar çok riff var ki! Kayıt sırasında kendime “riflerin adamı” lakabını taktım. Phantom Fear biraz Deftones ile Meshuggah buluşması gibi.

Downfall

Tom: Bence yazdığım en iyi riff bu olabilir. Hayal gücü yüksek olanların beğenebileceği bir parça oldu.
Sam: Riff, Limp Bizkit`ten Boiler`i andırıyor. Tema olarak, dünyada zor dönemlerden birini yaşıyoruz ve buna dikkat çekmeye çalıştık. İnsanlar gerçekleri umursamıyor. Anormal iklim değişikliklerinden çok Kim Kardashian’ın kimle kahvaltı yaptığına bakıyorlar.

Gone With The Wind

Sam: Stüdyoya giderken beni heyecanlandıran parçaydı. Çünkü üzerinde çok çalışmıştık ve kayıttan sonra nasıl duyacağımızı düşünüyordum.
Tom: Metal grubuyuz ama deneysel yanımız da var. Gerçekten duyulmamış şeyler üzerine kafa yormayı seviyoruz. Bu da onun ürünü oldu.

The Empty Hourglass

Tom: Gone With The Wind’de olduğu gibi farklı bir şeyler ortaya çıkarmak istiyorduk ve The Empty Hourglass`ı kaydettik. Geleneksel sound`umuzdan esintiler de var. Aslında bu parçayı single olarak vermeyi planladık ama tekrar düşününce vazgeçtik. O zamanlar albüm tanıtımı için en iyi halinde değildi.

A Match Made In Heaven:

Sam: Albümden en sevilen parçaların başında geliyor. Dinleyen ve yorum yapanlara teşekkür ediyoruz. Parçanın son kısımlarına bayılıyorum.
Tom: Kayıt sırasında herkes kendinden geçmişti. Bu parçayı Grammy`e giden yol olarak gördük ve öyle kaydettik. 

Gravity

Tom: Hep geri planda kalacak bir parçaymış algısı uyandırdı bende. Her seferinde tekrar dinledim ve nasıl daha iyi olabilir diye düşündüm.
Sam: Gruptan herkesin katkı verdiği bir parça oldu.

All Love Is Lost

Tom: Yine deneysel çalışmalarımızdan biri. Eğer parçayı istediğimiz seviyeye getiremezsek B-Side olarak verelim demiştik. Daha sonra albümde olması gerektiğini karar verdik.
Sam: Bu parçanın karanlık havasını seviyorum. Bize wildcard getiren kayıttır.

From The Wilderness

Sam: Eskiden dünyayı nasıl önemsiyorsak o günleri hatırlatmayı amaçladık. İnsanlar egoyu bırakıp nelerin önemli olduğunu tekrar görmeli.

Momento Mori

Tom: Momento Mori, Architects kariyerinde çok önemli yere sahip. Parçanın teması, uzunluğu veya müzik kısmı bir yana “bunu gerçekten yapabilir miyiz?” diye kendimize sorduk. 8 dakikalık bir kayıtta insanları sıkmadan bir şeyler anlatmak çok zordur. Ayrıca ensdüstriyel metal etkilerini de görebilirsiniz. Bizim için yeni bir deneyim oldu. Nine Inch Nails sound`unda bir şey istemiştik. Başarabilmişizdir umarım.

All Our Gods Have Abandoned Us 27 Mayıs’ta Epitaph etiketiyle piyasaya çıktı. Dijital platformlardan Spotify aracılığıla albümü dinleyebilirsiniz.