– Türk Gitar: Öncelikle hoş geldiniz, yakın dönemin en potansiyelli gitaristlerinden biri olarak sizi röportaj köşemizde ağırlamak mutluluk verici.
– Gökhan Özkaya: Türk Gitar ailesiyle bir araya gelmek benim için de gerçekten heyecan verici .

– Türk Gitar: Öncelikle sizi kısaca tanıyarak başlayalım, kimdir Gökhan Özkaya?
– Gökhan Özkaya: İstanbul’un biraz dışında küçük bir kasabada doğdum. Çocukluk yıllarım zor ve yokluk içinde geçti. İlerleyen yıllarda İstanbul’un biraz daha içine taşındık. Hayat şartları bizim için biraz daha iyi gibiydi. Müzikle ortaokul yıllarında tanıştım. Elektro gitarımı almam lise sonu bulmuştu. Liseden sonra konservatuar okumayı tercih etmedim. Onun yerine İletişim Fakültesine girmeyi tercih ettim ve doğru bir karardı bence. Çünkü orada alınan eğitim farklı, hayatın her alanı hakkında bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Sadece müzik bilmek yeterli değil diye düşünüyorum, bence bir müzisyen adayı her konuda donanımlı olmalı. İnsanları ve toplumu anlayabilmek, farklı bakış açılarına sahip olabilmek ve her konuda söz sahibi olabilmek önemli. Müzik eğitimimi ise daha sonra aldım. Üniversite dönemlerinde çok fazla müzik grubuyla çaldım, kendi oluşturduklarım dışında. Çok değerli müzisyen dostlarla ve müzisyen ağabeylerimle tanıştım. Bu camiada yer edinmemde değişik müzik gruplarıyla çalışmamın büyük rol oynadığını düşünüyorum.

– Türk Gitar: Gitara başlama hikayenizi anlatır mısınız?
– Gökhan Özkaya: Gitara kendi imkanlarımla başladım. Bir klasik gitar vardı evimizde. Her seferinde elime alır çalmaya çalışırdım, çok zor gelirdi bırakırdım. Aradan aylar geçtikten sonra yeniden gitarı elime aldım ve bir şeyler yapabildiğimi gördüm. Birkaç notanın tınlaması olağanüstü gelmişti. Sonra kendim etüdler araştırdım, buldum.Daha sonra elektro gitar almaya karar verdim. Kendi çabalarımla bir şeyler yaptım. Sadece dünya çapında değerli müzisyen, aynı zamanda Yavuz Çetin’in de hocası Hasan Cihat Örter’den ders aldım. Onun dışında çok uzun saatler kendi kendime etüdler ve teori çalışmaları yapmak yararlı oldu. Aynı zamanda bağlama ve keman öğrenmem de teknik olarak gelişmemi sağladı.

– Türk Gitar: Ben hayatınızın nasıl geliştiğini az çok biliyorum. Genç arkadaşlarımıza ilham kaynağı olması açısından röportajımızda da bunlara değinmek istiyorum. Ne gibi zorluklar çektiniz?
– Gökhan Özkaya: Küçüklüğüm zaten yokluk içinde geçti. Pantolonum olmadığı için ağlardım, oyuncak alamazdım. Üzerime giyecek t-shirt’ümün olmadığı  zamanlar oldu. Yaşım ilerledikçe durumlar düzelse de yine çok fazla maddi sıkıntı çektim. Herkes dışardan bakınca uzun saçlı ve deri ceketli görünce beni zengin sanıyordu. Çoğu zaman yemek işlerinde çalıştığımı söylediğimde kimse inanmıyordu, gülüyorlardı. Kışın üzerime giyecek palto alamıyordum. Çoğu zaman stüdyodan yürüyerek bir saat mesafedeki evime gidiyordum. Gerçekten yoktu param. Herkes özel günlerde ve tatilde gezerdi. Ben yapamazdım, onun yerine odamda oturup gitar çalışırdım, bazen ağlardım üzülürdüm.

Ben bir şeyler yapmaya çalıştıkça önüme engel koymak isteyen çok kişi oldu. Görüntümden dolayı zengin olduğumu düşünenler oldu. Çoğu stüdyo sahibi müşteri olarak gördü beni, bir yerine dört misli fiyat çektiler. Kimileri ise stüdyosunu hiç açmadı, yanımda olmadı. Ama bugüne kadar kimseye kötü birşey yapmadım, aksine herkese elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım. Onun için bu kadar fazla öğrencim olduğunu düşünüyorum. İnsanların sevgisi ilerlememi sağladı. Siz daha iyiye gittikçe yerinde sayanlar size taş atar, her meslekte olabilir, onun için çalışmak ve başarmak çok önemli. Geride güzel şeyler kalmalı, güzel şeyler konuşulmalı.

