Lars Ulrich Karantina Günlerinde 101 Okey Oynuyor: Peki Yeni Metallica Albümü Gelecek Mi?

0

Metallica davulcusu Lars Ulrich’in karantina günlerinde neler yaptığına dair yeni bir görsel, model eşi Jessica Miller tarafından Instagram’a yüklendi. Jessica’nın Instagram hikayesine attığı son fotoğraf gösteriyor ki, ikili karantina günlerini 101 Okey oynayarak geçiriyorlar.

Biliyorum, hepiniz ‘bu nedir ya’ diyorsunuz şu an. Fakat bu üstte yazdığım paragraf gerçek. Aşağıya Instagram hikayesinin ekran görüntüsünü bırakıyorum.

Lars’ın 101 oynaması üzerine yazılacak çok fazla bir şey yok aslında. O yüzden Metallica’nın son dönemde neler yaptığı ile ilgili bildiklerimizi anlatmak istiyorum. Bildiğiniz veya bilmediğiniz üzere Metallica geçtiğimiz günlerde ‘Blackened’ isimli şarkılarının akustik versiyonunu yayınladı.

Buna ek olarak 28 Ağustos tarihinde S&M 2 albümü yayımlandı. Albüm muhtemelen bilebileceğiniz üzere daha önce yayınlanmış olan S&M albümünün devamı niteliğinde ve bu albümde Metallica’ya San Fransisco senfoni orkestrası eşlik etti.

Bu albümden bir canlı performans videosunu buraya bırakıyorum.

Peki grubun yeni bir stüdyo albümü yapmak gibi bir girişimi var mı diye soracak olursanız, cevap evet. Lars Ulrich, James Hetfield ve Kirk Hammett; katıldıkları bir kaç röportajda karantina sürecinde bir çok materyal ürettiklerini ve bu süreci bir albüm kaydederek sonlandırmak istediklerini dile getirdiler.

Kişisel görüş olarak, 2021’in ikinci yarısında yeni bir Metallica albümü görebileceğimiz düşünüyorum. Umarım gerçekleşir.

Ozzy Osbourne’un Son Hali Sevenlerini Üzdü

0

Black Sabbath vokalisti Ozzy Osbourne‘un son fotoğrafları sosyal medyada rock ve metal topluluklarının yeni gündemi oldu. 71 yaşındaki metal ikonu ilk defa beyaz saçlar ve bitap düşmüş bir halde kameralara yakalandı.

2019 yılının sonu ve 2020’nin başı itibariyle birçok sağlık problemi ile boğuşan Ozzy Osbourne, tüm bunlara rağmen Ordinary Man isimli stüdyo albümünü piyasaya sürmüştü. Özellikle kendisine konulan Parkinson Hastalığı teşhisinden sonra fanlarının büyük bir kaygı ile sağlık durumunu takip ettiği Karanlık Prensi, son görüntüleri ile tüm metal camiasını üzdü.

Aşağıdan görebileceğiniz üzere ilk defa beyaz saçlı hali ile kameralara yansıyan Ozzy, gerçekten yorgun ve bitap düşmüş görünüyor. Belirtmekte fayda olan bir diğer mesele ise Ozzy’nin sağlık durumu ile ilgili kendisinin yaptığı açıklamalar.

Ozzy’nin bizzat ifade ettiği üzere yavaş bir iyileşme süreci yaşamakta olan başarılı vokalist, sağlığına tam anlamıyla kavuşması ile birlikte tekrar stüdyoya gireceğini müjdeledi. Hiçbir zaman emekli olmak istemediğini dile getirip, sahnelere dönüşü ile ilgili bir şeyler söylemese de üretkenliğinden bir şey kaybetmeyeceğini belirtmesi tüm metal dinleyicisi için sevindirici bir gelişme olarak görüldü.

Bahsi geçen fotoğrafları aşağıdan görebilirsiniz.

https://www.instagram.com/p/CFDJtN9H9jM/

Türk Rock Ve Metal Grupları İçin Global Çapta Başarı Yakalamanın Anahtarını Açıklıyorum

0

Türkiye’de rock ve metal müzikle ilgilenen yeni grupların nerede yanlış yaptığı üzerine düşünürken global piyasadaki bu alanın gruplarının neyi doğru yaptığı üzerine biraz kafa yordum. Sonra şunu fark ettim, global olarak büyük dominasyon sağlayan yeni jenerasyon bir metal grubu yok. Rock özelinde ise kaç istisnai durum var.

