Selim Işık Röportajı

0

– Türk Gitar: Hoşgeldiniz, röportaj isteğimizi geri çevirmediğiniz için çok teşekkür ederiz.
– Selim Işık: Asıl ben böyle bir site hazırladığınız için size teşekkür ederim.

– Türk Gitar: Öncelikle genç bir gitarist adayı olarak, çektiğiniz videolu derslerden ötürü size çok teşekkür etmek istiyorum. Videolu dersleriniz sayesinde bir çok genç gitarist adayı zevkle ve keyifle gitar öğrenmeye başlayabiliyor. Bu işe kalkışmadan önce bu kadar geniş kitleler tarafından izlenip sevileceğinizi tahmin ediyor muydunuz?
– Selim Işık: Tahmin ettiğimin üzerinde şeyler oldu elbette. 🙂 Ben başlarken bu videoların en fazla 30 bölümde biteceğini düşündüm ama o kadar çok anlatacak şey varmış ki 100 bölüme tamamladım. Sonucunu hiç düşünmeden, hizmet etmek için yaptım bu videoları ve hayatımda yaptığım en güzel iş olduğuna inanıyorum.

– Türk Gitar: Videoları çekme fikri nereden çıktı?
– Selim Işık: Bizim zamanımızda diye başlayarak yaşımı belli etmek istemem ama 🙂 bizim zamanımızda küçücük bir bilgi için aylar yıllar uğraşırdık, bilen biri yoktu, olan da anlatmazdı. Türkiye’de böyledir beklide ama müzisyenlerin çoğu bilgisini asla paylaşmak istemezdi. Ben bunun her zaman yanlış olduğunu düşündüm. Elime geçen ilk fırsatta da bildiğim her şeyi anlattım. Anlatmaya da devam ediyorum. Ömrümün sonuna kadar öğrenip öğrendiklerimi anlatacağım.

– Türk Gitar: İlk ders videonuzu koymanızın üzerinden 4 yıl geçmiş. Bu 4 yıllık süreçte müziğe bakış açınız ve vizyonunuzda ne takım değişmeler oldu? Öncesinde kendinizi bir eğitmen olarak mı yoksa sahne adamı olarak mı görüyordunuz, şimdi düşünceniz ne durumda?
– Selim Işık: Elbette sahne adamıyım, ben müzisyenim. Benim artım anlatma yeteneğim ve sabrım, bu sayede öğretmenliğe devam edebiliyorum. Ben her zaman gelişime açık biri oldum, egolarım işin içine bilgi girdiğinde yıkılır. 10 yaşında bir çocuktan bile öğrenirim. Sadece müziğe değil yaşadıklarınız hayata bakışınızı değiştiriyor. Müziği tarz olarak ayırt etmiyorum iyi müzik ve kötü müzik olarak ayırt ediyorum.

– Türk Gitar: 80 Kalibre grubuna geçmek istiyorum. Grup nasıl gidiyor, neler yapıyorsunuz?
– Selim Işık: Grup büyük oluşumlar ve değişimler içinde taş gibi bir albümle geliyor. En son benim hazırladığım Karma albümleri için Beyin sizsiniz adlı parçayı hazırladık. Şimdide 10 şarkıdan oluşan konsept bir albüm hazırlıklarında. 3 şarkı tamamlandı ve bir maxisingle dvd hazırlığında. Bu da sevenlerimize müjdemiz olsun.

– Türk Gitar: Dışarıdan gördüğüm kadarıyla tam bir headbanger’sınız. 80 Kalibre grubunda da bunu görebiliyoruz. Türkiye’de tutulan rock gruplarının aksine sert müzik yapıyorsunuz. Pentagram gibi Türkiye çapında bir çıkış yakalayabileceğinize inanıyor musunuz?
– Selim Işık: Ben Türkiye çapında bir çıkış yakaladığımıza inanıyorum ama elbette sert müziğin dinleyici kitlesi oldukça az ve zor beğenen bir kitle. Her zaman bir kıyaslama söz konusu ve kıyaslandığın gruplar milyon dolarlık bir sektörün grupları. Biz bu ülkede metali bambaşka bir çizgiye taşıyacağız. Şu an bunun hummalı çalışmaları içindeyiz.

