30. yılını deviren Pentagram kariyerinde ilk kez akustik yaptı. Diskografide bulunan parçalardan 11 tanesi akustik sound’a uygun hale getirildi. Bu işlemler yapılırken grubun eski üyeleri ve yakın arkadaşları da katkıda bulundu. Böylece ortaya çok samimi, içten bir albüm ortaya çıktı.

Albümün kapak tasarımı gizemli bir hava yaratmıştı. “Sonsuz” single’ında eski vokalistleri duymamız heyecanı daha da artırmıştı. “Akustik”in fiziksel baskısı her şeyiyle kaliteli bir albüm olduğunu hissettiriyor. Kapağı kaldırdığımızda albümde emeği geçenleri görüyoruz. Kadro kalabalık. Sanatçıların hangi parçaya katkı verdiği de belirtilmiş:

  • Cenk Ünnü – Davul, Perküsyon
  • Demir Demirkan – Gitar (4, 6, 10, 11)
  • Gökalp Ergen – Vokal (1, 2, 3, 6, 10, 11)
  • Hakan Utangaç – Gitar, Geri Vokal
  • Metin Türkcan – Gitar, Geri Vokal
  • Murat İlkan – Vokal (6, 8, 9, 10, 11)
  • Ogün Sanlısoy – Vokal (4, 5, 6, 11)
  • Tarkan Gözübüyük – Bas Gitar, Geri Vokal
  • Ozan Tügen – Cura (2, 6, 7), Geri Vokal (1, 2, 3, 4, 6, 8, 9, 10)
  • Kerem Özyeğen – Gitar (2,7, 9), Geri Vokal (1, 2, 3, 4, 6, 8, 9, 10)
  • Cihan Barış – Geri Vokal (1, 4, 8)
  • Cengiz Ercümer – Perküsyon (4, 10)
  • Melisa Uzunzarslan – Keman (8)
  • Deniz Doğançay – Viyola (10)
  • Özer Arkun – Çello (5, 10)
  • İskender Paydaş – Piyano (1)
  • Şebnem Ferah – Vokal (7)

Görüldüğü gibi “Akustik” albüm için dev bir kadro çalışmış. Ortaya çıkan ürün ise beklentileri fazlasıyla karşıladı diyebilirim. Albümün kitapçığında Pentagram’ın kemik kadrosunun fotoğraflarıyla şarkı sözleri yer alıyor. Grubun sosyal medya hesaplarını kitapçığı kaldırınca görebilirsiniz.

Albümün prodüktörlüğünü Pentagram ve Babajim Studios titizlikle yaptı. Kayıtlar Planad, Flat ve Babajim İstanbul’da alındı. Cihaz Barış, Ozan Tügen, Ender Balcı, Saygın Özatmaca ve Murat Bulut ses teknisyenliğini üstlendi. Adham Farid, Işık Kural, Berktuğ Ozma ve Behice Özbay asistan teknisyen olarak görevini başarıyla yerine getirdi. Miks’ler yine Babajim’de yapılarak son şeklini aldı. Mastering’i ise Steve Corrao yaptı. “Akustik”in fotoğrafları Maneki Neko tarafından çekildi ve grafik tasarımlar Hale & Hake ikilisinden geldi.

Albüm “Apokalips” ile açılıyor. Piyano etkisiyle ilk andan itibaren dikkat kesildiğimiz şarkıda Gökalp Ergen’in akustik sound’da ne kadar iyi bir vokal olduğunu anladım. Eğer Instagram’da Gökalp Ergen’i takip ediyorsanız akustik şarkılarından haberdarsınızdır. O videolardan yola çıkarak albümde çok iyi bir performans bekliyordum. Öyle de oldu. Distortion’da dinlemenin pek keyifli olduğu “Apokalips”in akustik versiyonunu dinlemek de keyifli. “Geçmişin Yükü” konserlerin vazgeçilmez şarkılarından. Albümde olmazsa olmazdı. “Uzakta”yı 2012 albümünde zayıf parça olarak görmüştüm. Dinleyemediğim tek Pentagram şarkısıdır. Ama “Akustik”te kulağa iyi geliyor. Akışı bozmaması çok önemli.