– Türk Gitar:Yaşadığınız zorluklardan çıkarken gitarın hayatınızdaki rolü ne yönde oldu?
– Gökhan Özkaya: Çoğu müzisyen gibi yalnızlık duygusu. Onun önüne geçen tek şey gitar olmuştur. Siz sahneye çıkarsınız ve binlerce kişi sizi alkışlar. Ama eve gittiğinizde yalnızsınızdır. Sadece bir anlıktır o. Döndüğünüzde başka kimse olmaz yanınızda. Gitar olmasaydı hayatım çok kötü olurdu diye düşünüyorum. Çünkü çoğu sıkıntı ve zorluğu onun sayesinde müzik yaparak atlattım.

– Türk Gitar: Şimdilerde neler yapıyorsunuz ?
-Gökhan Özkaya: Geçen zamanla birlikte öğrencilerim oldu. Değerli müzisyen Ahmet Koç’un sahip olduğu bir müzik atolyesinde ders veriyorum. Onun dışında kayıt müsiyenliği yapıyorum.Yine değerli keman virtiözü Muhammed Yıldırır hocamızın teklifi üzerine Beyoğlu Belediyesi’nde elektro gitar üzerine eğitim isteniyor, önümüzdeki ay bu projeyi değerlendireceğiz. Sanatçı dostlarımızın işleri olduğunda onlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Şu an yeni albüm işleri geliyor, onlara yoğunlaşmış durumdayım.

– Türk Gitar: Stüdyo gitaristliği yaptığınız için bir çok müzisyen ile çalışıyorsunuz. Bu durumun size nasıl pozitif etkileri oluyor? Farklı müzik ve tarzları icra etmek size neler katıyor?
– Gökhan Özkaya: Ben tek bir müzik türüne bağlı kalmayı sevmiyorum. Onun için Türk Sanat Müziği, Pop, Alaturka, Reggae‎, Blues, Rap gibi aklınıza gelebilecek her türlü müziği dinliyorum. Tek bir tür dinlemek duygu körlüğü yaratır bence. Duyguları köreltmemek gerekir. Değişik tarzlar dinlemem kayıtlarda da değişik icralar gerçekleştirmemi sağlıyor, gerçekten yaratıcılığı arttırıyor. Onun için bu anlamda pozitif etkilerini yaşıyorum.

– Türk Gitar: Adınızı ilk olarak yaptığınız coverlar ile duyurdunuz. Halen de coverlar yayınlamaya devam ediyorsunuz. Cover parçalarınızı neye göre belirliyorsunuz?
– Gökhan Özkaya: Eğer bir şeyler hissedebiliyorsam ve beni gerçekten etkiliyorsa dinlediğim müzik, o zaman onu yeniden coverlamalıyım  diyorum. Cover yapmak yorumlamaktır. Dinlediğim parçayı kendim yorumladığımda kendimden çok fazla şey katıyorum. Cover yapmayı aynısını yapmak olarak algılıyor çoğu insan. Cover’ladığım şarkıların hepsine kendimden çok fazla şey kattığımı ve bu alanda bu yüzden dikkat çektiğimi düşünüyorum.

– Türk Gitar: İlerleyen dönemlerde kendi solo projelerinize yönelecek misiniz? Yoksa stüdyo gitaristliği ve eşlik ettiğiniz gruplar ile müzik yaşantınız devam mı edecek?
– Gökhan Özkaya: Şu an solo proje olarak yeni bir bestemi yayınladım ve yeni bir de cover yayınladık, çekimleri tamamlandı. İlerleyen zamanlarda yeni bir klip çekimi ve enstrümantal beste çalışması olacak. Müziğe devam ettikçe her zaman projeler devam edecek zaten. Stüdyo gitaristliği ve konserler ise devam edecek.

– Türk Gitar: Hem yurtdışı piyasasını hem de Türkiye piyasasını bilen birisiniz. Ne gibi farklar var? Londra ile İstanbul’u hem profesyonel hem de amatör müzik sektörü açısından kıyaslayınca ne gibi gözlemler elde ettiniz?
– Gökhan Özkaya: Kıyaslama yapmak doğru olmayacaktır. Çünkü birbirinden kültür, yapı ve gelişmişlik olarak çok farklı iki şehir. Londra büyük bir şehir. Müzik yapan insanlara ve bu işe gönül vermiş müzisyenlere çok büyük değer veriliyor. Bazen tam şehrin göbeğinde bir yandan otobüsler geçerken diğer yandan bisikletli insanlar yoluna devam ederken iki yön ortasında hayatın akışında bir müzisyenin gitar çaldığını ya da baterisini kurup bateri çaldığını görebilirsiniz. Bizim ülkemiz için olağanüstü olan şeyler orada normal karşılanıyor. Amatörler bile profesyonel şekilde hareket ediyor, herkes ne istediğini iyi biliyor bence. Sanata ve sanatçıya gerekli destek ve önem veriliyor. Buradaki gibi bir kargaşa yok, ticari kafa yok. Herkes hakkıyla işini yapıyor ve olması gerekenler oluyor. Sonuç olarakta kaliteli bir müzik ortaya çıkıyor ve müzik efsanelerinin neden oradan geldiği anlaşılıyor.

