Black Tooth ile Hafta Sonu Metali: Dorock Bar Konserinin Detayları Paylaşıldı

0

Bu Cumartesi (22 Nisan) içip eğlenmek ve de kafaları biraz olsun gündemden uzak tutararak düşen enerji seviyesini yükseltmek için Black Tooth İstanbul’a geliyor. Dorock Bar’ın ev sahipliğini yapacağı etkinlikte Tahrip ve Grapes in the Mouth konuk olarak sahne alacak.

Girişlerin ücretsiz olduğu konserin programı şöyle:

  • Black Tooth 22:30 – 23:45 (75 dakika)
  • Tahrip 21:30 – 22:15 (45 dakika)
  • Grapes in the Mouth 20:30 – 21:15 (45 dakika)

Konserin etkinlik sayfasına buradan gidebilirsiniz.

Rob Trujillo’nun 12 Yaşındaki Oğlu Tye Trujillo, Korn İle İlk Konserine Çıktı

0

Geçtiğimiz hafta sizlere, Metallica’nın bas gitaristi Robert Trujillo’nun 12 yaşındaki oğlu Tye Trujillo’nun, geçici olarak Korn’un canlı performanslardaki yeni bas gitaristi olacağını duyurmuştuk.

Orijinal bas gitarist Fieldy’nin beklenmedik sebeplerden ötürü bir kaç konsere katılamayacak olması sebebiyle, kadroya Tye dahil edilmişti. Ve beklenen an geldi ve Tye ilk konserine geçtiğimiz akşam çıktı.

Fanlar tarafından çekilen bir kaç video var. Aşağıdan izleyebilirsiniz.

Kült’ten Kılıç Darbesi: Albüm Öncesi İlk Single Yayımlandı

0

Melodic death metal grubu Kült albüm çalışmalarını hızlandırmış durumda. Iron Maiden’den “Fear of the Dark” cover’ı ile adını duyurmaya başlayan Kült, “Savaşın Yüzü” isimli şarkısını lyric video olarak yayımladı.

Melodic death metal’i Türkçe sözlü icra eden grup, şu isimlerden oluyor:

  • Selim Yanbaş – Gitar
  • Ozan Gümrükçü – Davul
  • Kaan Yazıcı – Bas, vokal
  • Koray Özyurt – Gitar

Kült’ün ilk albümünün çıkış tarihini henüz bilmiyoruz. “Savaşın Yüzü”nü dinleyenlerden olumlu geri dönüşler alan grup üyeleri ara vermeden hazırlıklara devam edecek.

Buğra Şişman – Bright

Buğra Şişman 20 Mart 2017’de yeni şarkılarını “Bright” adlı EP’de topladı ve dijital platformlardan yayımladı. 8 şarkıyla gelen EP, bir önceki stüdyo çalışmasına göre daha fazla şarkı içeriyor. Enstrümantal müzik dinlemekten hoşlananlar bu albümde farklı duyguları tadabilir.

EP’nin akışı şöyle:

  • Isolated
  • Elephant and the Honey
  • Crossing Lanes
  • 39 Light – Years Away
  • Afterglow
  • Action at a Distance
  • 30th Street
  • Farewell

Nazım Kemal Üre “Elephant and the Honey” ve “30th Street”te bas gitar çalıyor. Jason Rubenstein “Crossing Lanes”da klavye solosunda kendini belliyor. Alex Campbell ise “Afterglow”da konuk solo gitarist olarak yer almış. EP’deki bütün şarkılar Buğra Şişman tarafından yazıldı, kaydedildi, programlandı, mix’lendi. Yeşil ve mavi tonların hakim olduğu artwork’ü ise Alex Pryle çizdi.

“Bright” tam anlamıyla kişisel duyguları yansıtan bir albüm. “Isolated” ile Buğra Şişman’ın dünyasına giriş yapıyoruz. İzole edilmiş gitar dünyasında bazen düşüncelere dalacağız, bazen de hareketleneceğiz. “Elephant and the Honey” tekrar eden tatlı melodilerle başlıyor. Clean gitar ve klavye ruhumuzu sakinleştiriyor. Şarkının ortalarında ritim biraz artıp, daha sonra bir sürprizle clean’dan distortion’a geçiliyor. 4 dakika 22 saniyelik şarkı geçişleriyle dinleyeni diri tutmayı başarmış. “Crossing Lanes” davul ve clean gitar yürüyüşleriyle ilgiyi kendinde topluyor. Bir önceki şarkıda olduğu gibi “Crossing Lanes”da da birden enerji seviyemiz değişiyor. Doyurucu soloların akılda kalması önemli.

