Bilindiği üzere Megadeth`in 15. stüdyo albümü olan Dystopia, bu hafta dinleyicilerin huzuruna sunuldu. Dave Mustaine de grubun iyi bir form yakalayarak piyasaya sürdüğü bu albümden birkaç şarkının hikayesini anlattı.

Fatal Illusion

”Önceleri kimsesiz olan birisi hakkında fantastik bir hikaye bu. Parti kuyruklarında gezmeyen, yeşillikle iç içe büyümüş birisi. Belli açılardan değerlendirirsek otobiyografi de diyebiliriz bu şarkı için. Problemi anlamana gerek yok, yalnızca çöz yeter diyen bir toplum söz konusu bu şarkıda. Aklıma babamı getiren bir durum var, kendisi alkolik idi ve merak ettiğim şey, bırakmak için seminerlere gitseydi daha fazla mı yaşayacaktı? Topluma baktığımızda insanlar alkolikleri hastalıklı olarak değil, zayıf olarak görüyorlar. Ben küçükken ırklar arası evlilik yapamazdınız. Boşanmış birisine toplum berbat bir gözle bakardı. Baktığımızda zamanda çok şey evrim geçirdi. Bu şarkı, bir insan başarmışsa o insanın ölmeyeceğini anlatıyor.

Poisonous Shadows

”Oldukça dramatik bir şarkı yazmak istedim aslında. Üzücü, insanı duygulandıran. Ve Kiko’nun çalışı, geçişler arasında yazdığı riffler, insanı yakalayan melodi ve sondaki piyano gerçekten harika. Sözler açısından ise kendisinden saklanan insanlardan bahsediyor. Yaşamımdaki insanlardan esinlendiğim birkaç şarkı var bu albümde. Bu da onlardan birisi. Tanrım, iyi bir adam olmayabilirim ancak onlar gibi insanlar da olmak istemiyorum.”

Dystopia

”Benim bütün gün oturup film izlediğimi düşünmenizi istemiyorum. Fakat bir film izlediğimde sadece ana hatları değil, ufak detayları da incelerim. Bazı filmler de ilham verir. Örneğin küçükken Planet Of The Apes en korktuğum filmdi. Ve bir de gerçekten korktuğum bir film olan Bambi vardı. Annenin öldüğü bir filme kim küçük çocuğunu gönderirdi ki? Dystopia ise eğer geri almayı başaramazsak bu dünyanın dönüşeceği hal ile alakalı. Asla anlatamacağınız bir dünya. Yaşananlara ve imkanlarına inanamayacağınız bir ütopya.”

Lying in State

”Bu şarkı aslında politikacılar gibi. Her bir politikacı gibi diyebiliriz. 54 yılda dünyadaki değişimleri nasıl gördüğümü anlattım. Bir soru sorduğunuz zaman politikacılar her zaman bir cevap uydururlar ancak asla ‘bir fikrim’ yok demezler. Geçtiğimiz günlerde Paris saldırıları için Charlie Hebdo olayı gibi ‘gerekçeli olabilir’ denildikten sonra bütün dünyanın tepkisi aldıklarında geri vites yapmaları bana göre ‘Lying in State’dir işte.

Bullet to the Brain

”Bu aslında çok takıldığım bir şarkıydı. Yazıldığı zaman ‘Where Generals Go To Die’ ismiyle düşünmüştüm. İnsanların dövüşüp öldüğü bir hikaye kurguluyordum. Eve geldiklerinde öldürmek için programlanmış birer savaşçı oluyorlardı. Bu insanları topluma salmak olmazdı. Şerefsizceydi ve de tehlikeliydi. Buradan nasıl devam etmeliyim diye düşündüm ve kafam karıştı. Daha sonra askeriyeden bir arkadaşımla konuştum, Ateşli bir savaşta araçtayken üst kuledeki bir adamın kendini nasıl kurtardığını ve şimdi kendisinde travma sonrası stres bozukluğu olduğunu anlattı. Ve ben de elde ettiğim tüm kelimeleri birleştirip Bullet to the Brain’i ortaya çıkardım.”

Melt The Ice Away (Budgie Cover)

”Bu Galli gençleri duymuşsunuzdur. Ben 15 yaşımdayken, AC/DC bile dinlemeden önce duymuştum bu şarkıyı ilk kez. Radyo programı yapan bir elemanın yanında takılırken CD`den ilk şarkı olarak duyduğumda ‘aman tanrım, bu duyduğum en havalı şey’ demiştim kendi kendime. Oldukça da garipti. Değişik caz partisyonları yazmışlardı gerçekten de.”