Söze toprağın bol olsun Jeff Hanneman diyerek başlamak istiyorum zira en sevdiğim Thrash Metal gitaristlerinin başında geliyor kendisi ve de Slayer’ın en sevdiğim üyesi konumunda. Jeff’in üzücü ölümünden sonra bilindiği gibi Slayer gruba Exodus’tan Gary Holt‘u dahil etmiş ve müzikal anlamda doğru bir hamle yapmıştı. Akabinde maddi sıkıntılar yüzünden Kerry King isimli arkadaş orijinal üye olan Dave Lombardo’yu gruptan kovmuş, Slayer hayranlarını hüzne boğmuş, kendisine ‘vay hıyar, yeter artık, bıktık Kerry’ ve benzeri şeyler söyletmeyi başarmıştı.

Grubun bateri koltuğuna da -ki orası da gerçekten yalama oldu artık- 3. defa, Paul Bostaph‘ı oturtan grup artık yeni bir albüm yapma kararı almıştı. Jeff Hanneman ve Dave Lombardo’suz nasıl bir Slayer albümü geleceğini gerçekten merak ederken beklediğimiz bir anda 2014 yılının son dilimlerinde, daha albüm dillenmemişken Slayer Implode ismindeki single‘ını nihayet yayınladı.

Gary Holt’un gitarlara hiç etki etmeyeceği de açıklanınca ve Implode dinlenince fanlar az çok ne tarz bir albüm geleceğini kestiriyordu. God Hates Us All zamanı gibi Kerry King’in daha baskın olduğu, modern bir Thrash sounduna bürünen, yer yer Christ Illusion albümüne de selamlar çakan ve World Painted Blood’da yaptıklarını da devam ettireceğini anlatan, kısacası yeni dönem Slayer’ının yaptıklarının bir kopyası olacak gibiydi. Kaldı ki bu saydığım üç albümden özellikle Christ Illusion bence grubun son klasik albümü olarak anılan Seasons In The Abyss’ten sonra ortaya koyduğu en iyi iş iken Repentless albümünün Christ Illusion’a çekmesinde bence hiçbir sakınca yok idi. Fakat daha sonra kötü bir şey oldu. Aradan aylar geçti. Slayer yeni bir single daha yayınladı. Keşke yayınlamasaydı dedirtti.

Introdaki ilk 40 küsür saniye ağızların suyunu akıtmış olsa da şarkı bir anda lanet bir kıvama bürünüyor, Tom Araya vokallere girene kadar insan kendi kendine ‘ulan Slayer mı dinliyorum?’ diye soruyor. Seasons / Divine albümleri döneminde selam çakan o intro bir anda mega sıkıcı, ultra tekdüze ve ilginçtir, solosuz bir şekilde bitiyor. Bu single’ın üzerine gerçekten oldukça konuşulabilir. Bu strateji midir? Yoksa Slayer bitmiş midir? Esas tartışmalar burada başlıyor. Öyle ki grup Jeffsiz ilk albümünü kaydediyor, Gary Holt sıfır katkı sağlıyor, gitarlar tamamen Kerry’de, üstüne üstlük Dave Lombardo gibi bir adam da gruptan atılmış iken elindeki tek önemli kozu olarak Tom Araya’nın sesi kalan Slayer fazla ses getiremese de bence yayınlanan en iyi single’ı olan Implode’un ardından When The Stillness Comes isimli single gelince hatırı sayılacak kadar fazla Slayer dinleyicisi ‘bitmiş artık grup, bu ne ya‘ demeye başladı. Fakat bir kısım da -ki ben oraya dahil oluyorum- şarkının albümün en kötü şarkısı olduğunu, Slayer’ın hedef şaşırtmak için böyle bir şey yaptığını, neticede Kerry King denilen adamın ne kadar hıyar birisi olduğunu söyleyip durdu.


9/11 olarak açıklanan albüm tarihinin ardından çarmıha gerilmiş İsa figürleriyle bezenen, son derece din karşıtı, ki ben Slayer’ı ilk kez bu kadar agresif gördüm kapak konusunda, albüm kapağıyla birlikte şarkı listelesini de paylaşan Slayer büyük bir kitle için gram umut vaat etmiyordu. Ta ki geçtiğimiz günlerde yayınlanan 3. single Repentless’a kadar.

Son derece agresif, Slayer riffleriyle bezenmiş, Tom Araya’nın son yıllarda oldukça agresif olarak kullandığı sesiyle ve davula adeta dayak atan Paul Bostaph ile ortada ana bacı bırakmayan ve Implode’daki solo yoğunlundan sonra sıfır solo ile biten ikinci singleın ardından birkaç karşılıklı solo duyabildiğimiz ve derin bir oh çekebildiğimiz şu şarkıdan sonra Slayer’ın When The Stillness Comes’da bize sağlam bir ters köşe yaptığını sanıyorum ki kabullenmiş olduk. Grup Jeff Hanneman’ın yazdığı klasikleri belki tekrar yazamayacak, When Stillness Comes’da bunu gördük zira Kerry King atmosferif şarkı olayını görüyoruz ki becerememiş fakat ekstrem metalde de eline su dökebilecek oldukça az kişi olduğunu sanırım bir kez daha kanıtlamıştır. Grup ileride ne yapar ne eder bilinmez, Kerry yarın bir gün Tom Araya’yı bile kovabilecek kadar manyak bir adam. Fakat bu sene çıkan Venom albümünde de gördük, bu işi bilen, bu soundu yaratan, bu anlayışın öncüsü gruplar ne olursa olsun iyi bir şeyler ortaya çıkarmayı başarıyorlar. Albüm çıktığında umarım bu sözlerimi yutturmaz bana Slayer. Albüm incelemesinde görüşmek üzere.