“39 Light – Years Away” bana özlem duygusunu çağrıştırdı. Dinlerken gözlerim doldu. Düşüncelere daldıran şarkı daha uzun olsa rahat rahat dinlenirmiş. “Afterglow” umut vaat eden bir parça. Albüm akışı içinde Alex Campbell’in solo bölümleri anlaşılıyor. “Action at a Distance” harekete geçmeden önce temkinli davranmamızı istiyor gibi. Oradan da “30th Street”e bağlanıyoruz. Adı dikkatimi çektiği için albümden ilk bu şarkıyı dinlemiştim. Enerjik bir cadde olan 30 numaralı caddede güzelce rock and roll dinleyebilirsiniz. Uğramadan geçmeyin. “Farewell” outro gibi duran ama kısa bir şarkı uzunluğunda olan bir beste. “Isolated” ile başlayan albümü “Farewell” ile bitiriyoruz.

“Bright” yalnız başına dinlenebilecek bir albüm. Kalabalık ve gürültülü bir ortamda şarkılardan taşıdığı duyguları alabileceğimizi sanmıyorum. Genel olarak sakin ve umut verici şarkılar var. “Ne zaman bitecek bu şarkı” diye düşünmedim. Uzunlukları yerinde olmuş. Enstrümantal müziğe ilgi duyanlar “Bright”ı sevecektir.

Buğra Şişman: “Vibrato Tekniğine Yatırım Yapmalısınız”

0

Kiesel Guitars ile çalışan Buğra Şişman YouTube kanalı üzerinden genç gitaristlere tavsiyeler veriyor. Tecrübeli gitarist 14 Nisan’da paylaştığı videoda vibrato tekniğini anlattı.

Gitara yeni başlayanlar bir an önce hızlanmak ve sevdiği şarkıları hemen öğrenmek istiyor. Bu aceleyle bazı tekniklerin üzerine gidilmiyor. Haliyle zaman ilerledikçe de öğrenilmesi zorlaşıyor. Vibrato bu tekniklerden biri. Doğru ve yerinde kullanılırsa müziğe renk katıyor, güzelleştiriyor.

Eğer vibrato hakkında bilgi almak istiyorsanız Buğra Şişman’ın hazırladığı videoyu izleyebilirsiniz.

Manowar’un Veda Turnesinde Ross the Boss Sahne Alacak Mı?

0

Heavy metal’i Manowar’dan daha güzel anlatan grup pek yok. Sahte metal müziğe adeta savaş açan grup üyeleri bu sene veda turnesine çıkacak. 2014’te İstanbul’a ayak basan Manowar’u bu konserler kapsamında son şov için bekliyoruz.

Hayranların ise merak ettiği bir konu var. Grubun ilk altı albümünde imzası bulunan Ross the Boss’un bu turnede yer alıp almayacağı tartışılıyor. Lucas Gordon Show’a bu konu hakkında açıklama yapan Ross, şunları söyledi:

“Birleşmenin gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Onlar kendi işine bakıyor, ben kendi işime bakıyorum. Eğer beni ararlarsa bu güzel olur. Aramazlarsa da problem etmem. 2005’ten beri Manowar ile sahneye çıkmadım. Geçmişi arkamda bırakıp önüme bakıyorum.”

Türkiye Manowar’un önem verdiği ülkeler arasında bulunuyor. Her konserinde unutulmaz anlar yaşadık. Bu nedenle Manowar son konser için büyük ihtimalle buraya gelecektir. Öncesinde ise Ross the Boss 25 Mayıs 2017’de IF Performance Hall Beşiktaş’ta klasik Manowar şarkılarından oluşan setlist’i ile sahneye çıkacak. Avantajlı dönem biletleri Biletix’te.