Hala stadyum konseri yapabilecek kadar büyük olan metal grupları en geç 80’lerden kalma reputasyon ve saygınlıkları sayesinde bunu başarıyorlar. Bu durum bana göre müzikle ilgili planlarımızı şekillendirirken karar vermemiz gereken bir yol ayrımını işaret ediyor. Ki çoğu müzik sevdalısı bu ayrımı öyle ya da böyle yaşıyor ancak tercihler çok keskin olduğu için ortaya çıkan sonuç verimli olmuyor. Peki bu yol ayrımı nedir? Hemen söyleyeyim: kişisel tatmin veya kitlelere dokunabilmek. Kişisel tatmin metalin kompleks yapısını ve zevkini, kitleler ise yeni jenerasyon basit ve kolay tüketilen müziği istiyor.

Eğer gelecekte müzik sektöründe yer edinmek, kitlelere dokunmak ve bu alanda büyümek isteniyorsa, rock ve metali bir kenara bırakmak ve günün trendlerine açık olmak gerekiyor.

Öte yandan, müzikte kişisel tatmini öne koyanlar için maalesef gidebilecekleri global çapta büyük bir yol pek olasılık dahilinde görünmüyor. Metal müzik ile büyük kitlelere erişen yeni jenerasyon gruplar elbette var ancak bunlar sadece metal piyasası için büyük diyebileceğimiz kadar büyükler. Pop ve hip-hop’ın dinlenme ve eriştikleri kitlelerin yanında komik kalıyorlar.

Başarının Anahtarı Burada

Üstte bahsini ettiğim yol ayrımı üzerine söylenebilecek bir şey daha var ve bence bu söyleyeceğim şey bu iki ayrımın kesişim noktası. Müzik ve kariyer planlamamızı siyah ve beyaz gibi keskin çizgilerle ayırmak yerine kendimize bir gri alan belirlememiz gerekiyor.

Bahsettiğim gri alanı uyguladığını düşündüğüm ve bunun karşılığını da bariz bir şekilde alan dünya üzerinde büyük kitleleri peşinden sürükleyen bir grup hali hazırda var. İsmi veriyorum: Imagine Dragons. 

Bu grupla ilgili her zaman tarz tartışmaları yapılıyor. Rock grubu mu yoksa pop grubu mu olduğu hep tartışılıyor. Pop dinleyicisine göre bu grup kesinlikle bir rock grubu. Rock ve metal dinleyenler için ise kesinlikle rock değil ve nefret edilen bir pop grubu. Bu iki kitleye bu hissiyatı yaşatabiliyor olmak, muhtemelen farkında olmadan yaptıkları bir şey ve sonuç muazzam. Rock sevenler de, pop sevenler de onlardan bir şeyler alabiliyorlar. Müzik yapan insanlar için bundan daha önemli bir şey olmaması gerek. Türlere takılmadan kitleye istediğini, ihtiyaç duyduğunu verebiliyor olmaktan daha önemli ne olabilir ki?

Son Söz

Sanırım söylemek istediğim şeyleri anlatabilmişimdir. Türkiye’de çok yetenekli gençlerin metal müzik ile yapmaya çalıştıkları şeyleri birebir gözlemiyorum fakat bir türlü bu yetenek ve yeterliliklerini büyük kitlelere aktaramıyor oluşları beni üzüyor. Kendilerini sözde ‘metalcilik’ davasına o kadar kaptırmış vaziyetteler ki, o yetenekler heba olup gidiyor.

Ortalama bir metal grubunda gitarist olarak beste üreten bir kişinin müzikal üretim noktasındaki seviyesi, şu an Türkiye’de furya haline gelen her bir t-rap şarkıcısından kat be kat daha iyidir bana göre ancak bu yeteneklerini doğru bir yol üzerine aktarma noktasında problem yaşıyorlar. Umarım bu yazı faydalı olur. Kendi gri alanınızı oluşturup, müziğinizi kitlelerin sevebileceği kalıplara sokmanız sizin için hayati önem taşıyor. Kitleyi elinize aldıktan sonra kalbinizden geçen müziği yapmakta özgür olacaksınız.