– Türk Gitar: Bazı coverlarınıza yabancı dinleyicilerin yorumlarının daha fazla geldiğini görüyoruz. Türk dinleyicileri bazen nankör olabiliyor fakat yurtdışında o tarz yıkıcı yorumların daha az olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
– Gökhan Özkaya: Artık çalışmalarımı sadece kendi içinde olduğum ülkeye göre değil dünyayı baz alarak yapıyorum. Türk dinleyicilerin nankör olduğunu düşünmüyorum. Destekleyenler ve eleştirenler var, olmalı da zaten! Sadece bazen kötü niyetli insanlar çıkabiliyor. Kötülemek amaçlı yorumlar, tahrik edici şeyler söylenebiliyor. Bunlara aldırmıyorum çünkü birçok müzisyen arkadaşımıza yapıldığını gördüm. Sayfalarına girip baktığınızda birçok insana ağır küfürlü hakaret dolu sözler görüyorsunuz .Bu da o kişilerin nasıl bir ruh halinde olduğunu gösteriyor. İçimizde kötü niyetli insanlar var ama destekleyen ve iyi bir dinleyici olanlar da var. Onun için böyle şeylere takılmamak gerektiğini düşünüyorum.

– Türk Gitar: Gitaristliğin ve türk rock piyasasının gelişimi açısından, bazı şeylerin (medya kanalı, organizasyon şirketleri ve kayıt stüdyoları gibi konular) kontrolünü elinde bulunduran kimselerin bu sektöre katkılarının ne düzeyde olduğunu düşünüyorsunuz? Sizce gönülden bu işi yapanlar mı yoksa ticaret kafasıyla bu işi yürütenler mi ağırlıkta?
– Gökhan Özkaya: Türkiye’de artık her şeye maddi olarak bakılıyor. Herkes olsun da ne olursa olsun diyor. Kimse kimseyi düşünmüyor bence, sektörü düşünen de yok. Bu işe gönül vermiş bazı değerli müzik insanlarını es geçmemekte de fayda var tabi.

– Türk Gitar: Geleceğe dair planlarınız neler? “Benim hedefim budur” dediğiniz bir şey var mı?
– Gökhan Özkaya: Planlar ve hedefler her zaman olmalı. Kendi albümümü çıkardığımda hedeflerimden birini gerçekleştirmiş olacağım. Benden sonra arkamda güzel eserler kalsın istiyorum. Şu an zaten single çalışmalarımı yayınlıyorum. Önümüzdeki zamanda bunları bir albümde toplamayı istiyorum.

– Türk Gitar: Türkiye’de ve yurt dışında sevdiğiniz gitaristler hangileri? Ne tarz müzikler dinlemekten hoşlanıyorsunuz?
– Gökhan Özkaya: Bir önceki soruda belirttiğim gibi pek çok tarzda müzik dinliyorum rock müzik dışında. Caz, etnik müzik, Türk Sanat Müziği , funk, reggae, türkü vs. Sevdiğim çok fazla gitarist var, onun için sadece bir kaç isim belirtmek yanlış olur. Hepsi farklı bir renk ve hepsi ayrı bir tat katıyor.

– Türk Gitar: Gitaristlik dışında neler yapıyorsunuz ? Hobi olarak…
– Gökhan Özkaya:Hobiye ayıracak vaktim kaldığı söylenemez aslında. Tüm hayatım müzik diyebilirim.

– Türk Gitar: Son olarak gitara yeni başlayan gitarist adayı genç arkadaşlarımız için ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
– Gökhan Özkaya: Bu bir sabır işi. Sakin ve emin adımlarla ilerlemelisiniz. Her şeye hakim olmak gerekiyor. Çok fazla müzik dinlemek ve değişik türde müzikler dinlemek çok önemli. Eğer bu bir hobi ise zaten çalan kişi için sorun değildir. Ama ne için çabaladıklarını bilmeleri gerekir. Bir müzisyen mi olmak istiyorsun yoksa bir hobi mi ? Bu zaten kapıyı açan ilk anahtar oluyor. Daha sonra ise çalışmak ve bolca bu işe zaman ayırmak gerekiyor.