– Türk Gitar: Gitar çalmaya nasıl başladınız, bir hikayesi var mı?
– Selim Işık: Tam hatırlamıyorum. 🙂 Ama metal müziği duyduğum an bu müziğin bir parçası olmayı hayal ettim. Ve hayal ettiğimin ötesine ulaştım. Tabi ki hayatımda tanıdığım her insandan çok daha fazla çalıştım.

– Türk Gitar: Gelişim süreciniz nasıl oldu, eğitim aldınız mı?
– Selim Işık: Bir eğitim almadım, üniversitede elektronik okudum ama gitar ve müzik sevdamdan ötürü ders yerine armoni ve egzersiz çalıştım. O yıllarda Ada Ekspresi adlı gruptaydım, bu grup ve grup elemanları özellikle Erhan Turan (grubun diğer gitaristi) müzikal anlamda ve hayata bakış anlamında bana çok şey kattılar.

– Türk Gitar: Bir eğitmen olarak gençlerin tab metodu üzerinden gitar çalmaya başlamasını sağlıklı buluyor musunuz?
– Selim Işık: Elbette sağlıklı değil. Ama ben de dahil bunu değiştiremeyiz artık. Sadece bu sisteme notayı eklemeye çalışmamız gerekiyor. Yeni çıkacak metodumda özellikle bunun üzerinde durdum. Bir rock orkestrasında 2 gitar bir bas varsa nota olmadan da belki çalışılabilir ama işin içinde farklı enstrumanlar olunca o zaman tab okuduklarına pişman olacaklardır. 🙂 Kemancıya “üçe yedi” de bakalım sana ne diyecek. 🙂

– Türk Gitar: Signature gitarınız var. Nasıl gelişti olaylar, bir de sizden dinleyelim?
– Selim Işık:Erdem Koca ile yoğun muhabbetimiz sonunda gelişti, harika oldu. Üzerinde ismin yazan bir gitarın olması ve tamamen senin zevkine ve tasarımına göre yapılmış olması çok özel bir durum. Darısı genç gitarist kardeşlerimin başına.

– Türk Gitar: Şu an müzik sektöründe geldiğiniz konumu nasıl buluyorsunuz? Önümüzdeki döneme dair planlarınız ve beklentileriniz neler?
– Selim Işık: Üretim bitik, rock grupları tamamen piyasa olmuş durumda. Birkaç direnen grup var. Ben kendi adıma Karma albümleri ile üretimi arttırmaya çalışıyorum. En son yaptığım Karma III ve IV ile farklı grup ve kişilerin hazırladığı 23 besteyi yayınladım. Ama imkanımız olsa da daha büyük projelerle üretimi arttırsak. Çok yetenekli gençlerimiz var ama destek ve paylaşım inanılmaz az.

– Türk Gitar: Müzik ve gitar haricinde neler yapmaktan hoşlanır Selim Işık?
– Selim Işık: Hayatım işim oldu. Üstte dediğim gibi hayatımda benim kadar çalışan birini görmedim. Ama umudum var, bir iki gün tatil yaparım bu aralar. 🙂 Fırsat bulursam sinemaya gidiyorum, bir de bisikletim var. 2 haftada bir vaktim olursa sahile inip pedal sallıyorum.

– Türk Gitar: Son olarak genç gitarist adaylarına çok kısa tavsiye edebileceğini bir şey var mı? Derslerde çok fazla şey tavsiye ediyorsunuz gerçi ama en kısa ve özünü alalım şimdi sizden. 🙂
– Selim Işık: Özel olsunlar.

– Türk Gitar: Bizi kırmayıp röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için bir kez daha teşekkür ederiz. Görüşmek dileğiyle.
– Selim Işık: Gitara, müziğe, sanata emek veren herkesin yanındayım. Sevgiler.

