Devil, 7 Ocak Kadıköy konseriyle piyasaya geri döndü. Bu konseri Bakırköy takip etti ve grup hızını almış bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. Devil`in geçmişini, bugününü ve geleceğini Bakırköy Müzik Aletleri mağazasında Sabahattin Taşdöğen ile konuştuk.

Türk Gitar: Türkiye’de ilk heavy metal ve hard rock yapan gruplardan birini röportaj köşemizde ağırlamaktan dolayı hem çok heyecanlıyız hem de mutluyuz, hoş geldiniz.

Sabahattin Taşdöğen: Hoş bulduk, herkese selamlar.

Türk Gitar: Devil bu topraklarda Whisky ile birlikte metal ve rock müziğe ivme kazandıran iki önemli grup. Konserlerde sürekli eski günlerdeki gibi dayanışmadan, birlik olmaktan söz ediyorsunuz. 1980`lerden bu zamana kadar sizin gözünüzde neler değişti? Kötü bir gidişatın içerisinde miyiz?

Sabahattin Taşdöğen: Eskiden rock grupları arasında dayanışma vardı. Bunu hissedebiliyorduk. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Bazı günler ekmeği ortadan ikiye bölüp paylaştığımız bile oldu. O günlerden bugüne geldik ama bakıyorum, yerimizde saymışız. İnsanlar bencil olmuş, herkes kendini düşünüyor. Ben yapayım, ben konser vereyim diyor. Ben bu bencilliği anlamıyorum. Devil’de ben yok, biz var. Ne zaman bir projeye başlasam, başkalarına da kapı açmayı düşünüyorum, başka gruplar için çabalıyorum. Sonra festivallere bakıyorum yabancı gruplarla dolu. İçimizden bir grup akşam saatlerinde sahneye çıkartılmıyor. Bütün yerliler öğle sıcağında konser vermeye çalışıyor. Biz de eskiden aynı sıkıntıları yaşadık, oradan biliyorum. Festivale gidenlerin bir kısmı yerli gruplara burun kıvırıyor. Elinde imkan olanların yol açması lazım. Piyasa sadece popçulara arabeskçilere çalışıyor. Neden rock müziğe destek yok? Rock camiası da dik durmayı, ses çıkarmayı bilecek.

Son dönemdeki  grupları takip ediyorum, rock adı altında başka müzik yapıyorlar. Altyapılar hemen hemen aynı. Şarkıların verdiği mesaj yok. Şarkılarla bir şeyler anlatmak, yol göstermek lazım. Biz hep barışı anlattık, anlatmaya da devam edeceğiz.

Türk Gitar: Hazır Whisky lafı geçmişken, Ocak`ta Devil ve Whisky 30 yıl sonra aynı sahneyi paylaştı. Hava şartları iyi değildi, beklenenden az seyirci vardı. Aynı konserin garajistanbul`da da olacağı duyuruldu ancak iptal edildi. Bu iptalin sebepleri neydi? Whisky ile bir konser daha bizi bekliyor mu?

Sabahattin Taşdöğen: Ocak’taki konser zor şartlar altında yapıldı. Bence o konser birkaç gün veya 1 hafta ertelenseydi daha güzel olurdu. Ulaşımda sıkıntı yaşadık. Mekana geç gittik, soundcheck alamadan sahneye çıktık. Bu konserin ikincisi yapılacak denildi ama iptal oldu. İptalin nedenini bilmiyorum, biz o işlerle ilgilenmedik. Bize sadece yeri ve saati söyleyeceklerdi. Mekanla anlaşamamış olabilirler diye düşünüyorum.

Devil denince akla Whisky de geliyor. İnsanlar birbirine yakıştırmış bu iki grubu. Türkiye ile Azerbaycan gibiyiz biz. Whisky ile her an bir şey olabilir. Başka gruplarla da sahne paylaşmak istiyoruz. Yeni Whisky’ler olması için yeni gruplara şans vermemiz gerekir. Bu Ocak`taki konserde neden Devil son çıkmadı diyenler oldu. Gazino programı yapmıyoruz. Sağlam olan ilk çıksa da çalar, son çıksa da çalar. Kimse kimsenin sesini de kısmıyor, herkes faydalanıyor.  Whisky ile aramızı bozmaya çalışan kötü niyetli insanlar var, olmaya devam da edecek. Onları ciddiye almıyoruz.

Kadıköy ve Bakırköy konserleri bizim için ısınma turları oldu. Eski sahne şovlarımıza geri dönüyoruz. Daha büyük sahnelerde konserlerimiz olacak.

Türk Gitar: Uzun geçmişi olan gruptan bahsedince, birkaç stüdyo albümleri vardır diye düşünülüyor. Grubun bir stüdyo albümü var. Konserlere hız verilmişken, yakın zamanda yeni Devil albümünü dinleyebilecek miyiz?

Sabahattin Taşdöğen: İlk albümün hikayesini anlatayım. İki yerden albüm teklifi almıştık. Plak şirketlerine gittiğimiz zaman Devil biliniyordu, bize kapılar açıktı. Ben, albüm için Whisky’i önermiştim. Whisky kayda girdi, kasetleri çıktı piyasaya. Bu arada biz de biraz bekledik. Whisky işini hallettikten sonra Armoni ile anlaştık. Stüdyo ile firma arasında sorunlar çıktı. Stüdyo değiştirmek zorunda kaldık. İlk stüdyodaki indirgemeler harikaydı. Stüdyo değiştirdiğimiz için indirgemeler yeni stüdyoya uyumlu değilmiş. Onlar üzerinde oynama yaptılar. Stüdyodaki eleman güya Türk halkı gitar, klavye sevmediği için kendi kafasına göre indirgeme yapmış. Albüm basıldı önümüze geldi, dinledik. Bizim kayda hiç benzemiyor. Adamlarla sound’umuzu yok ettikleri tartışmalara girdik. İlk albüm böyle çıktı. Daha sonra albüm ikinci baskıya girmiş, bizim haberimiz yok. Bize ödeme yapılmıyor. Firmayla ilişkimizi kestik.

Dönemin önemli firmalarından Prestij’e gittik. Mahsun Kırmızıgül, Haluk Levent bu firmayla çalışıyordu. Adamlara Beyaz Güvercin’i dinlettik. Hemen anlaşma yapalım dediler. Ortam samimiydi. Sözleşmenin tazminat bedeline gırgır olsun diye 500.000 Dolar yazdık. Vakit kaybetmeden kayıtlara başlayalım dedik. Gün geçtikçe stüdyoya ödemeler yapılmamaya başlandı. Adam parasını almak istiyor bize tavır koyuyor, O da haklı. Kirasını ödeyecek, harcamaları var. Ortada büyük bir haksızlık var. En sonunda şirketle kavgalı olduk. Gazetecilerin önünde kavga ettik bunlarla. Ercan ve ben sözleşmeyi hemen iptal edelim dedik. Avukatlarınızı gönderin filan dediler ama gazetecileri fırsat bilerek sesimizi daha da yükselttik. Her neyse, bir miktar parayla ses mikseri ve monitörü verdik, konu kapandı.

Biz bu yüzden 5 yıl boyunca hiçbir şey yapamadık. Devil’i bitiren şey, bu sözleşme oldu. Konsere çıksak paranın bir kısmı firmaya gidecek, sözleşmede madde var. Yurt dışı satışı olsa paranın hepsini firma alıyor. Organizasyon yapsak hep cepten yiyeceğiz. Biz de frene bastık. Albümler o yüzden çıkmadı. Kayıtlar hala elimizde. Çok güzel parçalar vardı. Toparlanalım, devam edelim derken Ercan rahmetli oldu. Ercan’ın gidişiyle biz de dağıldık.

Türk Gitar: Yeni albümden birkaç ipucu alabilir miyiz? Single yayımlanıp yayımlanmayacağı da merak ediliyor.

Sabahattin Taşdöğen: Ben single çıkarmaya pek sıcak bakmıyorum fakat, her grup albüm yayımlanmadan birkaç şarkıyı önden veriyor. Biz de öyle yapabiliriz belki.  Çünkü yeni albüm çıktığı zaman hemen internete düşecek, biliyorum. Albüm satmak da eskilerde kaldı. Bu albümü maddi kazanç için yapmıyoruz. Bu yüzden single yayımlayabiliriz gibi duruyor.

Yeni albümde cover şarkılar olacak. Bakırköy’de Yiğidim Aslanım ve İyi Düşün Taşın`ı çaldık. Bu şarkılar artık üzerimize yapıştı. Telif hakkını alırsak albümde olur. Albümdeki şarkıların çoğu Devil imzalı. Eski kayıtların üzerinden geçmeyi de düşünüyoruz. Tekrar yayımlamak isteyen firmalar oldu. Eski kayıtlar ve yeni kayıtlar üzerinde çalışıyoruz. Albüm 2016’da çıkar diye düşünüyorum.

Albümün konsept tasarımları:

 

Türk Gitar: İnternette Devil’in fotoromanlarından birkaç görüntü var. Bu projeyi anlatır mısınız?

Sabahattin Taşdöğen: Devil’in o günlerde reklama ihtiyacı vardı. Fotoroman projesinin başında bulunan arkadaşı da tanıyordum. Devil’i oynatmak istediğini söyledi. Biz de reklamımız olmuş olur diye teklifi kabul ettik. Biz oynamasaydık başkaları oynayacaktı. Rockçıları esrarkeş, serseri, kapkaççı gibi gösteren bir senaryo vardı. Son sahnede, rockçılar arabesk kılıklı iyi aile çocuğunu bıçaklıyordu. Ben hemen senaryoyu değiştirttim. 7 hafta oynamıştı. Değişik bir projeydi, faydalı oldu.

