Sıkı bir Pentagram takipçisi olarak 2014 yılı benim için çok önemli çünkü en sevdiğim grubun konserlerine artık yaş sınırına takılmadan girebiliyorum. İlk konser değerlendirmemi de Pentagram konseri için yazmak istiyorum. Öncelikle konserin detaylarına bakacak olursak bu konserin ayrıcalıklı bir tarafı vardı. Konserde yaş sınırı yoktu ve bu nedenle sanırım bir çok arkadaşım Pentagram’ı ilk kez dinleyecekti.

Konser günü geldiğinde Funclub’ın Meet & Greet çekilişini kazandığım için erkenden Garajistanbul kapısında beklemeye başladım. Bizi (Çekilişi kazananları) içeri aldıklarında, sadece imza ve fotoğraf alma şansımız olur diye düşündüm ama bunun yanında bir de yarım saate yakın grup üyeleriyle oturup, çay içip sohbet edebilme şansı bulduk. Grup üyeleri bizi çok samimi karşıladı ve orada küçük çaplı bir röportaj yapabildik. Fazla detay vermek istemiyorum ama yakın zamanda çok değişik bir projeyle karşımıza çıkmalarına hazırlıklı olalım derim. Bunun dışında bir konser albümü düşüncesi var ve bu konserde de şarkı kaydı yapılacaktı.

Perde açılır açılmaz koşturup en öndeki yerimi kapınca konser öncesi mutluluğum zaten tavan yapmıştı. “Time” ile birlikte yayınladıkları klip gerçekten çok hoş olmuş. Özellikle Murat İlkan’ın da olduğu dönem ekrana yansıdığında içten içe duygulandım çünkü, Pentagram’ı 2008’de yayınlanan 20. yıl klipleriyle tanımıştım ve Murat İlkan’a hayranlığım oldukça yüksektir.

Konserde sürprizler olacağını biliyorduk ama ben farklı bir giriş şarkısı (In Esir Like An Eagle) beklentisi içindeyken bu sürpriz gerçekleşmedi ve yine son zamanlarda hep olduğu gibi “1000 In The Eastland” ile süper bir giriş yaptılar. Konserde yaş seviyesinden dolayı enerji ve coşku yüksekti. Bir anda ben de ilk gittiğim konseri hatırladım. “Sand” ve “Unspoken” çalındıktan sonra, dayanamayıp Hakan Utangaç’ın önündeki setlist’e bakmaya çalıştım. Setlist benim açımdan ters göründüğü için biraz zor gördüm. Tam okumaya çalışırken grup, “Uzakta”yı çalmaya başladı. Bu an itibariyle son albümdeki bütün şarkıları canlı dinlemiş olma ünvanı da kazanmıştım. Ayrıca bu şarkıda mekanı duygusal bir hava kapladı. Özellikle Gökalp Ergen şarkıyı yaşarcasına yorumladı ve iyi bir performanstı.

Heyecanımızı yavaşca attıktan sonra konser “Beyond Insanity” ve “Ölümlü” ile devam etti. Ölümlü, her zaman eşlik etmeyi en çok sevdiğim parça olmuştur. Zaten konserde de boğazımın parçalanmak üzere olduğunu hissettiğim anları yaşadım “Ölümlü” çalınırken. Ölümlü’den sonra “Disturbing The Peace” geldi ve bu şarkıda Hakan Utangaç ile çok sıkı bir iletişim kurduk. Ben O’nu selamlarken, O da beni işaret edince karşılıklı gülüştük ve çok mutlu oldum. Bu şarkıdan sonra “Şeytan Bunun Neresinde?” çalındı ve bu parçaya seyirci gerçekten mükemmel eşlik etti. Konser “Doğmadan Önce”, “Vita es Morte” ve “Anatolia” ile devam ederken yanılmıyorsam sahneden biri sürpriz olacağını söyledi.

Arkadaşımla konuştuğum için anonsu kimin yaptığını hatırlayamıyorum. Sürprizi heyecanla beklerken “Kam” çalmaya başladılar. Kam’ı geçen ay da dinlemiştim ama bu sefer daha bir mutlu olmuştum çünkü grup üyeleriyle iletişimim bu konserde daha kuvvetliydi. Yaklaşık 5-6 senedir canlı halini merak ettiğim şarkıyı ikinci kez canlı dinleme mutluluğuna erişmiştim. Bu arada Gökalp Ergen sahneden ayrılmıştı. Geçen konserde olduğu gibi ara verilecek sanıyordum ama bu sefer hız kesmeden devam ettiler. Hakan Utangaç vokale geçti ve Slayer’dan “Black Magic” çaldılar. Bu da merak edilen bir performanstı ve bence beklentileri karşılayan bir performans oldu. Black Magic’ten sonra vokal yine Hakan Utangaç’tadı ve “Bu Alemi Gören Sensin” çalındı.