Fulya Akgün Röportajı

0

– Türk Gitar: Öncelikle hoşgeldiniz, röportaj isteğimizi geri çevirmediğiniz için çok teşekkür ederiz.
– Fulya Akgün: Ben teşekkür ederim. Turkgitar.net gibi bir sitenin içinde yer alacak olmak keyif verici.

– Türk Gitar: Erken yaşlarda gitara merak sarmışsınız, olayların nasıl geliştiğinden biraz bahseder misiniz?
– Fulya Akgün: Tabii ki. İşin aslı, beni gitara yönlendiren annemdir. İlkokul çağlarında dizim sakatlanmıştı. O dönemlerde aileler çocuklarını spora ya da müziğe yönlendirirler bilirsiniz. Bir gün annem gazetede Eric Clapton’ın bir ropörtajında, aynı şekilde bacağından bir sıkıntısı olduğu için gitara yönlendiğini okumuş. Onun üzerine beni Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde klasik gitar kursuna göndermeye karar vermiş. Gitarı ilk elime aldığımda ve örümcek egzersizlerini yapmaya başladığımda gitara, kelimenin tam anlamıyla aşık oldum. Kursta toplu ders yapıyorduk. Süreç içerisinde hocamla birebir ders yapmaya ihtiyaç duymaya başlamıştım. 13 yaşındaydım ve lise giriş sınavlarına girmek üzereydim. Sınavlara hazırlanıyordum ve bir yandan da harıl harıl gitar çalışıyordum. Solfej hocam Aşkım Güney’în beni yönlendirmesi ve hem Aşkım hocamın hem de gitar hocam Tülünay Engin hocamın beni sınava hazırlaması sayesinde İstanbul Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’ne girmeye hak kazandım. 2 yıl sonra da İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın lise bölümüne geçiş yaptım. Profesyonel müzik hayatıma bu şekilde ilk adımı atmış oldum ve şimdi buradayım.

– Türk Gitar  Lise ve akademik eğitim sürecinizin temelinde hep sanat, müzik ve gitar vardı. O dönemleri bir de sizin ağzınızdan dinleyelim.
– Fulya Akgün: Lisedeyken gözüm gitarımdan başka bir şey görmüyordu açıkçası. Çokça klasik ve jazz konserlerine giderdim. Konservatuarda çok fazla dersimiz olduğu için boş zamanlarımda -okulda Akvaryum dediğimiz bir yer vardı- kendimi gitar çalışırken bulurdum. Biraz içime kapanıktım diyebiliriz. Ruhumu anlatan ve doyuran en yakın arkadaşım gitarımdı. Tabii ki çok yakın arkadaşlarım da vardı. Fakat müzik, gitar ve sanatla iç içe olmak benim için bir meditasyon yöntemiydi adeta.

– Türk Gitar: Elektro gitara ve rock müziğe olan ilginiz ne zaman başladı?
– Fulya Akgün: Ortaokul sıralarında az kafa sallamadım. Sene 97, walkmande Pentagram’ın Anatolia albümü ve gitarda Demir Demirkan… Öğle tenefüsünde en yakın arkadaşım Figenle –hala öyle- aynı anda walkmanleri açıp karşılıklı kafa sallarken müdür yardımcısına yakalanmışlığımız vardır. Bunun dışında bir Şebek fanzin fanıydım ve Rotting Christ, Amorphis, Inflames’i delicesine dinlerdim.

– Türk Gitar: Kırmızı’ya nasıl dahil oldunuz?
– Fulya Akgün: Sene 2005…Günlerden bir gün, ben konservatuarda gitar çalışırken, -daha önce hiç arkadaşlık etmememize rağmen- konservatuarın şan ve arp bölümünden mezun olan solistimiz İdil Çağatay, bana gelip ‘Gitaristim olur musun’ diye sordu ve ben de hiç düşünmeden kabul ettim. Ve her şey böyle başladı. O gün bugündür birlikteyiz.

– Türk Gitar  Türkiye’de rock piyasasında bayan vokallere rastlıyoruz fakat solo gitarist sıfati ile bir bayanı görmek çok alışkın olunan bir şey değil. Siz bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz, ne hissediyorsunuz? Çok keyifli olmalı.
– Fulya Akgün: Öncelikle evet çok az rastladığımız bir durum. Fakat ben inanıyorum ki Türkiye’de evlerinde çalışan ve gün ışığına çıkmamış gitar çalan çok kadın var. Ben çok çalıştım ve çok koşturdum. Grup olarak çok fazla sahne almış olmamızın da pozitif etkisi çoktur. Çünkü bir müzisyen sahne aldıkça olgunlaşır. Kolay bir süreç değildi ve çalışma şartları zorluydu. Bütün bunların üstesinden gelmeyi başardığıma inanıyorum. Öncelikle çok çalışmak ve çalıştığınızı insanlara bir şekilde göstermek gerekiyor. Çalışmak derken, oturup sadece gitar çalışmaktan bahsetmiyorum. Hayata çalışmanız gerekiyor. Bu süreçte insan ilişkilerinizin gelişmesi, başka sanatlara ilginizin çoğalması ve bunu araştırarak büyütmeniz, politikayla ilgilenmeniz ve insanlara söyleyecek bir şeyleriniz olması gerekiyor. Yaptığınız müzikle bir şey anlatmıyorsanız boş konuşuyorsunuz demektir. Hem ben hem de grupça hep bunu yapmaya çalışıyoruz. Bunu yapmayan her müzisyen silinmeye mahkum. İşte bundan dolayı ya da işin zorluklarından dolayı ortaya çıkamamış ya da silinmiş kadın müzisyenler var.

– Türk Gitar: Atölye Gitar’ı kurma fikri nereden çıktı?
– Fulya Akgün: Kendimi bildim bileli bir şeyler öğretme çabasında olan bir insanım. Bu yolda her şeye kendim tırmalayarak ulaştım ve kolay olmadı. İstiyorum ki çocuklar, gençler bu sıkıntıları yaşamasınlar. Onlara tecrübelerimizle yol gösterelim. Hayatın amacının öğrenmek ve öğretmek olduğunu düşünen ve eğitimin gücüne çok fazla inanan bir insanım. Hal böyleyken, bire bir ders verebileceğim güzel bir ortam yaratmak istedim ve sonucunda o yer Atölye Gitar oldu.

– Türk Gitar  Kendi çabaları ile gitar öğrenip, çok iyi yerlere gelen gitaristler hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir eğitmen ve eğitimli bir gitarist olarak sizi ne düşündüğünüzü okurlarımız da çok merak ediyordur.
– Fulya Akgün: Tabii ki takdir ediyorum. Bu tür olaylar, insanın isteyince neler yapabileceğini gösteriyor. Kendi şansınızı kendiniz yaratıyorsunuz, yeter ki ne istediğinizi bilin. Bu noktada genler, yetenek, keşifçi-araştırmacı ruh (kişilik özellikleri ) ve disiplin devreye giriyor. Birçok güçlü özelliğiniz birleştikten sonra yapılamayacak hiçbir şey olduğuna inanmıyorum.

– Türk Gitar  Şu an müzik sektöründe olmak istediğiniz yerde misiniz? Geleceğe dönük planlarınız ve beklentileriniz neler?
– Fulya Akgün: Şu an müzik sektörü son derece yozlaşmış durumda. Sanata ve sanatçıya gereken özen ve destek gösterilmiyor. Yeni eserler halkla tanıştırılmıyor. Şu an bu konjonktüre rağmen iyi durumdayız diyebilirim. Yapmak istediğimiz çok fazla şey var tabii ki. Müzik sektöründen ve medya patronlarından beklentim, artık aynı şeyleri çevirip temcit pilavı gibi insanların önlerine sunmamaları, insanları üst düzey ürünler ve yeni sanatçılarla tanıştırmaları ve halkın araştırmasına imkan vermeleri olacaktır.