Türk Gitar: Ramazan dolayısıyla tepki çekmemek için Elmas Şato adıyla sahneye çıktınız. Rock dinleyen kitleden, isminizden taviz verdiğiniz için olumsuz bir mesajla karşılaştınız mı? Ayrıca konseri kısaca bir değerlendirebilir misiniz?

Sabahattin Taşdöğen: Rock tayfasından tepki aldık. İsim değiştirdiğimiz için konsere gelmeyenler oldu. Benim bu konudaki düşüncem, isim değişikliğine takılmamak lazım. Elmas Şato bizim eskiden kullandığımız bir isimdi. Elmas Şato ismini seviyorum. Zaten, Elmas Şato diye sahneye çıksak da bizi Devil olarak biliyorlar. Hangi ismi verirsen ver, sahnede Devil olmaya devam edeceğiz.

Biz Devil isminden de çok çektik. Röportaja geliyorlar, şimdi bir de ayin odanızı görelim diyorlar. Ayin odamız diye stüdyoyu gösteriyordum. Bizim ayinimiz bu diyordum. Birileri hedef gösterdi bizi. Buradan ekmek yiyemediklerini anlayınca Akmar olayı patlak verdi. Oradaki çocuklara satanist dediler, Satanizm gündeme oturdu bir anda. Çaldığınız enstrümanlar gavur/şeytan icadı, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışıyorsunuz diyenlerle de karşılaştık.

Konsere gelecek olursak, konsere hasta hasta çıktım ben. Performansım gittikçe düşüyordu ama iyi idare ettim. Birkaç şarkıdan sonra başım dönmeye başladı. Her kesimden insan vardı. Başı kapalılar, ailesiyle gelenler, amcalar, teyzeler, gençler çok renkli bir ortamdı. Onları da kendi tarafımıza çekmek için birkaç tane cover yapalım dedik. İyi de oldu. Herkes eşlik etti. Dediğim gibi bunlar ısınma turlarıydı, daha iyi olacağız.

Türk Gitar: Bakırköy konserinden sonra belediyelerle ilgili bir imza kampanyası başlattınız. Detayları alabilir miyiz?

Sabahattin Taşdöğen: Belediyelerin elinde çok imkan var. En güzel örneğini hepimiz gördük. Botanik parkında güzel bir konser verdik, seyirciyle bütünleştik. Belediyeler kurs açıyor, bahçe yapıyor, park yapıyor. Demek ki stüdyo da açabilir. Stüdyo haricinde, salonlarını gruplara verebilir. Açık alanlarda festival düzenlenebilir. Bunların olması için herkes oturduğu yerden sorumlu belediyeye vermek üzere imza kampanyasına dahil olmalı. Grupları artık barlardan kurtaralım. 18 yaş sınırı yüzünden müzik dinleyemeyenler var. Barda konser verirken, adamın biri alkol alıyor olay çıkarıyor. Öyle bir ortamda nasıl konser vereceksin? Veya, kız düşürmeye gelen tipler oluyor, huzuru bozuyorlar. Belediyeler müzik gruplarının önünü açmaya yardım etmeli. Stüdyo açsınlar, gençlerimiz gitsin prova yapsın. Hafta sonu nikah düğün yapılan salonlarda hafta içi en azından bir gün konsere ayrılsın. Biz Devil olarak bu konunun üstüne gitmekte kararlıyız.

Türk Gitar: Grubun yeni üyesi Uğur Kırat hakkında ne düşünüyorsunuz? Uğur’u öne çıkaran özellikleri ne?

Sabahattin Taşdöğen: Ben bir gruba üye alacaksam önce izlerim. Davranışlarına, ilişkilerine verdiği değere bakarım. Uğur`un sahne duruşu güzel, sahneye yakışıyor. İyi gitarist, çalışkan, efendi bir çocuk. Gruba alacağın biri yarın bir gün, seni rezil de eder vezir de eder. Grup zaten isminden dolayı zan altında. Gruptan birinin olumsuz davranışları herkesi kötü etkiler. Uğur`u 3 ay izledim sonra gruba davet ettim. İşini gayet iyi yapıyor.

Son olarak şunları ekliyim. Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz, birbirimize ihtiyacımız var. Rockçıların hep kendilerini düşünmesi bizim müziğimizin ilerlemesini engelliyor. Güzel günler için kenetlenmemiz, paylaşımcı olmamız lazım.

Türk Gitar: Vakit ayırdığınız için teşekkürler, konserlerde görüşmek üzere.

Sabahattin Taşdöğen: Ben teşekkür ederim, yakında konserlerde tekrar bir araya geleceğiz.