Metal müziğin tüm dünyayı kasıp kavurduğu yılların hemen akabinde, bu tür ve yaşam tarzına en ters lokasyonlardan biri olan ülke, Türkiye’de, yaptığı bir çok yayıncılık faaliyeti ile türün ülkemizde sevilmesine ve yaygınlaşmasına yaptığı büyük emekler ile tanıdığımız Çağlan Tekil hayatını kaybetti.

Bu yılın Şubat ayının ortalarında sosyal medya üzerinden yayılan bir haber ile Türkiye’de metal camiası derinden etkilenmişti. Bu haber, Çağlan Tekil’in beyin kanaması sebebiyle hastaneye kaldırıldığı ve ameliyata alınacağıydı.

Bugün ise acı haber geldi. Beyin kanaması sonrası bir süredir yoğun bakımda olan Çağlan Tekil yaşamını yitirdi. 

Bu yazıda kendisi ile ilgili çok fazla detay ve bilgi vermeyi tercih etmedim çünkü 2015 yılında kendisi ile bizzat gerçekleştirdiğim röportajda hayat hikayesini anlatmıştı. Oradan, Çağlan Tekil’in Türk metal dünyası için neler yaptığını okuyabilirsiniz. Buraya tıklayın.

Mor ve Ötesi vokalisti Harun Tekin bu ölüm haberinin ardından sosyal medya üzerinden kısa bir açık mektup yazarak duygularını ifade etmiş. Bu yazıya, Harun’un satırları ile son vermek istiyorum. İşte Harun’un Çağlan Tekil için yazdığı sosyal medya mesajı:

“Dönem dolusu anım var benim bile. Ilkini, kerem anlatır diye şimdilik anlatmayayım. Sonuncusu, Ankara’daki son senfonik konserimizden. Kuliste uzun uzun muhabbet ettik. 7 şubat. Hayat böyle. Ne ifade ettiğini tanımayanlara anlatmaya çalışacağım. Böyle kaynaklara, müziklere ve her şeylere ulaşmanın hiç de bugünkü kadar kolay olmadığı zamanlarda, bizim ve bizden önceki kuşağın müzisyenlerinin dans ettiği alanı mümkün kılan insanların en önemlilerindendi Çağlan.

Dergicilikle, yayıncılıkla, sentez yaparak, anlatarak, sorarak, dinleyerek, pek delice bir şeye adamıştı kendini: bu ülkede öyle herkesin de sevmeyeceği pek açık olan bazı müzik türlerinin ülkeyle bağını kurmak, insanların birbirinden ve dünyadan haberi olmasını sağlamak, eni konu bir toplu görgü geliştirmek.

Kültür işçisi diye o yüzden yazdım. Emeği var diye. Birileri, doğrudan ne anlama geldiğini sokaktaki adamın zorlukla anlayacağı şeylerle uğraşınca medeniyet yükseliyor.

Ben Çağlan’da gördüğüm adanmışlığı, nezaketi ve devamlılığı pek kimsede görmedim. Neydi motivasyonu? Sevdiği şeyi çoğaltmak? Burayı daha yaşanır kılmak? Ablalar abiler daha iyi bilir. Son plağımızı aldığını biliyorum. Ben de onu bilirim. Teşekkürler abi. İyi ki geçtin buralardan.”

Harun Tekin’in Instagram postuna aşağıdan göz atabilirsiniz.

View this post on Instagram

dönem dolusu anım var benim bile. ilkini, kerem anlatır diye şimdilik anlatmayayım. sonuncusu, ankara’daki son senfonik konserimizden. kuliste uzun uzun muhabbet ettik. 7 şubat. hayat böyle. ne ifade ettiğini tanımayanlara anlatmaya çalışacağım. böyle kaynaklara, müziklere ve her şeylere ulaşmanın hiç de bugünkü kadar kolay olmadığı zamanlarda, bizim ve bizden önceki kuşağın müzisyenlerinin dans ettiği alanı mümkün kılan insanların en önemlilerindendi çağlan. dergicilikle, yayıncılıkla, sentez yaparak, anlatarak, sorarak, dinleyerek, pek delice bir şeye adamıştı kendini: bu ülkede öyle herkesin de sevmeyeceği pek açık olan bazı müzik türlerinin ülkeyle bağını kurmak, insanların birbirinden ve dünyadan haberi olmasını sağlamak, eni konu bir toplu görgü geliştirmek. kültür işçisi diye o yüzden yazdım. emeği var diye. birileri, doğrudan ne anlama geldiğini sokaktaki adamın zorlukla anlayacağı şeylerle uğraşınca medeniyet yükseliyor. ben çağlan’da gördüğüm adanmışlığı, nezaketi ve devamlılığı pek kimsede görmedim. neydi motivasyonu? sevdiği şeyi çoğaltmak? burayı daha yaşanır kılmak? ablalar abiler daha iyi bilir. son plağımızı aldığını biliyorum. ben de onu bilirim. teşekkürler abi. iyi ki geçtin buralardan. #çağlantekil

A post shared by Harun Tekin (@harun_tekin) on