– Türk Gitar  Ne tarz müzikler dinlemekten hoşlanıyorsunuz? Özellikle çok beğendiğiniz ve ilham aldığınız birileri var mı?
– Fulya Akgün: İşim müzik olduğu için her tarz müziği dinlemeye çalışıyorum. Steve Lukather, Andy Timmons çok beğendiğim ve ilham aldığım isimler.

– Türk Gitar  Son olarak, sitemiz amatör gitaristleri eğitmek ve bilgilendirmek amaçlı bir site olduğu için, hazır sizin gibi bir eğitmeni de bulmuşken onlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
– Fulya Akgün: Herkes günde 8 saat çalışmanız gerektiğini söyleyebilir fakat ben şunu diyeceğim. Tamamen konsantre bir şekilde günde 2 saat çalışmanız yetecektir. Bir gün çalışıp 1 hafta çalışamamaktansa bu planı uygulamalarını öneririm. Çok gezmelerini, görmelerini, çok insan tanımalarını, gündemi takip etmelerini ve bunu enstrümanlarına yansıtmalarını tavsiye ediyorum. Son olarak enstrümanlarına asla küsmesinler ve yeniliklerden haberdar olsunlar.

– Türk Gitar: Bizi kırmayıp sorularımıza verdiğiniz içten cevaplar için çok teşekkür ederiz.
– Fulya Akgün:Ben teşekkür ederim, müzisyen adayları için çok faydalı bir röportajdı.

Ant Şimşek Röportajı

0

– Türk Gitar: Hoşgeldiniz, röportaj isteğimizi geri çevirmediğiniz için çok teşekkür ederiz.
– Ant Şimşek: Rica ederim.

– Türk Gitar  Müzik ve gitar ile başlamak istiyorum. Gitar çalmaya kaç yaşında başladınız ve o ilk kıvılcım nasıl oldu?
– Ant Şimşek: Gitar çalmaya 15 yaşında başladım. İ.Ü Devlet Konservatuarı sınavını kazandım. Aslında piyano istiyordum fakat yaşım geçmişti. Klasik gitar bölümüne başladım.

– Türk Gitar  Eğitim sürecinizden bahseder misiniz?
– Ant Şimşek: Yarı zamanlı olarak  konservatuarda okurken normal lisem bitti ve Marmara Üni. Eğ.Fak. Müzik Eğitimi Bölümü’ne girdim. Bir süre iki okula da devam ettim. Konservatuarı altı yıl sonra bıraktım.Marmara’dan 1994’te mezun oldum.

– Türk Gitar: Profesyonel anlamda gitaristlik yapmaya ilk olarak Pop şarkıcılara eşlik ederek başladınız, kimlerle çalıştınız?  
– Ant Şimşek: Şarkıcılara eşlikten önce küçük mekanlarda çalmaya başladım. 93’ten sonra eşlik müzisyenliği hayatım başladı. 30’dan fazla şarkıcıyla çalıştım. Tam listesini web sitemde bulabilirsiniz. – Buraya tıklayınız-

– Türk Gitar: Levent Yüksel’in Sıfır KM projesine başlangınız nasıl oldu?  
– Ant Şimşek: Zaten yıllardır Levent’in orkestrasındaydım.Böyle bir projeden bahsetti,bende hemen kabul ettim.

– Türk Gitar  Kendinizi Pop müziğe mi yoksa Rock müziğe mi daha yakın görüyorsunuz?
– Ant Şimşek: Aslında müziği türüne bakarak dinlemem ama en çok dinlediklerime bakınca rock müzik listede en üstte yer alıyor. Çalmaya gelince tabi ki rock. 🙂

– Türk Gitar  İlham aldığınız ve “onun gibi olmak için” çabaladığınız gitaristler hangileri?
– Ant Şimşek: Açıkcası kimse gibi olmaya çalışmadım. Paco De Lucia gibi nasıl olunur? :))) Elektrik gitardan bir haber olduğum yıllarda klasik ve flamenko gitaristlerle çok ilgilendim. Elektrik gitarda ilk Steve Vai “Cross Road” filminde beni çok etkilemişti. Steve Lukather, Paul Gilbert, Malmsteen, Satriani, Petrucci hiç düşünmeden saydığım gitaristler.

