Pearl Jam’in son albümü Lightning Bolt 15 Ekim 2013 tarihinde piyasaya sürülecek. Fakat geçtiğimiz günlerde online olarak dinlememiz için iTunes üzerinden yayınlandı. Bende hiç vakit kaybetmeden albümü incelemeye almak istedim.

Pearl Jam, 1990 yılında kurulmuş olan bir alternatif rock ve grunge grubu. Grubun en önemli özelliği hiç kuşkusuz Eddie Vedder gibi bir vokale sahip olması. Ki bu durum hem dinleyenler hem de grup üyeleri tarafından kabul görmüş bir durum. Öyle ki diğer üyeler “bizim çok özel bir vokalimiz var, bunun farkındayız” şeklinde açıklama yapmaktan bile geri kalmamıştır geçmiş dönemde. Eddie Vedder denildiğinde akan sular durur desek yeridir.

Grubun ilk albümü Ten gerçekten muazzamdı ve Pearl Jam’in bir anda patlamasının en önemli sebebiydi. Bu albümde bana göre kötü şarkı yoktu ve bir çok Pearl Jam klasiği bu albümde yer alıyordu. İlerleyen dönemlerde bana göre Ten kalitesinde bir albüm gelmedi, gelmez de… Son dönemde özellikle fazlaca eleştiriliyorlardı, kalitesiz işler yaptıkları yönünde yorumlar dahilinde. Fakat bu albüm ile kesinlikle çıta yükseltilmiş. Ben beğendim. Akabinde sözlükler ve yabancı sitelerdeki yorumları okuduğumda, genel olarak beğenildiğini gördüm. Yani kısacası bu kez karşımızda güzel bir albüm var.

Öncelikle albümün iki sinle parçası ile başlamak istiyorum. Mind Your Manners, hareketli bir parça. Vokali ezgisi olsun, gitar riff’leri olsun, ortasındaki ufacık ve şirin solosu olsun iyi bir izlenim bırakmıştı. Sirens isimli parça ise biraz daha slow bir parçaydı. Eddie Vedder ve Pearl Jam’in hisli parçalarda ne kadar iyi olduğunu zaten konuşmaya gerek yok. Bu parça da gayet başarılıydı. Vedder’ın dinlerken insanı uzaklara götürdüğü bir başka parça olarak kısa zamanda sevdik. Kısa zamanda diyorum çünkü heniz 3 hafta önce yayınlandı.

Albüm Getaway isimli parça ile açılıyor. Sert ve hareketli bir parça. Ayrıca eğlenceli bir parça bana göre. Çok hoş bir ezgisi var. My Father’s Son bir hikayeyi anlatıyor adında da anlaşılacağı üzere. Pearl Jam zaten olay tabanlı şarkı yapmayı sever. Onlardan bir tanesi. Genel anlamda sıradan bir parça olmuş bana göre. Ne nakaratı ne verse’ü belli olan parçalar vardırya, öyle bir şarkı olmuş. Bu parçadan sonra albüme adını veren parça geliyor. Lightning Bolt biraz daha oturaklı bir giriş ile açılıyor. Akabinde ise sertleşiyor ve müzikal olarak klasik bir rock müzik konseptine dönüşüyor. Şarkının ortasında bir düşüş var. Çok doğal ve temiz bir düşüş. Hoş olmuş. Daha sonra Infallible geliyor. Altyapı olarak biraz farklı bir parça. Indie tarzına kayacakken son anda alternatife tutunmuş bir parça gibi. Onun haricinde sıradan bir parça.

Pendulum isimli parçaya geldik. Bu parçada paragraf atlamak istedim çünkü biraz farklı bir parça. Psychedelic tarza kayan bir parça olmuş. Melankolik bir parça. Eddie’ye çok yakışan bir vokal var. Alttan çalan delay ve chorus’lu ritim gitar ayrı bir güzel. Bas gitarın yürüyüşleri efsane. Swallowed Whole’a geçecek olursak, bu parçada biraz country havası var. Tabii klasik country üstatları gibi değil, biraz daha modern bir country havası. Hemen ardından blues bir parça geliyor. Let The Records Play’in introsu kesinlikle Steve Ray Vaughan tarzında olmuş. Vokaller girince acaba bunu joe Bonamassa mı söylüyor diye düşünebilirsiniz. Hakikaten bana göre safkan bir blues parça olmuş. Solosu harika. Albümün diğer şarkılardan bir adım önde olan hit parçası bu olabilir.

Albümün parçalarını incelerken son üç parçayı kapanış şarkısı yapalım. Sleeping By Myself, soft bir parça. Pearl Jam tarzını hissettiren bir parça. Yellow Moon ise çok farklı dünya götürüyor bizi. Vokal ve müzik harika. Vokalin ezgisi harika. Alıp götürüyor uzaklara. Gladyatör filmini bilmeyen yoktur, onun ana soundtrack parçası Now We Are Free’nin bana hissettirdiği şeyleri tekrar hissettirdi desem tam olarak neler yaşadığımı az da olsa aktarmış olurum herhalde. Çok hisli bir parça. Çok duygusal. Albümün en iyi parçası açık ara. Let The Records Play için albümün diğer şarkılarından bir adım önde demiştim, Yellow Moon ise direkt albümün önünde. Bu albümden akıllara ve zihinlere kazınacak bir parça çıkacaksa, o kesinlikle Yellow Moon olacak. Aslında bu parçayı kapanış şarkısı yapsalar çok vurucu olurdu ama öyle yapmamışlar. Future Days albümün son parçası. Bu da hisli bir parça. Benzer tarzda parçalar fakat bir kaç gömlek altında kalıyor bana göre Yellow Moon’un. Özellikle ortasındaki keman solosu çok hoş olmuş.

Lightning Bolt albümü genel olarak hem hareketli parçaların, hem de slow parçaların çok güzel harmanlandığı bir albüm olmuş. Hareketli parçalar insanı ayağı kaldıracak cinsten. Slow parçalar ise melankolik anlarınızda size çok güzel dostluk edebilecek hislere sahip. Pearl Jam bu zaten. Pearl Jam – Jeremy mesela. Hem çok hisli bir parçadır hem de hareketlidir. Bu adamlar duygu adamı. Her yerden insanı vurmayı ve müzikleriyle bunu ruh halimize işlemeyi beceriyorlar. Bu albüm de kesinlikle bu özelliği sonuna kadar yansıtmış.

Türk Gitar Puanı: