Ön bilgi: Röportaj soruları Headbang tekrar Bluejean’e geri dönmeden önce gönderildiği için sorularda bir tuhaflık sezebilirsiniz.

Türk Gitar: Merhabalar. Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkürler. Sizi metal dünyasını yakından takip eden hemen herkes tanıyor fakat yeni jenerasyon size yabancı olabilir. Kimdir Çağlan Tekil?

Çağlan Tekil: Metal dinlemeye 1986 yılında başladım, yazmaya ise çok daha eski tarihlerde. İlk başlarda sadece kendim okurdum tabii, geniş kitlelere ulaşan ilk yazım 1989 yılında Güneş Gençlik dergisinde yayınlanan Destruction yazımdı. 1991 yılında Türkiye’nin ilk fanzini Laneth’i çıkarttım, sonra gerisi geldi. Blue Jean’e dışarıdan yazılar yazıyordum, Kara Kutu köşesini hazırladım. 1993’te Go dergisinin müzik editörüydüm, 1998’de Non Serviam dergisini çıkarttım, ayrıca Eko TV’de Kara Leke programının yapımcılığını yaptım. 1998’de Zihni Müzik’te çalışmaya başladım, plak firması kuruluşunda yer aldım, Diken, Neoplast, Death Oath, Radical Noise, Asafated ve Pagan gibi birçok grubun albümlerinin basılmasında rol oynadım. 2000-2010 yılları arasında Radyo Eksen’de çalıştım, Laneth programını hazırladım ve sundum. 2000 yılında Anathema konserini düzenledim, onu Tiamat, Nightfall, Destruction ve bazı yerli konserler izledi. Ve daha bir sürü şeyler var ama sadede gelirsek 2005’te Blue Jean’de full time çalışmaya başladım, 2007’de de Headbang dergisini çıkarttık.

Türk Gitar: Headbang dergisinin başındasınız. Bunun yanında organizasyon ve DJ’lik gibi işlerle de uğraşıyorsunuz. Kendinizi ait hissettiğiniz meslek hangisi?

Çağlan Tekil: En sevdiğim iş yazarlık elbette. Hepsini severek yapıyorum ama uzun süredir kalemimden memnun olmasam da yazarlık ön planda:)

Türk Gitar: Headbang’in bağımsız yayın yapmaya başlaması ile birlikte dergide değişen şeyler neler oldu? Pozitif ve negatif yönlerinden bahseder misiniz?

Çağlan Tekil: Bağımsızdık ama yeniden Blue Jean’le birleştik. Hem dağıtım sorunları, hem de bazı bayilerin metal dergisine önyargılı yaklaşarak vitrine koymaması sonucu herkese ulaşamadık. Blue Jean’in yaygın dağıtım ağından faydalanmak için Headbang bağımsız formatından ödün vermeden Blue Jean’le beraber satılmaya başladı. Okuyucuların büyük çoğunluğu bu birleşime tepkililer, pop dergisi ve metal dergisi bir arada olur mu diye ama bizler müzik aşığı insanlarız, pop ya da metal diye değil iyi müzik kötü müzik diye ayırım yapıyoruz. O nedenle tepkileri pek sallamıyoruz:)

Türk Gitar: Günümüzde yazılı basının dijital ortamlara kaymaya başladığını görüyoruz. Guitar World dergisi hem dergi çıkartırken hem de güncel bir web sitesi ile okurlarına ulaşıyor. Headbang’in bu tarz bir çalışması olacak mı? 

Çağlan Tekil: Headbang’in çok yazarı varmış gibi görünse de sabit, ofiste çalışan iki yazarı var; ben ve Sadi Tirak. Bu nedenle maalesef web sitesiyle uğraşacak zamanımız yok ama Facebook ve Twitter hesaplarımızda oldukça aktifiz.

Türk Gitar:  Headbang’in tekel konumunda olması sebebiyle içerik bazında artık eskiye oranla daha özensiz olduğunu düşünmeye başlayan ve içeriklerin kendini tekrar etmeye başladığını düşünen bir kitle oluştuğunu görmekteyiz. Bu tarz eleştiriler size de geliyor mu? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çağlan Tekil: 25 yıldır dergicilik yapan biri olarak bu tarz eleştirilere aşinayım. Herkese yaranmak gibi düşüncemiz olmadığı gibi, herkese yaranabilmenin imkansız olduğunun da bilincindeyiz. Öte yandan son dönemde kendimizi tekrar gibi eleştiriler almadık açıkçası.

Türk Gitar: Bu sene yapılacak olan festivaller hakkında düşünceleriniz neler? Geçtiğimiz yılın gerisinde kaldığını düşünenler var, sizin fikriniz nedir?