– Türk Gitar  Siz profesyonel eğitimli bir gitarist olarak gitar çalmaya hevesli olan gitaristlerin kendi kendilerine gitar çalmayı öğrenmelerini sağlıklı buluyor musunuz? Eğitim şart mı sizce?
– Ant Şimşek:Evet bir eğitimci olarak usta-çırak olayının çok önemli olduğunu söylemeliyim.Artık eskisi gibi değil,her dökümana,her videoya,her kayıta ulaşmak çok kolay.İnternette bütün teknik çalışmalar var. Kendi kendini motive edip sıkı çalışabilen biri çok iyi yerlere rahatlıkla gelir ama tecrübeli bir eğitimciden alacaklarını dökümanlar veremez.Yeni başlayanlar evde altyapılar üzerine çaldıktan sonra sahnede canlı çalmaya başladıklarında farkı anlayacaklar.

– Türk Gitar  Şu an müzik sektöründe olmak istediğiniz yerde misiniz? Geleceğe dönük planlarınız ve beklentileriniz neler?
– Ant Şimşek:Ben çok hırslı biri değilim, şurada olmalıyım diye yola çıkmadım. Bazı sağlık problemleri yaşadım, o nedenle Sıfır Km projesinde daha çok kayıt ve konser beklentilerim biraz yavaşladı. İnşallah ileride gerçekleşir.

– Türk Gitar: Hobileriniz neler? Gitar ve müzik haricinde neler yapmaktan keyif alıyorsunuz?  
– Ant Şimşek: Motora binmekten çok keyif alıyorum. Bisiklete de… Puzzle yapmaktan ve bilardo oynamaktan da çok hoşlanırım.

– Türk Gitar : Son olarak, sitemiz amatör gitaristleri eğitmek ve bilgilendirmek amaçlı bir site olduğu için onlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?
– Ant Şimşek:Zaten çok çalışmaları lazım ama bunu disiplinli ve düzenli bir şekilde yapın.Bir gün 8 saat çalışıp sonra 2 gün gitara dokunmadan olmaz. Ve en önemlisi çok ama çok müzik dinleyin.

– Turkgitar.net: Bizi kırmayıp sorularımıza verdiğiniz içten cevaplar için çok teşekkür ederiz.  
– Ant Şimşek: Ben teşekkür ederim.

Korkut Peker Röportajı

0

– Türk Gitar  Öncelikle hoşgeldiniz, röportaj isteğimizi geri çevirmediğiniz için çok teşekkür ederiz.
– Korkut Peker: Ben teşekkür ederim, Turkgitar.net gibi internet ortamlarının ilgi görmesi ve çoğalması keyifli bir gelişme…

– Türk Gitar: İşimiz ve odak noktamız gitar olduğu için hemen gitardan giriş yapalım. Gitar çalmaya kaç yaşında başladınız, sizi teşvik eden neydi?
– Korkut Peker: Gitar çalmaya 16 yaşımda başladım. 14 yaşımdan beri klarnet çalıyordum, ayrıca Erkan Oğur ve Erdinç Şenyaylar’ın etkisinde kalmış biri olarak gitar çalmayı çok istiyordum. Elime geçen ilk telli saz, telleri eksik bir curaydı ve onu kurcalıyordum. Lise 2’nci sınıfta Eric Clapton, Nirvana ve Metallica bodoslama olarak hayatıma girince hepsini bir kenara koyup gitar çalmaya başladım.