Çağlan Tekil Hayatını Kaybetti

0

Metal müziğin tüm dünyayı kasıp kavurduğu yılların hemen akabinde, bu tür ve yaşam tarzına en ters lokasyonlardan biri olan ülke, Türkiye’de, yaptığı bir çok yayıncılık faaliyeti ile türün ülkemizde sevilmesine ve yaygınlaşmasına yaptığı büyük emekler ile tanıdığımız Çağlan Tekil hayatını kaybetti.

Bu yılın Şubat ayının ortalarında sosyal medya üzerinden yayılan bir haber ile Türkiye’de metal camiası derinden etkilenmişti. Bu haber, Çağlan Tekil’in beyin kanaması sebebiyle hastaneye kaldırıldığı ve ameliyata alınacağıydı.

Bugün ise acı haber geldi. Beyin kanaması sonrası bir süredir yoğun bakımda olan Çağlan Tekil yaşamını yitirdi. 

Bu yazıda kendisi ile ilgili çok fazla detay ve bilgi vermeyi tercih etmedim çünkü 2015 yılında kendisi ile bizzat gerçekleştirdiğim röportajda hayat hikayesini anlatmıştı. Oradan, Çağlan Tekil’in Türk metal dünyası için neler yaptığını okuyabilirsiniz. Buraya tıklayın.

Mor ve Ötesi vokalisti Harun Tekin bu ölüm haberinin ardından sosyal medya üzerinden kısa bir açık mektup yazarak duygularını ifade etmiş. Bu yazıya, Harun’un satırları ile son vermek istiyorum. İşte Harun’un Çağlan Tekil için yazdığı sosyal medya mesajı:

“Dönem dolusu anım var benim bile. Ilkini, kerem anlatır diye şimdilik anlatmayayım. Sonuncusu, Ankara’daki son senfonik konserimizden. Kuliste uzun uzun muhabbet ettik. 7 şubat. Hayat böyle. Ne ifade ettiğini tanımayanlara anlatmaya çalışacağım. Böyle kaynaklara, müziklere ve her şeylere ulaşmanın hiç de bugünkü kadar kolay olmadığı zamanlarda, bizim ve bizden önceki kuşağın müzisyenlerinin dans ettiği alanı mümkün kılan insanların en önemlilerindendi Çağlan.

Dergicilikle, yayıncılıkla, sentez yaparak, anlatarak, sorarak, dinleyerek, pek delice bir şeye adamıştı kendini: bu ülkede öyle herkesin de sevmeyeceği pek açık olan bazı müzik türlerinin ülkeyle bağını kurmak, insanların birbirinden ve dünyadan haberi olmasını sağlamak, eni konu bir toplu görgü geliştirmek.

Kültür işçisi diye o yüzden yazdım. Emeği var diye. Birileri, doğrudan ne anlama geldiğini sokaktaki adamın zorlukla anlayacağı şeylerle uğraşınca medeniyet yükseliyor.

Ben Çağlan’da gördüğüm adanmışlığı, nezaketi ve devamlılığı pek kimsede görmedim. Neydi motivasyonu? Sevdiği şeyi çoğaltmak? Burayı daha yaşanır kılmak? Ablalar abiler daha iyi bilir. Son plağımızı aldığını biliyorum. Ben de onu bilirim. Teşekkürler abi. İyi ki geçtin buralardan.”

Harun Tekin’in Instagram postuna aşağıdan göz atabilirsiniz.

https://www.instagram.com/p/B-sjEWFFOZR/

Trollemek İcat Edilmeden Önce Fanları Trolleyen Adam: Nirvana’dan Kurt Cobain!

0

Biraz tuhaf bir başlık olduğunun farkındayım ancak söylemek istediğim şeyi söyleyebileceğim daha öz bir cümle bulamadım. Ama merak etmeyin, birazdan her şey anlam kazanacak.

Yine bir çok akşam olduğu gibi Youtube’da popüler veya az popüler grupların az bilinen canlı performans videolarına daldım bugün. Sağ taraftaki önerilerde karşıma Nirvana’nın 1992 yılında çekilmiş bir Smells Like Teen Spirit canlı performans videosu geldi. Açtım dinliyorum…

Bir tuhaflık var. Şarkıyı bir tuhaf çalıyorlar. Kurt Cobain şarkının ölümsüz riff’ini bir tuhaf çalıyor… Bunu yaparken suratında muzip bir gülüş var. Bir süre sonra olay anlaşıldı, bilerek yanlış çalıyor. İzleyenleri troll’lüyor resmen.

