Geçtiğimiz yıl “The Wall” turnesi kapsamında Türkiye’ye gelen Roger Waters, Elif Şafak’ın sorularını yanıtlamıştı. Röportajda ilginç bir hadisenin ortaya çıkması, okurları bir hayli şaşırtmıştı.

Konunun Türkiye’den açılmasının ardından bir dönem Konya’dan geçtiğini belirten Roger Waters, kendisini geneleve götürdüklerini belirtiyor. İşte o soru ve Roger Waters’ın genelev maceraları:

Roger Waters: Türkiye’den geçmeden yapmanız mümkün olamayan bir yolculuktu bu. Yaşadıklarımı önce bir kısa hikâyeye dönüştürmek istedim. Sonra bunu şarkıya dönüştürdüm: ‘Leaving Beirut’ (Beyrut’u Terk Etmek). Lübnanlı bir ailenin yanında kaldım. Sonra Suriye’ye geçtim. Oradan da Türkiye’de Konya’ya gittim. Beni daracık sokaklardan geçirerek upuzun parmaklıkları olan bir yere getirdiler. Önce ne olduğunu anlamadım. Sonra fark ettim ki burası bir genelevdi.

Elif Şafak: Genelev mi?

Roger Waters: Evet evet, kapıdan şişman bir hayat kadını çıktı ve beni kolumdan tutup içeri sürüklemeye başladı. Ortalıkta bir sürü yarı çıplak kadın vardı. Kadına direndim, ne de olsa İngiliz’im. Herkes bana gülüyordu, çok utandım. Sonra anladım ki tek istedikleri beni aralarına alıp bir hatıra fotoğrafı çektirmekti. Hayatımdaki en büyük pişmanlığı o an yaşadım. O kadınların niyetini yanlış anlamıştım. Hâlâ hatırladıkça yüzüm kızarır. Oradan ayrılınca otobüs terminaline götürdüler beni. Tanıştığım herkes çok misafirperver ve yardımcıydı. İstanbul otobüsüne bir kuruş vermeden bindim. Başta bahsettiğim kısa hikâyeyi Martin Scorsese’ye gösterdim hatta. Çok beğendi ve “mutlaka tamamlamalısın” dedi. Bir gün filme dönüştürülmesini çok isterim.

Röportajın tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.