– Türk Gitar  Ne tür eğitimler aldınız? Günümüzde metot kitapları ile kendi çabalarıyla gitar öğrenmeye çalışan gençler hakkında ne düşünüyorsunuz?
– Korkut Peker: Uzun bir süre düzenli ve ciddi bir eğitim almadım. Etrafımızdaki büyüklerimizle zaman zaman beraber çalışıp kendimizi geliştirmeye çalıştık. Ama çoğunlukla tek hocam “kulağım” oldu. Duyarak çalıp taklit ederek, çaldıklarımı küçük bir teybe kaydedip dinleyerek kendimi geliştirmeye çalıştım. 2004 yılında kısa bir süre Kim Bunlar, Kıraç ve Fenomen’den tanıdığımız Barış Bölükbaşı ile çalıştım. 2009-2011 arasında da müzik konusunda en büyük manevi hocam olan Erkan Oğur’la Nazım Hikmet Akademisi’nde çalışma şansı elde ettim. Akademide Emin İgüs ve Alkan Akıncı’nın da müziğimi geliştirmek adına önemli katkıları olduğunu söylemeliyim. Metot kitapları ile kendi kendine öğrenmeye girişip teknik olarak çok önemli yollar kateden insanlar tanıdım. Bu, insanın kendi kendinin hocası olup, kendi kendini disipline edebilmesi ile ilişkili. Ama bu sürecin bir yerinde yanınızda bir “bilirkişi” olması çok önemlidir. Çünkü mesela sadece tekniğinizi geliştirmek değil, vizyonunuzu ve Okay Temiz’in dediği gibi “taktiğinizi” de geliştirmekten geçer. Bunun için de sizden daha tecrübeli birilerinin görüşleri ve yönlendirmeleri önemlidir.

– Türk Gitar  Konu gençlerden açılmışken, Türkiye’de yeni başlayanlar arasında oldukça rağbet görmekte olan tab öğrenme metodunu bir gitaristin gelişimi açısından sağlıklı buluyor musunuz?
– Korkut Peker: İlk dönemler ben de tab’lardan çok faydalanmışımdır. Geleneksel “Sweet Child O’mine’ın başını çıkarmak” ya da Black Hole Sun’daki garip akorların yerini bulmak gibi geçici arayışlarda faydası olmuştur. Tab’la yetinmek bir ihtiyaç meselesidir. Hayatınız boyunca sadece gitar solosu tekniklerini hatim edip sevdiğiniz “kazık” şarkıların sololarını çıkarmaktan daha başka, daha fazla şeyler amaçlıyorsanız nota öğrenmek, en azından nota dilinin temelini çözmek çok daha önemlidir.

– Türk Gitar  Istanbul Arabesque Project ile çalmaya ne zaman başladınız? Sizi nasıl buldular veya siz onları nasıl buldunuz?
– Korkut Peker: IAP’nin kurucusu ve prodüktörü Barbaros Akbulut ile Rüya adında bir pop rock grubunda birlikte çalıyorduk. O bana böyle bir projeyi yıllardır hayata geçirmek istediğinden bahsetti ve ben de yıllardır Türk müziği ve hatta arabesk tınıları içeren bir projede çalmak konusunda niyetli bir arabesksever olarak seve seve kabul ettim.

– Türk Gitar  Arabesk müzik her zaman Türk insanı tarafından sevilen bir tür olmuştur, bu bağlamda bu durumun ekmeğini yediğinizi düşünüyor musunuz?
– Korkut Peker: Arabeskin Türk insanı tarafından sevilmesinin ekmeğini, arabeskin her unsurundan faydalanıp, arabesk kelimesini ağzına bile almayan popçular ve rock’çılar yiyor. Biz ekmeksiz beslenmeyi tercih ediyoruz. Kilo yapıyor zira. Yaşadığınız coğrafyada çok sevilen ve sizin de çok sevdiğiniz bir müzik türünü icra etmeyi “ekmeğini yemek” olarak değil “sevdiğin şeyin peşinden gitmek olarak” tanımlayabiliriz. Amerika’da blues yapan bir müzisyen, Amerikan halkının blues seviyor olmasının ekmeğini yemiyor. Blues çalmayı, söylemeyi istediği için bunu yapıyor. Bunun karşılığında ilgi görmesinin neticesine “ekmeğini yemek” demenin bir manası yok.