Şarkının söz kısmının öncesindeki kısımda da bir takım saçmalamalar yapıyor, kendince eğleniyor. Bu tarz videolarda mutlaka yorum kısmına da bakarım çünkü gözden kaçabilecek bazı ufak detaylar genelde yorum kısmında karşımıza gelebiliyor. Bu videonun altında şöyle bir yorum ile karşılaştım:

“Kurt was trolling before trolling was invented”

Evet, başlık tam olarak bu. Geceme keyif katan bu performans videosunu paylaşmak istedim sadece. Umarım size de neşe katar.

Güncelleme: Bu arada bir ekleme yapayım, ilk başta çaldığı şey Boston’ın More Than A Feeling şarkısının ana riff’iymiş. Bir bakıma Kurt, ona da selam çakmış diyebiliriz.

Dünyanın En Büyük Oyun ve Teknoloji Fuarı E3 Kan Kaybetmeye Devam Ediyor

0

Oyunlarla ve günümüz teknolojisiyle yakından ilgilenen herkesin hayatında en az bir kere gecenin köründe PC başına geçerek canlı takip ettiği, uyanamadıysa dahi yayınlanan videolara ve güncel haberlere erişim gösterdiği bir fuar E3…

Ya da bir süre öncesine kadar öyleydi. Geçtiğimiz yıl Sony’nin sürpriz bir kararla fuardan çekilmesinin ardından, reytingleri adeta tabana vuran fuar için bu yıl da işler hiç iyi gitmeyeceğe benziyor.

Sony’nin art arda ikinci yılda da katılmayacağını açıkladığı ve PS5 lansmanını farklı bir etkinlikte yapacağı ortaya çıktıktan sonra, fuarın düzenleyicisi ESA, etkinliğe olan ilgiyi geri kazanmak için çaresizce savaşıyor.

Son gelen haberlere göre, oyuncuların ilgisini ve güvenini geri kazanmaya çalışan firma, Microsoft ve Nintendo gibi firmaların, fuarda çok daha büyük duyurular yapması için de kesenin ağzını açmaya hazırlanıyor.

Öyle ki bir süredir firmalar için getirisinden çok götürüsü olmaya başlayan bu etkinlik için yolun sonu da yaklaşmış olabilir.

Sony’den PS4 Sahiplerine Kritik Soru: Nintendo Switch Benzeri Bir Sisteme Ne Dersiniz?

0

Bildiğiniz üzere Sony, Microsoft’un Xbox One Series X’i duyurması sonrasında, yeni konsolun lansmanı için gün saymaya başladı. Nintendo Switch’in satış rekorlarını alt-üst eden ve oyunculuğa yeni bir soluk kazandıran ‘Remote Play’ sisteminin başarısı ortadayken, Sony de bu konuda bir adım atmaya hazırlanıyor olabilir.

Reddit cephesinden gelen bir dedikoduya göre, Sony şimdiden PS4 sahiplerinin yeni nesilde bu çeşit bir sistemde oyun oynamak isteyip istemeyeceklerine dair kapalı anketler hazırlamaya başlamış durumda.

Hatta öyle ki, Sony’nin Nintendo’nun kapısını çalarak bu yeni sistemde Nintendo’nun konsola özgü oyunlarını da bulundurmak isteyeceği genel dedikodular arasında.

Ancak Sony cephesinden konuyla ilgili henüz bir teyit almış değiliz. Konuyla ilgili yeni gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam ediyor olacağız.

Ozzy Osbourne’un Son Şarkısı Ölümü Bekleyen Bir Adamın Elveda Mesajı Olabilir

0

2019 yılı Ozzy Osbourne ve fanları için gerçekten çok üzüntülü ve acılı bir yıl oldu. Bir çok sağlık problemi ile uğraşan Ozzy, buna rağmen elinden geldiğince konserlere devam etmeye çalıştı. Bununla da yetinmeyip, yeni albüm kayıtlarına başlayıp bunu sonuçlandırmayı başardı.

2020 yılının ilk ayını bıraktık ve üzüntülü haberler bu aya damgasını vurdu. Rush’ın davulcusu Neil Peart’ün hayatını kaybetmesi ile başlayan süreç, Kobe Bryant’ın ölümü ile farklı bir noktaya geldi. 2020 yılı hem dünya için hem de bizler için uğursuz ve acılı bir şekilde başladı. Bu duruma ülkemizde yaşanan Elazığ depremini de ekleyebiliriz.