Nejat İşler: “Yavuz Çetin Başka Bir Gezegenden Gibiydi”

0

Türkiye’de 90’lı yılların maceraları anlata anlata bitmez. Rock, blues ve metal müziğin güzel olduğu zamanlardı. O dönemde adını duyurmayı başaran, efsane diyebileceğimiz iki müzisyen var. Yavuz Çetin ve Kerim Çaplı farkında olmadan tarih yazmaya başlamıştı.

“Amerikalı gibi gitar çalmak” kalıbı 90’lı yıllara dayanıyor. Yavuz Çetin’i farklı yapan da bu özelliğiydi. Blue Blues Band’in hüzünlü rock and roll hikayesini herkesin bilmeye, bu müzisyenleri daha yakından tanımaya hakkı var. Blue Filmi de bu amaç doğrultusunda yola çıktı ve 21 Nisan’da vizyona girecek.

Filmde Aylin Aslım, Tanju Eksek, Cenk Taner, Yavuzcan Çetin, Nejat İşler, Batu Mutlugil, Teoman gibi isimlerle yapılan röportajlar var. Nejat İşler konuşmasında, “sahneye çıkarken dünya dışından biri geliyormuş gibiydi” diyor. Filmin fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.

Alissa White-Gluz’un The Agonist’ten Kovulma Hikayesi

0

Arch Enemy’nin Angela Gossow yerine tercih ettiği Alissa White-Gluz hayranların beğendiği ve çabuk alıştığı bir vokalist oldu. Alissa’nın beklenmedik bir şekilde kendi grubu The Agonist’ten kovulması dengeleri değiştirmişti. O zaman aralığında yaşananlar The Jasta Show’da ortaya çıktı. Yaşananları Alissa’dan dinliyoruz:

“2013 yılındaydık. Arch Enemy’dan Angela ve Michael gruba katılıp katılamayacağımı sordu. Arch Enemy’e katılırsam dahi The Agonist’e devam etmek istediğimi söyledim. “Senin mutlu olmanı istiyoruz, çalışma takvimimizi ona göre düzenleriz” dediler. O zamanlar zaten Kamelot ile turluyordum. Konuk vokalisti değiştirmeleri zor olmaz diye düşündüm. Sadece The Agonist ve Arch Enemy’e odaklanacaktım. The Agonist bebeğim gibiydi. Grubu ben kurdum, ismini buldum, logosunu çizdim. Fotoğraf çekimlerini bile yönetiyordum.

The Agonist’te yaptığımız müziği seviyordum. Gruptaki herkes yetenekliydi. Birlikte iyi bir enerji yakalıyorduk. Onlara toplanmamız gerektiğini söyledim. Arch Enemy ile görüşmeler başladığı zaman Kamelot ile turnedeydim. Toplandığımız zaman “adını şimdi söyleyemeyeceğim bir grupla gizli sözleşme yaptım. Bu grupla çalışmak istiyorum. Kamelot’tan ayrılacağım. Böylece değişen bir şey olmayacak. İki gruba da zaman ayırabileceğim. Bu hepimiz için iyi olacak. Anlaştığım grupla turneye çıkmak istiyorduk” dedim. Nightwish diye tahminde bulundular. Pek mutlu değillerdi. İki grubun konserleri çakışmadan ayarlanacağına dair garanti verdim. Arch Enemy’nin menajeri Angela beni grupta istiyordu. Çok yardımcı oldu.

2013’ün temmuz ve ağustos aylarında The Agoinst ile turnedeydim. Eylülde Kamelot konserleri vardı. Ekimde The Agonist’in Avrupa turnesi oldu. Kasımda yine Kamelot ile turneye çıktım. Aralıkta The Agonist’le yerel konserlere çıktım. Her şey iyi gidiyordu ama aklım Arch Enemy’deydi. Angela mail trafiğimizde grubun iyi olduğunu ve takvimde problem olmadığını söyledi.

Bir gün The Agonist’ten 3 kişi kapıma kadar geldi. Konuşmamız lazımmış. Kendi grubumdan atılacağım hiç aklıma gelmezdi. The Agonist’ten biri “ya Alissa gidecek, ya ben” demiş. Paniklediğimi hatırlıyorum. Aramızda bu sorunu çözebileceğimizi söyledim ama boşunaydı. Onlar gittikten sonra mail hesabıma girmeye çalıştım, olmadı. Facebook, Twitter ve YouTube sayfalarımıza giremiyordum. O sayfaları ben açmıştım! Kamelot ile turnedeyken paylaşımlar yapılsın diye bazılarına giriş vermiştim. Böyle olacağını düşünemezdim.

