Yerli heavy metal`in kalesi olan Diken, Yenilmeyenler albümünü bu sene çıkardı ve Türkçe sözlü metal müzik yapılabileceğini yine kanıtladı. Yurt dışında da ilgi gören albüm özellikle İspanya`da değerlendirmelere girdi, olumlu yorumlar aldı. Dinleyici gözünde başarılı olan albüm üzerine ve Diken`in neler yaptığına, yapacağına dair Taylan Ayık ile konuştuk.

Erkin: Yenilmeyenler ile hedeflediğiniz başarıyı yakaladınız mı?

Taylan: Elbette. Mayıs-Haziran ayı tamamen Yenilmeyenler`in konuşulduğu bir dönem oldu. 7 yıl aradan sonra tarzından taviz vermemiş bir albüm çıkarmış olmanın ödülünü almış olduk. Satış grafikleri de beklediğimizin üstünde oldu. Tabi bu gelişmeler kısa bir süreç için olanlar. Yenilmeyenler ilerleyen yıllara çok daha belirgin damga vuracaktır. Kolay kolay unutulmayacaktır.

Erkin: Albümün oluşum aşamasından bahseder misiniz? Hangi ekipmanları, hangi stüdyoları tercih ettiniz?

Taylan: Stüdyo olarak evlerimizi tercih ettik 🙂 Tamamen kendi imkanlarımızla hazırladık. Herkes kayıtlarını kendi evindeki stüdyosunda aldı. Sonra miks ve mastering yaptık. Ekipman olarak yine elimizdeki imkanları kullandık. Yalnız benim gitar olarak sponsorum vardı: Mile Gitar. Ustamız Fatih Yılmaz`ın değerli ellerinden çıkan gitarımı kayıtlarda kullandım.

Erkin: Ülkemizde Türkçe sözlü heavy metal müziğin en köklü temsilcilerindensiniz. Yaklaşık 25 sene olmuş ve hala üretmeye devam ediyorsunuz. Türkiye`de heavy metalin köklü ve istikrarlı temsilcilerinden biri olarak bu müziğe gönül vermiş genç insanlara neler tavsiye edersiniz?

Taylan: Ben aslında gerçekten genç arkadaşlara önerilerde bulunmayı isterdim ama etrafta bizim tarzımızda çalan genç grup göremiyorum. Neredeyse tüm genç nesil brutal core veya pop rock tarzlara yönelmiş durumda. Ben de modern tarzlara çok aşina olmadığım için çok fazla bir şey söylemem doğru olmaz aslında. Ama şunu belirtebilirim ki genç gruplar kendi tarzlarında belli yerlere gelmek istiyorlarsa öncelikle İngilizce çalan arkadaşlar mutlaka yurt dışını düşünmeli. Yaptıkları demoları mutlaka yurt dışı firmalara yollamalılar. Türkçe yapan arkadaşlar da yılmadan tarzlarında devam etmeli ve bol bol üretmeli. Özellikle hit nitelikli çalışmalar yapmalılar. Akılda kalıcı teknik açıdan daha basit işler grupları her dönemde hatırlatıcı unsurlardır.

Erkin: 19 Haziran’da Dorock XL’da lansman konseriniz olmuştu. Konser nasıl geçti? Beklediğiniz ilgiyi gördünüz mü?

Taylan: Konser müthişti. Seyirci gerçekten harikaydı ve tüm şarkılara katıldılar. Ayrıca Dorock XL her yönden mükemmel bir ortam. Son derece profesyonelce hazırlanmış bir kulis. Yetkili arkadaşların ilgisi de çok iyiydi.

Erkin: Her konuda değişime açık bir ülkede, dünyada yaşıyoruz. Bu süreçte metal müziğin gelişimini ve değişimini nasıl yorumluyorsunuz?

Taylan: Metal her dönemde kendini ön planda tutabilmiş bir müzik türüdür. Çünkü organik ve yalansızdır. Samimi ve realisttir. Bu yüzden her dönemde kendine sağlam yer edinebilmiştir. Türler zaman zaman yer değiştirmiş biri diğerinin önüne geçmiş veya biri diğerinden daha demode olmuş olabilir ama bu müzik türü her zaman hayranlarının gönlünde sağlam yerler edinmiştir. Tabi bu söylediklerim dünya genelini kapsıyor. Dünyada metal hiçbir zaman ivme kaybetmiyor. En küçük kasabasından en büyük metropollerine kadar devasa konserler ve yığınla seyirci festivallere koşup eğleniyor, coşku doluyor. Bizim ülkemiz maalesef bu konuda giderek kan kaybediyor. Bir avuç insanın çabasıyla ayakta durmaya çalışıyor. Sanayileşememiş ve bilgi toplumu olamamış ülkemiz insanının bu müziği kavraması da beklenemez zaten. O yüzden festivaller veya konserler belli şehirler ve mekanlarda yine çok çok az bir kitleyle götürülmeye çalışılıyor.

Erkin: Ülkemizde zor şeyler yaşanıyor. Ana akım medyada popüler olabilen müzikleri icra eden müzisyenler bile ciddi zorluklar yaşıyorken, ülkede albüm satışları neredeyse yok denecek kadar azalmışken heavy metal yapabilmek gerçekten büyük bir başarı. Bu şartlarda birçok sanatçı zorluğa göğüs geriyor. Sizin gibi birçok sanatçı/grup sayesinde müzik susmuyor. Bu şartlar altında Diken’in önümüzdeki zaman içinde ne planları var?

Taylan: Gerçekten ülkemizdeki sanatın durumu içler acısı halde. Bu konuda söylenecek fazla bir şey yok zaten. 90`lı yılları birebir yaşamış biri olarak o dönemleri çok daha iyi olarak tanımlayabilirim bu açıdan. Evet belki evde kayıt yapamıyorduk ama her daim sahne alıyorduk seyirci çok daha iyiydi. Festivaller dolup taşıyordu. Diken 90`lı yılların bu güzel ortamından gelen ve bu sayede sağlam temellere sahip olan tüm gruplar gibi halen daha etkisini sürdürüyor. Bu sayede yeni üretimlere daha hevesli girişiyoruz. Hedef Büyük, Ay Batarken ve İsyan gibi albümleri peş peşe yayınlama fırsatımız ve bu sayede oluşan on binlere varan hayran kitlemizin de etkisiyle varlığımızı sürdürebiliyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu üretim devam edecek. Öncelikle konserler devam edecek. Sonrasında yeni işler için stüdyoya kapanacağız.

Erkin: Albüm koleksiyonculuğuna ilgi duyan biri olarak sevdiğim grupların albümlerini plak formatında almayı seviyorum. Diken’in albümünün/albümlerinin plak olarak basılma ihtimali var mıdır?

Taylan: Bunu çok soran oluyor. Albümün plak olarak basılmasını biz de çok isteriz ama şu an böyle bir şey mümkün görünmüyor.

Erkin: Rock ve metal müzikte konser albümlerinin yeri birçok dinleyici için ayrıdır, şarkıyı canlı kaydedilmiş haliyle dinlemek şarkının daha samimi ve duygusal olarak daha yoğun hissedilmesini sağlar. Diken’den konser albümü dinleyebilecek miyiz?

Taylan: Teknik ortam ve imkanlar yeterli olursa en çok istediğimiz şey bu. Umarım böyle bir imkana kavuşabilir ve bir konserimizi tamamını kaydedip yayınlama imkanı bulabiliriz.

Erkin: Önümüzdeki sene kuruluşunuzun 25. yıl dönümü olacak. Bunun için özel etkinlikler ya da projeler olacak mı?

Taylan: Bu konuda herhangi bir çalışmamız yok. Türkiye şartlarında bu tür şeyleri planlamak pek mümkün olmuyor zaten. Çalmaya üretmeye devam etmek önceliğimiz. Eğer imkanlarımız olursa özel bir şeyler yaparız tabi.

Erkin: 2000`li yıllarda kendini gösteren, ilerleme kaydeden gruplar var. Genç gruplardan hem yerlilerden hem de yabancılardan olmak üzere beğendikleriniz kimlerdir?

Taylan: Ben yaşım ve müzik zevkim gereği 80`lerin kült gurupları dışında pek grup takip etmiyorum. Benim için öncelik old school olması. Aslında tüm grup olarak old school metal hepimizi buluşturan bir nokta. Bu açıdan ben mesela yeni nesil gruplardan İsveçli Bullet ve Airbourne`u çok beğeniyorum. Klasik rock `n` roll tarzını daha sert bir sound`la yorumlayıp gündemde tuttukları için seviyorum. Yerli guruplardan ise benim de miks ve mastering`lerini yaptığım Ankaralı old school thrash metal gurubu Edgeflame ve gitaristimiz Erman`ın grubu Anatolik`i sayabilirim.

Erkin: Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Saygılar, başarılar!

Taylan: Ben teşekkür ederim. Saygı bizden. İyi çalışmalar.