Tüm bunların ortasında, Ozzy Osbourne’dan yeni bir açıklama geldi ve Parkinson hastalığına yakalandığını duyurdu. Ki bu açıklama aslına bakarsanız kendisinin yayınladığı son single parçanın hemen akabinde geldi. O parça neydi: Ordinary Man. 

Karanlıklar Prensi’nin yeni albümü Ordinary Man, 21 Şubat 2020 tarihinde piyasaya sürülecek. Albüme adını veren parça Ordinary Man, 9 Ocak 2020 tarihinde yayınlandı. Şarkıda Ozzy’ye eşlik eden isimler adeta Şampiyonlar Ligi gibi. Yardımcı vokal olarak Elton John, solo gitarda Slash, bas gitarda Duff McKagan ve davulda Chad Smith yer alıyor.

Şarkının sözlerine baktığımız zaman adeta bir elveda mektubu gibi olduğunu görebiliyoruz. Ölümden ve sonrasında unutulup gitmekten söz ettiği bu şarkı, sadece bizim için değil bizzat Ozzy’nin eşi Sharon tarafından da son derece üzüntü verici bir şarkı olarak tanımlandı. Sharon, bu şarkıyı sonuna kadar dinleyemediğini ve şarkıyı ne zaman duysa ağlamaya başladığını söyledi.

Ordinary Man’in şarkı sözlerine baktığımızda Ozzy’nin hayatını kestirme bir yoldan anlattığını görebiliyoruz. Şarkıda geçen bir dize ise direkt olarak yüreklere dokunuyor. Türkçe’ye elimizden geldiğince adapte etmeye çalıştık o dizeyi ve şöyle bir sonuç çıktı:

“Renkler gibi solup gittiğimde unutmayın beni
Işıklar söndüğünde kalan boş bir sahne gibi…”

Şarkıyı aşağıdan dinleyebilirsiniz.

Metallica’dan James Hetfield 4 Aylık Rehabilitasyon Sonrası Geri Döndü!

0

Metallica’nın efsane frontman’i James Hetfield, 4 aylık rehabilitasyon sürecinin ardından ilk defa kameralar karşısına çıktı. Bildiğiniz veya bilmediğiniz üzere, Metallica tarafından 4 ay önce yapılan resmi açıklamada, grubun bir süre faaliyetlerine ara verdiği açıklanmıştı.

Bu açıklama ile birlikte, James Hetfield’ın alkol bağımlılığı sebebiyle rehabilitasyon sürecine başladığı da bildirilmişti. O günden bu yana James Hetfield’ı herhangi bir aktivite ya da sosyal mecrada göremedik.

Dün akşam, Peterson Automotive Museum isimli etkinliğe katılan James Hetfield, ilk defa kişisel custom klasik araba koleksiyonunu görücüye çıkardı. Etkinlikte yapılan mini bir panele de katılan Papa Het, moderatör ve katılımcıların sorularını yanıtladı.

Aşağıdaki fotoğraflardan görebileceğiniz üzere, kendisi son derece sağlılık ve neşeli görünüyor. Saçlarını tekrar kestiği de dikkatimizden kaçmıyor. İkonik bıyığına ise dokunmamış.

https://www.instagram.com/p/B7-jcgaAfN6/

https://www.instagram.com/p/B7-kH2aAADV/

https://www.instagram.com/p/B7-fO_spG8S/

 

Vince Neil, Mötley Crüe Üyeleri Arasındaki Kavga Dedikodularını Sonlandırdı

0

Mötley Crüe vokalisti Vince Neil, Twitter üzerinden yaptığı açıklama ile bir kaç dedikodu hakkında net ve kesin ifadeler kullandı ve bunları yalanladı.

Grubun tekrar sahnelere döneceği ile ilgili iddialara yanıt veren Vince, böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirtti.

Ayrıca davulcu Tommy Lee ile arasında ufak bir sürtüşme yaşandığı iddialarını ise kesin bir dille yalanladı. Tüm bu açıklamalara ek olarak, bu tarz dedikodulara fanların itibar etmemesini söyledi.

Davulcu Tommy Lee, sosyal medya hesabından Vince’in tweet’ini paylaşarak onun açıklamalarını doğruladı.

Son Haberler