Şaka sanmıştık ama gerçekmiş. Bakırköy Belediyesi ramazan etkinlikleri kapsamında Devil konseri düzenledi. Yaşadık, dinledik, coştuk, sesimiz kısılana kadar bağırdık. Öncelikle Bakırköy Belediyesi`ni cesaretli ve özgürlükçü yaklaşımı için tebrik ediyorum. Güzel bir sahne, ses ve ışık sistemi ile ağırladılar efsaneyi.

Kısaca Devil hakkında bilgi vermek gerekirse, 1977 yılında Egzotik Band`in dağılması ile temelleri atıldı ama resmi olarak çalışmaya başlaması 1980. Rakama dikkat edin, 35 sene önce kurulmuş bir grup. Bu süre zarfında Devil memleketimdeki arabesk furyasına, siyasi ortama ve ekonomik kaosa kafa tuttu. Sahne duruşuyla, ismiyle ve müziğiyle dik duruşunu sürdürdü. Ülkücüler konserlerini basmış, nezarete atılmış, haklarında terör suçu ile ifadeleri alınmış bir gruptur Devil. Bu kadar uzun bir zaman aktif olan bir grup tüm yatırımını sahneye yaptığından, sadece bir albüm çıkarmıştır. İkinci albüm denemesi yarıda kaldı. Grubun elinde kayıtlar duruyor. Belki ileride değerlendirilir.

Gelelim konsere. Konser alanı açıkhava olduğundan kampüs havası hakimdi. Bir tarafta siyahlar içinde şeytanın çocukları, bir tarafta çarşafını sermiş iftar saatini bekleyen amcalar teyzeler. Biz de bu boşluktan fırsat bulup, Takas Pazarı Mecmuası için bir röportaj yaptık. Kuliste, babanız yaşında uzun saçlı, ergen gibi heyecanlı ve öfkeli delikanlı metalciler vardı. Ayrıntılar, mecmuada.

Konserin başlangıç saati 21:30`du. Biz yerimizi aldık ama bir baktık sahneye Karagöz-Hacivat perdesi kuruldu. Bu ne ya derken, CHP belediyesi farkını gördük. Mizah yönü çok kuvvetli ve muhalif bir çizgide çok güzel bir kukla gösterisi izledik. Eğlendik mi? Hem de çok. Grup sahneye çıktığında, sahne önü ramazan etkinliği izlemeye gelmiş amca ve teyzeler doluydu. Müziğin başlaması ile dayak yemiş gibi oldular. Bir kısmı kaçışırken, bir kısmı merakla izlemeye başladı. Biz metalciler ise, bizim için yapılan organizasyonu kenarlardan ezik ezik izlemeye başladık.

Bir süre sonra dayanamayıp sahne önünü zaptettik. Sahne önünde 40-50 metalci hoplayıp zıplayıp bağırmaya başladık. Arkalarda kemale ermiş göbekli amcalar ablalar şarkıları ezbere söyleyip dans ediyordu. Tabi ki konseri tek bir mimik bile göstermeden izleyen ağır metalciler de vardı. Sahnede ise grup resmen patlıyordu. Heyecanları, mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Bu kış Kadıköy`de izlediğimiz Devil sadece ısınma imiş. Kütür kütür performanslar peş peşe geldi. Arada kısa bir konuşma ile rock müzik adı altında arabesk yapanlara ve onları bize rock müzisyeni olarak sunanlara giydirdiler. Albümlerinden çok daha sert bir sound ile acımasızca yorumladılar şarkıları. Çoğumuz fark ettik ki, şarkıların nakaratlarını ezbere söylüyoruz. Beynimize kazınmış sesler görsel hafıza ile birleşince birden dile geldik.

Devil`in vokalisti Sabahattin Taşdöğen yaşlandıkça daha güzel söylüyor. Bizi resmen sersem etti. Seyirciler arasında Eloy Hakan ve Whisky`den Alpay Şalt gözüme çarptı. Şarkı isimlerini tek tek yazamayacağım ama Beyaz Güvercin, Sakın Kanma, Delisin Sen, Haydi Rock n Roll ve Kâbus kendimizi kaybettiğimiz şarkılardan. Arada bilmediğimiz şarkılar vardı. Sanırım yayımlanmayan albümlerden. Devil iki de cover yaptı. Gecenin en güzel anlarından biriydi. Zülfü Livaneli`den Yiğidim Aslanım`ı ve Erkin Koray`dan Sana Bir Şeyler Olmuş`u hep bir ağızdan ezbere söyledik.

Konser sonu biz pert, grup pert oldu. Sağolsunlar bizi kırmadılar ve bolca resim çekindik. Devil ölmediğini ve asla ölmeyeceğini bize gösterdi. Daha çok konser vereceklerinin müjdesini aldık. Bu yaşayan efsaneleri canlı izlemek tüm rock metal dinleyicilerinin boynunun borcudur. Konser sonu belediyenin yetkili ismi, gruba teşekkür etti. Sabahattin Taşdöğen yeni nesil gruplara da sahne vermeleri için söz aldı. Günümüzde hangi grup sadece bize değil, başkalarına da sahne verin der ki?

İşte bir nesil böyle yaşlanmış…

Not: Alpay Şalt ile ayaküstü lafladık. Yakın zamanda kalbine pil takılan vokalistleri Serdar Çokuslu gayet iyiymiş, dinleniyormuş ve endişe edecek bir durum yokmuş. Hepinizin selamını ilettim.

Konser fotoğrafları ve videoları için Mahmut Saral`a teşekkürler.