Daha sonra Ogün Sanlısoy’lu yıllara geri dönüyoruz. “No One Wins The Fight”ın akustik yürüyüşleri Ogün’ün vokali ile kusursuz işlemiş. Demir Demirkan’ın bölümlerini de unutmamak lazım. İki eski Pentagram üyesi geçmişteki gibi özverili bir çalışmaya imza atmış. Sırada “Fly Forever” var. Merakla beklediğim şarkılardan biriydi. Çello eşliğinde dinlediğimiz şarkı duygu seli yaşatıyor. “Gündüz Gece”de ise bütün vokaller iş başında. Pentagram sound’unda kaliteli bir yorum daha dinliyoruz. Şebnem Ferah’lı “Anatolia”da bambaşka heyecan yaşadım. Şebnem Ferah şarkıya seviye atlatmış diyebilirim. 3:27’deki geçişteki melodik yürüyüş hafızada kalıyor.

Pentagram’la özdeşleşen Murat İlkan bu albümde “In Esir Like An Eagle”, “For The One Unchanging” ve “Give Me Something To Kill The Pain” ile yıldızlaşıyor. Konserlerde hiç çalınmayan “In Esir Like An Eagle”ı duyduğumda derin bir “oh” çektim. Melisa Uzunarslan’ın kemanı olmadan bu şarkının tadı alınmaz. Akustik projeden iyi uyum yakalanmışken değerlendirilmesi yerinde olmuş. Bu kayıt çok farklı çünkü gitar, vokal ve davul agresiflikten taviz vermemiş. Murat İlkan’ın albüm kayıtlarındaki gibi hemen hemen aynı performansı vermesi bu işi ne kadar önemsediğinin ispatı. Kapanışı “Sonsuz” ile yapıyoruz. Pentagram’ın tarihi adeta gözlerimizin önünde canlanıyor.

Pentagram’ın 30. yıl hediyesi “Akustik” yeni şarkılar içerseydi daha farklı olabilirdi ancak şu anki haliyle de gayet başarılı. Albümdeki sonsuzluk vurgusu hem kapak tasarımında hem de kitapçıkta veriliyor. Gruba emek veren ancak şimdi kadroda olmayanların da bu sonsuzluğun bir parçasıymış gibi hareket etmesi sıcak bir atmosfer oluşturmuş. Pentagram’ın her dönemine yolculuk yaptığımız albümde fark yaratan kişi kesinlikle Ogün Sanlısoy. Gökalp Ergen’e ayrı bir parantez açmak istiyorum. Murat İlkan sonrası çokça eleştirilen vokalist bu albümde bazı ön yargıları kıracaktır. Dolayısıyla Pentagram’ın kariyeri boyunca iyi vokallerle çalıştığını düşünüyorum. Ayrıca heavy metal dinlemeyenlerin de bu albümü dinleyebileceği için kazanılacak yeni hayranlar görüyorum.

Albümü olumsuz yönde eleştirebileceğim nokta ise ismi. Bu kadar özverili çalışmanın hakkı “Akustik” olmamalıydı. Albümün tasarımı zaten akustik temayı verirken isimde “Akustik” kullanılması ucuz kaçmış. Diskografiye bakalım; “Pentagram”, “Trail Blazer”, “Popçular Dışarı”, “Anatolia”, “Unspoken”, “Bir”, “1987”, “MMXII”, “MMXII Live”’den sonra “Akustik” çok sırıtıyor. Bir de Melisa Uzunarslan’ın katkı verdiği “For The One Unchanging”de adı geçmiyor. “Şampiyonlar Ligi” benzetmesi yapılan albümde bu hata yapılmamalıydı.

Albüm turnesinde bu ekip eksiksiz olursa unutulmayacak anlar yaşayacağıma şüphe yok. Metal ile kalın \m/

DEĞERLENDİRME
Türk Gitar Puanı
TEILEN
Önceki İçerikSonsuzluğun Melodileri: Pentagram’ın “Akustik” Albümü Çıktı!
Sonraki İçerikDave Mustaine Anne ve Babasına Adadığı Şarkıları Açıkladı
Turkcell Blog yazarı.