Gece yarısı olmuştu. Angela ve Michael’ı aradım. Az önce olanları kabullenemiyordum. Century Media aracılığıyla menajere ulaştım. Bu olanları açıklamasını istedim. “Artık grupta değilsin” dedi. “Ne! Ben bırakmadım. Bu benim grubum, asla bırakmam” dedim. “Bana senin çıktığını söylediler” deyip konuşmayı sonlandırdı. Bütün hayatım mahvolmuştu.

Kişisel mailimden Angela’ya gelişmeleri aktardım. The Agonist’in mail kutusunda yıllardır biriktirdiğim network var. Onlara ulaşmam lazımdı. Güvenlik sorusunu yanıtladım, şifre benim mailime geldi. Daha sonra eylül ayındaki bir mail zinciri dikkatimi çekti. Adını bilmediğim biri vokalist olarak gruba alınmış. Demek ki turnedeyken yazdığım şarkıları onlara gösterdiğimde yüzlerindeki ifade gerçek değilmiş. Benim yerime başkasını almışlar bile.

Kesinlikle ego yüzünden atıldığımı düşünüyorum. Eğer bir anlaşmazlık varsa bunu çözmeye uğraşırım. Mümkün olduğu kadar onlara her şeyi anlattım. Gizli sözleşmeden dolayı “Arch Enemy ile anlaştım” diyemezdim. Ama “sevdiğimiz bir İsveçli grup. Kadın vokalistinin yerine geçeceğim” dedim. Arch Enemy’den başka kim olabilirdi? Neden The Agonist’ten ayrıldığımı merak edenler yazıyordu. Kendi isteğimle bırakmadığımı söylüyordum ve kanıt olarak “War Eternal”dan “Avalanche”yi gösteriyordum. Çünkü bu şarkı başımdan geçenleri anlatıyor.”

Alissa’lı Arch Enemy 2014’e damga vuran albümlerden “War Eternal” ile muhteşem konserlere imza atmıştı.

Değişim İçin Müzik Yeter: The Beatles’ın “Sgt Pepper’s” Albümü Belgesel Oluyor!

0

Tarihte çığır açan rock grupları arasında bulunan The Beatles beyaz perdeye aktarılıyor. “It Was 50 Years Ago Today! The Beatles: Sgt Pepper & Beyond” adıyla gelen belgesel İngiltere’de 3 Mayıs günü vizyona girecek. Alan G Parker’ın yönetmenliğini üstlendiği belgesel 3 Temmuz’da da DVD olarak dağıtılacak.

Bu belgesel için önemli isimlerle röportajlar yapıldı. Simon Napier-Bell, Hunter Davies, Tony Bramwell, Pete Best, Freda Kelly, Philip Norman ve daha birçoğu The Beatles’ı anlattı.

“Sgt Pepper’s Lonely Heart Club Band” haziran ayında 50. yıl dönümüne girecek. Albümün kutlaması için güzel ve kalıcı bir yöntem düşünülmüş.

 

Kreator’dan Mille Petrozza: “Daha Metal Kayıtlar Yapmak İstiyorum”

0

Alman thrash metal devi Kreator daha üç ay önce yeni albümü “Gods of Violence”ı yayımladı. Grubun vokalisti Mille Petrozza yeni albüm tazeyken sıradaki kayıtlar hakkında konuştu.

The Metal Voice röportajında farklı bir ülkede, farklı bir prodüktörle çalışmak istediğini belirten Petrozza, değişik yönlendirmeler almak istiyor.

“Ben ölene kadar bu macera devam edecek. Bence hala heyecan verici. Belki başka bir prodüktörle çalışmalıyız. Farklı bir ülkede kayıtlar yapabiliriz. Daha metal, thrash metal odaklı şarkılar yazmalıyız. Önceliğimiz ne hissediyorsak onu yapmak. Zaman gösterecek.”

“Gods of Violence” ocak ayında piyasaya çıkmıştı ve Kreator’ın 5 yıl aradan sonra çıkardığı ilk albümdü.

Son Haberler