Haftanın grubu, her hafta bir grubu ana hatlarıyla konuk ettiğimiz, yeri geldiğinde bilinmeyeni öne çıkardığımız, yeri geldiğinde çok bilinene saygı sunduğumuz, bir kez daha hatırladığımız yeni köşemizdir.

Bu hafta 4. konuğumuz ile sizlerleyiz: CARACH ANGREN

Grup Adı: Carach Angren

Janra: Symphonic Black Metal

Üyeler: Seregor (Vokal / Gitarlar) / Ardek (Tüm Senfonik Ögeler / Geri Vokaller) / Namtar (Davul)

Kuruluş: 2003

İlk albümlerini 2008 yılında yayımladıktan sonra kolay kolay durmamaya yeminli gibi birbirinden eşsiz albümler üreten Carach Angren Hollanda merkezli ve 2003 çıkışlı, güzide bir Senfonik Black Metal grubudur.

Sayfanın en başındaki video ve şarkı aracılığıyla tanışmıştım Carach Angren ile. Ve korku ögelerini, özellikle kitaplarını ve müziğini tüketmeyi oldukça sevdiğim bir alan olması sebebiyle bu grubun tam olarak benim kalemim olduğunu anlamıştım. Mercyful Fate ya da King Diamond beklentim hiçbir zaman ve hiçbir gruptan asla olmadı. Yalnızca bu babaların yaratmış oldukları havayı farklı icralarla bana az da olsa solutmayı başaran grupları takip ettim bugüne dek. King ve Mercyful Fate ayarında bir grup bulmuş olsam da (önümüzdeki haftalarda talibi olursa bahsederiz o gruptan da) Carach Angren bambaşka bir janrada bambaşka bir müzik icra ediyordu. Ve şüphesiz ki bunu oldukça kaliteli şekilde yapıyordu.

Grup 2008’den bu yana tam 5 stüdyo albümü yayımlamış. Ve albümlerin her birisinde farklı bir konsept ile korku dolu hikayeleri oldukça katmanlı ve ürkütücü bir müzikle işliyorlar. This is No Fairytale albümlerinde Hansel ve Gretel’in maceralarını oldukça alışılagelmedik biçimde aktaran adamlar bir sonraki albümlerinde Sevimli Hayalet Charlie’den ve daha birçok korku mitinden beslenebiliyorlar. Fikrimce alanının en iyi grubu konumundaki ekip, müzikal olarak da 2 farklı dönemden geçmiş vaziyette. 2012 yılındaki This is No Fairytale’den önce daha gitar yoğun bir müzik anlayışı hakimken o albüm ve sonrasında daha yoğun senfonik öğeleri daha basit gitarlarla beslemişler. Bir kısım hayranlar tarafından bu durum yadırgansa da senfonik ögeleri için dinlediğim ekibin bu yola girmesi beni daha da memnun etti.

Birkaç değişik bilgi;

Aslında grup hakkında sunacağım çok fazla değişik bilgi yok. Birçok şeyden yukarıda bahsettim. Burada yadırganabilecek noktalar Hollanda gibi mutlu ve mesut bir ülkede neden 3 tane adamın çıkıp Senfonik Black Metal yapması. Gülün, eğlenin, alternative rock falan yapın diyesi geliyor insanın.

Bir başka bilgi de yine yukarıda söz ettiğim konsept konusu. Hansel ve Gretel’in hikayesini dahi alıp, içerisine alkolik baba, uyuşturucu bağımlısı anne, işkenceci cadı, enteresan palyaçolar, adam bıçaklama gibi konular ekleyecek kadar enteresan kafa yapısında bu adamlar.

Bir de grubun klavyesici Ardek, Till Lindemann’ın Peter Tagtren ile yaptığı solo albümün bütün klavyelerini üstlenmiş. Oradaki enteresan melodilerin çıkışı da bu dahiyane herif işte.

Gelenekselleşmeye başlayan anketimizle bu haftayı sonlandıralım:

Grubu en yakın arkadaşıma önerir miyim? Kesinlikle evet

Grubu dinlerken annemle babama yakalansam evde bana kötü gözle bakarlar mı? Net bir biçimde; EVET

Gruba 10 üzerinden kaç puan veririm? 9.8/10

Grubun en sevdiğim albümü hangi albümdür? This is No Fairytale

Grubu dinlerken duygulanır mıyım? When Crows Tick on Windows isimli şarkıda annenin öldüğü kısım oldukça duygulandırıcıdır aslında. Kimi yerlerde olabilir.

Grup kavgaya gitmeden önce dinlenir mi? Dinlenir ve dinlenmesi sakıncalıdır.

Grubun en sevdiğim 5 şarkısı nelerdir? When Crows Tick on Windows, Blood Queen, Charles Francis Coghlan, The Sighting is a Portent of Doom, The Funeary Dirge of a Violinist