Herkese merhaba! Bu makaleyi okuyorsanız siz de benim gibi dünyanın en komplike ve tonal kombinasyona sahip enstrümanı ile yakından ilgilisiniz demektir.  Evet bu bir elektro gitar! Bu makale size analog pedalların sıralaması veya dizilimi hakkında bilgi vermek için, bizzat analog set-up kullanan biri tarafından yazılmaktadır. Lafı uzatmadan direkt olarak konuya girmek istiyorum.

Pedalların sıralaması benim için de uzun süre meşgul edici bir sebep olmuştu. Pedal almaya başladığımda (ilk pedalım EHX Metal Muff ve Ibanez WD7 idi.) nasıl sıralanabileceği hakkında hiçbir fikrim yoktu. İnternet ortamında da bu konuda yeterli veriyi elde edememiştim. E tabi Facebook vs. olsun o zamanlar bu kadar da popüler olmadığından birilerine sorma imkanım da oldukça kısıtlıydı. Peki nedir bu pedal sıralamasının olayı? Mantığı? Etkisi?

Sizi temin ederim ki DOĞRUDAN tonunuzu etkiliyor, empedansları -ses direncini- etkiliyor.  Hatta görsel zevkinizi bile… =)

Başta bahsettiğim gibi bu dünyanın en komplike ve kombinasyona açık enstrümanı. Her gitarın-amfinin-pedalın onlarca çeşidi ve onlarca markası var. Bunların hepsi de kendi aralarında çok farklı şekillerde kombine edilebiliyor; farklı tonlar, farklı çalımlar, tarzlar için…

Şimdi gelelim asıl meselemize… Pedalların dizilimi hakkında size kendimce birkaç bilgi vermeye çalışacağım.

“Elimizde pedallar var, hangisi nereye gelecek?” den önce pedalları kabaca bir kategorize edelim, şöyle ki:

1. Wah:

Wah pedalı en nazlı pedaldır, en başta olmazsa mızıkçılık yapar ve setup’ların %99,9 unda en başta veya 2. Sırada tuner pedalının hemen ardında yer alır çünkü tonu baştan aşağı değiştirdiği için diğer pedallarla anlaşamaz diyebiliriz. Drive pedalından hemen önce kullanmanız en doğrusu.

2. Drive Pedalları:

Drive pedalları da kendi arasında ayrılıyor. Nasıl mı?

Kıyas ile (eğer setup’ınızda birden fazla drive pedalı varsa). Drive pedallarını, Distortion > Overdrive> Booster/screamer  şeklinde kalıplara sokarsak  buna göre sıralamayı oluşturabiliriz. Diyeceksiniz ki : “peki iki tane DIST ya da OD kullanıyorsam o nasıl olacak?”… Cevap çok basit: ‘Deneyerek’ =) Sonuç olarak “sadece” drive pedalları için küçük drivelardan büyüğe doğru gitmek en mantıklısı. Çünkü sinyal bu pedallara girerken temiz, çıkarken daha kirli çıkacaktır. Bu nedenle Bir DIST kendinden önceki OD veya SCREAMER’ı booster olarak kullanabilir, ancak bir OD bir DIST’i boost olarak kullanamaz… Yani drive pedalları sıralamanız, önce küçük drive, sonra büyük drive şeklinde olmalı. Kendi set-up’ımda da şu şekilde. 

3.Modülasyon-FX Pedalları:

Bildiğiniz üzere bu sınıflandırma: Chorus, Flanger, Tremolo, Delay, Phaser gibi efektleri kapsamakta.

Bu pedalların set-up ınızdaki yerleri aslına bakarsanız ‘tamamen’ bağımsız. Neden mi? “FX LOOP” diye bir şey duymuşsunuzdur. İşte bu olay, bu pedalları kapsıyor. Yani normal şartlarda bu pedallara gitarınızı girmeyip, kullandığınız amfinin preamp’inin arkasında bulunan ‘SEND’/‘RETURN’ giriş-çıkış’ını kullanaraktan amfinize ve tonunuza ‘paralel’ bağlamış oluyorsunuz. ‘EN DOĞRUSU’, verimlisi ve en yaygını bu. Bildiğiniz tanıdığınız gitaristlerin %99’u kayıt ve canlı performanslarında bu yöntemi kullanıyor. LAKİN;