Çağlan Tekil: Bu yıl önceki yıllara göre aşama kaydettiğimiz kesin. Rock Off ve Headbangers Weekend line-up’ları kusursuz değil ama oldukça iyi. Öte yandan insanlar bu bolluğu karşılayacak kadar fazla sayıda mı ve ceplerinde para var mı işte ondan emin değilim.

Türk Gitar: Bilet fiyatlarından şikayetçi olanlar var. Nasıl değerlendiriliyorsunuz?

Çağlan Tekil: Pahalı buluyorum. Aslında organizatörler hesabını 5-6.000 kişi üzerinden yaptığı için durum bu, 20 bin kişi gelse birim bilet fiyatı düşer. Artık içki ve sigara firmalarının açık açık sponsor olamaması, sponsorluk ücretlerini ya yok etti, ya da azalttı. Bunun yanı sıra dolar ve Euro’daki inanılmaz kur artışı da yabancı grupların ücretlerini yükseltiyor elbette. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen konser ve festival yapmaya çalışanlar takdir edilmeli. Öte yandan gelir düzeyi düşünüldüğünde biletler maalesef pahalı.

Türk Gitar: Festivallerde Türk gruplarına pek fazla önem verilmiyor. Geçtiğimiz yılın büyük festivallerinin birinde festivale özel basılan t-shirt’lerde Türk gruplarının isimlerine yer verilmemişti. Buna ek olarak birçok grubun reklam vaadi ile ücretsiz çalmaya telkin edildiği bilinen bir gerçek. Organizatörler tarafından neden Türk gruplara değer verilmiyor?

Çağlan Tekil: Kendilerini değerli görmedikleri için. Eğer kimse bedava çalmazsa bir piyasa oluşur, az da olsa gruplar emeklerinin karşılığını alır. Şimdi sen kabul etmezsen, başkası ediyor ve çıkıp çalıyor. Gruplar arasında birlik ruhu yok maalesef. Öte yandan yabancı festivallerde ilk sıralarda çıkan yeni gruplardan üste para alındığı da bir gerçek. Organizatör “Ben sana 100.000 kişi önünde ve Slayer, Metallica gibi gruplarla aynı sahnede çalma fırsatı veriyorum” dediğinde bunun bir maddi karşılığı oluyor elbette.

Türk Gitar: Yurt dışındaki festivallerle Türkiye’deki festivallerin kalitesi hakkında neler dersiniz?

Çağlan Tekil: Tabii ki Türkiye’yle kıyaslanamaz. Her şey tıkır tıkır işliyor ve kesinlikle verdiğiniz paraya değiyor. Türkiye’nin hiçbir zaman o seviyeye gelebileceğini düşünmüyorum.

Türk Gitar: Whisky ve Devil konserinde DJ kabinindeydiniz, güzel bir organizasyon olmuştu. İkinci randevu garajistanbul’da olacaktı fakat ertelendi. Ertelenme sebebini öğrenebilir miyiz?

Çağlan Tekil: O konserde Akbaba da yer alacaktı ama grup sanırım birkaç çalışma sonrası tekrar ara verdi. Yani şartlar oluşmayınca konser de gerçekleşmedi. Öte yandan Kadıköy Sahne’deki ortam güzeldi, konser mükemmeldi ama maalesef katılım yine azdı. Bu nedenle benzer konserler yapmak çok riskli bir hal aldı.

Türk Gitar: Sağlam bir Slayer fanı olduğunuzu biliyoruz. Geçtiğimiz yıl ve bu yıl, toplamda iki adet yeni single yayınlandı. Birçok kişi tarafından beğenilmeyen bu yeni parçalar hakkında ne düşünüyorsunuz? Slayer çok mu bozdu?

Çağlan Tekil: Ben ikisini de çok beğendim ama objektif olamadığımın da farkındayım. Hayatımın büyük bölümüne damga vurmuş bir grup, duygusal bağım çok kuvvetli. Boş bir cd’yi bana verin ve “işte bu Slayer’ın yeni albümü” deyin, ben onu da keyifle dinlerim, o derece hastasıyım yani:)

Türk Gitar: Güncel rock ve metal haberleri için nereleri ziyaret ediyorsunuz? 

Çağlan Tekil: Yabancı site olarak Blabbermouth, yerli olaraksa facebook’ta haber paylaşımını gördüğüm an Türk Gitar’a bakıyorum.

Türk Gitar: Son bir soru ile röportajımızı kapatalım. Headbang’in aylık yayın yapma ihtimali var mı?

Çağlan Tekil: Şu an Blue Jean’le birlikte olduğumuz için zaten aylık yayına geçtik, iki dergiyi aynı anda hazırlama aşamasında oldukça zorlanıyoruz ama dayanabildiğimiz kadar dayanacağız. 🙂