Bu konser gittiklerim arasında en uzun olanıydı ve çok keyifli geçtiği için zamanın nasıl geçtiğini anlayamamıştık. Setlist’e baktığımda ikinci bölüme çoktan geçilmişti, baya şaşırmıştım. Hakan Utangaç’tan sonra yeniden Gökalp Ergen sahneye çıktı ve “Now and Nevermore” çaldılar. Son albümün en iyi parçası benim açımdan “Now nad Nevermore”dur. İnşallah konser albümüne bu konserdeki kaydını dahil ederler de benim için güzel bir anı olur. Bu şarkıdan sonra baya bir eskilere geri döndük. “Powerstage” ve “Rotten Dogs” üst üste çalındıktan sonra herkes fiziksel olarak baya yorulmuş olmalıydı, şahsen benim boynum tutuldu bu iki parçadan sonra.

Pentagram yine bir sürpriz yaptı, “Brain On The Wall” çaldılar. Gökalp Ergen’i ilk dinlediğimde eski şarkıları söylemesi garip geliyordu. Beğenmemek değildi bu ama alışkın olmadığım için garipsiyordum. Ancak Brain On The Wall’da öyle bir durum hiç olmadı. Eski şarkılar içinden Gökalp Ergen’in sesine en çok yakışan şarkı benim görüşüme göre budur. Diğer parçalarda da gayet iyiydi ama Brain On The Wall’u daha bir güzel yorumladı sanki. Devamında “G.S.T.K.P”ye eşlik ettik. Bu şarkı zaten her zaman olduğu gibi çok keyifle eşlik ettiğimiz bir performans oldu. Ardından “Wasteland” için bekledik ve çok güçlü bir performans oldu. Artık iyice yorulmaya başlamıştım ama konserin bitmesini de istemiyordum.

Setlist’e arada bir göz atıyordum ama “It’s Dawn Again”i gözden kaçırmışım sanırım. Çalınmaya başladığında hem şaşırdım hem de sevindim. Keyifle eşlik ettikten sonra “Gündüz Gece” ve “Geçmişin Yükü” çalınınca yavaştan konser sonuna yaklaştığımızı fark ettik ve hafif bir burukluk yaşamaya başladık. Ama konserin sonu demek birçoğumuzun en sevdiği ve dilinden düşürmediği parçalarla güzel bir kapanış yapmak demektir. Bunu da ayrıca belirtmek lazım. “Lions In A Cage” parçasında zaten tahmin edileceği üzere yine çok iyi bir performans vardı. Şarkı bitiminde gitaristler teknik bir işle uğraşırken Gökalp Ergen sakince “Apokalips”i söylemeye başladı. Burada da seyirci yine eşlik etti ve güzel bir ortam oluştu sonra şarkının sert ve hareketli kısmı başladı.

Son şarkı zaten seyircinin en baştan beri istediği “Tigris/Bir” oldu. Bu duruma çok alıştık artık, her konserde ilk andan beri “Bir, Bir!” seslerini duyuyoruz ama sonlarda çalınacağını bildiğim için genelde sesimi çıkarmıyorum. Son parçayla beraber seyirci baya bir coşkuluydu. Şarkı bittikten sonra Hakan Utangaç penaları dağıtırken bir tanesini de bana hediye edince çok mutlu oldum. Ayrıca Ozan Tügen’den de setlist istedim sağ olsun O da kırmadı.

Konser sonu “Sonsuz” parçası ile bizleri selamladılar ve kulise gittikten birkaç dakika sonra alana gelip bizlerle yine sohbet ettiler ve fotoğraf çekildik. Ayrıca grubu da okuduğum şehir olan İzmir’e ısrarla beklediğimizi belirttim umarım yakın zamanda bizleri kırmayıp gelirler. Konserden o kadar memnun ayrıldım ki şimdiden önümüzdeki ay olacak konser için biletimi aldım ve umarım çok daha güzel bir konser olur. Herkese mutlaka gelmesini tavsiye ediyorum.

Görseller Garajistanbul ve Pentagram’dan alınmıştır.