SEND /RETURN giriş-çıkışı olan bir amfiye sahip değilseniz veya amfinizin sadece ‘clean’ kanalını kullanacaksanız sıralamada Drive pedallarından sonraki pedallar olarak kullanabilirsiniz, bunun yanında çok fazla bir değişikliğe sebep olmaz ama set-up’ın en sonuna da koyabilirsiniz ki bu bahsettiğim şekilde yaygınlıkla bu şekilde yerleştirilir -ben de uzunca bir süre bu şekilde kullandım-. Ancak bu şekilde (SEND/RETURN olmadan) bağladığınız şekilde ‘amfinizin drive kanalı’nı açtığınız an çok enteresan sesler duyma ihtimaliniz kaçınılmaz. Dediğim gibi ‘sadece ‘ clean kanalı kullanacaksanız pedalları set-up ınıza seri şekilde bağlayabilirsiniz.

Son olarak Boss NS-2 pedalı sayesinde benim de kullandığım bir yöntem daha var. NS-2 pedalında bulunan SEND/RETURN sayesinde de aynı şekilde modülasyon pedallarını bağlayabilmeniz mümkün. Gayet de başarılı bu konuda. Bizzat kullanmaktayım. Resimden de bakabilirsiniz..

4. İşlevsel Pedallar:

Bu pedal sınıflandırmasını noise gate, compressor,  eq,  sonic maximizer, tuner, volume vs pedalları olarak düşünebilirsiniz. Kendi aralarında belli bir sıraları olmayan bu pedalları tek tek açıklayarak ilerleyeceğim.

Noise Gate: Verimli olabilmesi için kesinlikle drive pedallarından sonra gelmesi gerekiyor, çünkü bu pedalın işi bildiğiniz gibi dip gürültüleri engellemek/azaltmak olduğundan dip gürültüsünü yaratan esas pedalların, yani DRİVE pedallarının arkasında olması şart. Onun dışında her yere koyabilirsiniz. Ben NS-2 mi en son pedal olarak kullanıyorum. [SEND/RETURN] özelliğinden ötürü.

Compressor: Tercihe göre Drive pedalından önce de kullanabilirsiniz ama kompresör’den geçmiş bir ses drive pedalından geçerken yüksek bir dip sese neden olabilir. Drive pedalından sonra, modülasyonlardan da önce yer alması gerektiğini düşünüyorum.

EQ: Ekolayzer pedalınız doğrudan tonunuza etki eden ve değiştiren pedallardan. Bu pedalın yerleşimi, en sonda da olabilir, en başta da. Ancak tonu etkileyecektir. Örneğin, Drive pedalları ve modülasyonların arasında kullanırsanız EQ dan geçmiş bir sinyal modülasyonlara gidecektir. Ancak en sonra kullanırsanız, tüm işlenmiş sinyaller EQ dan geçerek amfinize gidecektir.  En sonda kullanırken pek bir farkını görmedim, ancak şuan drive pedalları ile modülasyon pedallarının bağlı olduğu NS-2 arasında kullanmaktayım.

Sonic Maximizer:  Bu pedal bir sinyal düzenleyici görevi gördüğünden EN sonda kullanmak en doğru olanı.

Tuner: Bu pedalı istediğiniz yere koyabilirsiniz. Çok yaygın olarak Wah’ dan hemen önce veya hemen sonra kullanılıyor.

Volume: Bu pedalı da her yerde kullanabilirsiniz. Ancak kullananların %90’ı en başta ya da tuner ile wah’ın arasında kullanıyor.

Son olarak bu bahsettiğim pedallarının tamamına sahip bir gitaristin pedal sıralamasını şematize edilmiş hali şu şekilde olabilir.

 

Benim kullandığım pedal board’un şematik hali de şu şekilde…

Sizlerde bu şemadan ve anlattıklarımdan yola çıkarak kendi pedallarınızı buna göre sıralayabilir ve kullanabilirsiniz.

Son olarak, yazdıklarımın tamamı şahsi görüş ve düşüncelerim olup bir iddia taşımamaktadır, vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler. Umarım bir faydası dokunmuştur. En kısa zamanda görüşmek üzere.