– Türk Gitar: Bu proje dışında yapmak istediğiniz müzik tabanlı kendinize özel hayalleriniz var mı?
– Korkut Peker: Gitarı ilk elime aldığım ve thrash metalden başka bir şey dinlemediğim yıllarda bile kafamın içinde devamlı Türk müziği sesleri dönüp dolaşır. İçinde Türk müziği seslerinin olduğu, zaman zaman çok sert de olabilen enstrümantal parçalar üretiyorum. Bir süre sonra bunları albümlerde toplayıp, sahnede insanlarla paylaşmayı çok istiyorum.

– Türk Gitar: Şu an müzik sektöründe olmak istediğiniz yerde misiniz?
– Korkut Peker: Şöyle diyelim: Şu an müzik sektörü, bizim olmasını istediğimiz yerde değil. Önce sektör, belirli isimlerin tüm kapıları tuttuğu ve kendi istediklerinden başka kimsenin ulusal arenada çıkmasına izin vermediği “müzikal diktatörlük” rejiminden bir vazgeçsin, sonra biz o sektörün içinde bir yer belirleyip oraya ulaşmayı hedefleriz.

– Türk Gitar  Bir çok gitarist adayı çok merak ediyor bu soruyu; müzik sektörüne profesyonel olarak adım atmadan önce bu işi müzik için mi yoksa para için mi yapma niyetindeydiniz? Olayların gelişimi sizin açınızdan nasıl oldu?
– Korkut Peker: Müziğe “para kazanmak ya da kazanmamak” amacıyla başlanmaz. Müziğe başlarsınız ve onun çekim alanında ilerlersiniz. Müziğin etkisi artık sizi tamamen kontrol altına almışsa, para kazanmak, saygı kazanmak, insan kazanmak için de artık yapabileceğiniz başka bir şey yoktur. Türkiye’de hem sevdiği müziği icra edip hem de para kazanmak ne yazık ki büyük bir nimet. Ben bu nimete sahip olduğum için şükrediyorum. Ama şükrederken bir yandan da Yavuz Çetin’i köprüden attıran ya da Ergin Altınel Abimize sahneleri bıraktıran müzik tüketim kültürümüze ve bu kültürün şakşakçılarına da saydırmadan geçmiyorum.

– Türk Gitar:  Hobileriniz neler? Gitaristlik dışında neler yapmaktan keyif alıyorsunuz? Yaptığınız müziğin haricinde ne tarz müzikler dinlemekten hoşlanıyorsunuz?
– Korkut Peker: Thrash metal, hard core ya da stoner rock’tan tutun da, rebetiko, arabesk, klasik Türk müziği saz eserlerine kadar giden bulamaç gibi bir müzik zevkim var. Doğru dürüst bir hobim de yok diyebilirim. Müzik üretiminden arta kalan zamanlarda da rahatlamak için başka müzikler üretmeye çalışıyorum. Son zamanlarda çocukken okuduğum çizgi romanları tekrar bulup aynılarını tekrar okumak gibi garip bir hevesim var sadece. Conan ile başladım, sırada Fantastik Dörtlü, Red Kit ve TomMiks var.

– Türk Gitar  Son olarak, sitemiz amatör gitaristleri eğitmek ve bilgilendirmek amaçlı bir site olduğu için onlara söylemek istediğiniz bir şey var mı? Neler tavsiye edersiniz?
– Korkut Peker: Ne çalarsanız çalın, metronomunuza dikkat edin 🙂

– Türk Gitar: Bizi kırmayıp sorularımıza verdiğiniz içten cevaplar için çok teşekkür ederiz.
– Korkut Peker: Rica ederim, başarılar, sevgiler.


Korkut Peker’in kendisine ait çalışmalara buraya tıklayarak ulaşacağınız Soundcloud sayfasından göz atabilirsiniz.

Son Haberler