Son 2 aydır sürekli olarak Motörhead ve Aftershock albümü ile ilgili haberler verdik. Çok fazla konuşuldu, çok fazla beklenti içine girildi. Ve en sonunda albüm piyasaya sürüldü. Normal şartlarda albüm tam olarak piyasada yerini almadan önce incelemesini yapmaya gayret gösteriyoruz. Zira yabancı sitelerde hep bu şekilde yapılıyor incelemeler. Fakat bu kez Motörhead’in albüm incelemesini albümün çıkışı ile eş zamanlı olarak yapmak istedim. Yaklaşık 1 hafta önce albüm streaming yöntemi ile yayınlanmıştı. O zamandan beri albümü dinliyorum. İlk başlarda çok üst seviye bir albüm olduğunu düşünmedim. Sırf bu yüzden incelemesini beklemeye aldım. Çoğu albüm ve şarkı ilk dinleyişte tam olarak anlaşılamadığı ve zaman içerisinde, dinledikçe sevilmeye başladığı için böyle yaptım. Söz konusu Motörhead olunca “bende bir sıkıntı vardır” diye düşündüm ve bir haftadır albümü dinliyorum. İlk izlenimlerimdeki negatif düşünce kayboldu.

Albümün prodüktörü, grubun son 4 albümünde prodüktör olarak yer alan Cameron Webb. Kendisinin son 10 yılına baktığımızda çok fazla grubun prodüktörülüğünü üstlendiğini görüyoruz. Bildiğiniz üzere Motörhead grubu 3 kişiden oluşuyor. 3 kişilik grupları genellikle punk, alternatif ve soft rock gruplarında görebiliyoruz. Fakat heavy metal ve rock ‘n roll türü için çok alışık olduğumuz bir durum değil. Özellikle heavy metal için hiç değil. Klasik heavy metal gruplarında her zaman bir ritim gitar ve bir solo gitar bulunur. Motörhead’te ise kuruluşundan beri tek gitar yer alıyor ve bu durum hiç sırıtmıyor. Motörhead’in en önemli özelliği bu elbette. Gitarların tamamı tek bir kişinin elinden çıkıyor ve fazlasıyla yeterli durumdalar. Bu albümde de gitarları hem solo olarak hem de ritim gitar olarak çok beğendim. Özellikle giriş riff’leri ve şarkının lokomotifi diyebileceğimiz can alıcı riff’ler çok başarılı. Ac/DC’den Malcolm Young ve Black Sabbath’tan Tony Iommi riff tabanlı ritim gitar konusunda nasıl fenomense, Motörhead’ten Phil Campbell da bazı kişiler tarafından hep fenomen olarak görülmüştür. Bu albümde iyiden iyiye kendisini “en iyilerin de iyisi” konumuna sokmayı başarmış.

Şarkıları tek tek ele almak istemiyorum bu albümde. Çünkü çok fazla şarkı var. Sayı 14. Fakat bu sizi yanıltmasın, albüm süre bazında çok uzun bir albüm değil, sadece 46 dakikalık bir albüm. 14 şarkı olduğunu düşünürsek kısa bir süre. Motörhead genellikle şarkılarını kısa tutmayı seven bir grup. Çok über uzun şarkıları genellikle yok. Piyasaya yönelik rock müzik yaptıkları için olsa gerek bu tutum içindeler. Grubun sound’unda her zaman teenage rock türünde parçaların da yer aldığını görmüşüzdür, aynı durum bu albümde de yer alıyor. Onun haricinde bazen speed metal’e kayan, bazen de blues’a yatkın -aslında bir tane blues’a yatkın parça var- olan parçalar var. 2010’da çıkan The Wörld Is Yours albümünde speed metal’e kayan parça çok fazla yoktu. Bu albüm ekstra hareketli bir albüm olmuş. Slow ve biraz daha hafif sayılabilecek tek bir parça var; o da Lost Women Blues. Çok iyi bir parça.

Albümün altyapısına değinecek olursak bas gitarın her zamanki gibi olduğunu söylememiz gerekiyor. Lemmy Kilmister her zaman vokalinin yanı sıra bas gitarıyla da ön plana çıkmış bir müzik adamı olmuştur. Bu albümde de üzerine düşen görevi yerine getirmiş. Peki ne yapmış? Doyurmuş. Albümü bas gitarıyla doyurmuş. Hepsi bu kadar. Zaten daha fazlasını bekleyen yok kendisinden. Onun haricinde, davulda Mikkey Dee bu albümde çok özel bir performans sergilemiş. Özellikle intro kısımlarındaki davul atakları muazzam(Paralyzed müthiş). Genç davulculara ilham kaynağı olabilecek bir davulcudan, gerçekten ilham verici davullar.

Lemmy Kilmister

Son olarak albümün iç ve dış  dinleyiciler tarafından nasıl yorumlandığına deyinmek istiyorum. Yurtdışında ortalama 4 puan not verilmiş. Türkiye’de ise o tarz kritik yapan site ve dergiler bulunmadığı için sözlük yorumlarından yola çıkarak albümün genel olarak beğenildiğini söyleyebilirim. Benim de beğendiğim bir albüm oldu. Bu yılın en iyi üçüncü albümü şu an benim gözümde Aftershock. Bu albümün önündeki iki albüm ise Arctic Monkeys’den AM ve Black Sabbath’tan 13 albümü.

Türk Gitar Puanı: