Epiphone Les Paul Standard Plain Top, Epiphone’un üst seviye modellerinin başlangıç noktası olarak kabul edeceğimiz fiyatı ile dikkat çekiyor. Les Paul keyfini doyasıya yaşamak isteyen fakat bunun için yüksek bütçeler ayıramayan gitaristler için oldukça başarılı bir seçenek sunulmuş.

İlk olarak gitarın teknik özelliklerine değinmek istiyorum. Ağaç olarak gitarın gövdesinde ve sapında maun kullanılmış. Klavyesi ise gülağacı. Maun gövdenin dışında ekstradan akçaağaç kaplama yer alıyor. Bunlara ek olarak gitarın üzerinde 2’şer adet ton ve volume potansları; 3 yollu switch bulunuyor. Ayrıca çok hoş bir de pickguard’ımız yer alıyor. Bu tabii ki her zaman olduğu gibi isterseniz çıkartabileceğiniz bir görüntü opsiyonu. Gitarın Vintage Sunburst, Honey Burst ve Herritage Cherry Sunburst olmak üzere 3 renk seçeneği yer alıyor. 

Klasik bir Les Paul’de bulunan tüm özellikler bu gitarda bulunuyor desek yanlış olmaz. Biliyorsunuz en ucuz Les Paul kasa gitar olan Special 2’de çok fazla eksik bulunuyor, potanslar olsun üzerindeki kabartma ve cila olsun… Fakat Plain Top’da böyle bir durum söz konusu değil. Ben bu gitarı geçtiğimiz sene aldım ve şu an halen kullanmaktayım. Elimdeki model Aralık 2010 Çin yapımı. Çin yapımı olması gözünüzü korkutmasın. Tabii ki işçilik konusunda bir takım sıkıntılar olabilir -örneğin ben aldıktan 2 ay kadar sonra askı kısmı koptu-. Fakat ton olarak hiçbir eksik yanı yok diğer modellerden. Ki gitarın üzerinde zaten Alnico Classic Humbacker manyetikler yer alıyor. Bunlar direkt olarak Amerika menşeli manyetikler. 

Epiphone Les Paul Plain Top

Gitarın biraz tonlarına değinmek istiyorum. Les Paul’un o kendine has, cırtlak ve sustain’i bol tonunu eğer düzgün bir yan ekipmanınız varsa sonuna kadar alıyorsunuz. Özellikle yüksek gain’li parçalarda çok iyi performans gösteren bir gitar. Onun haricinde clean tonu olarak da tüm tarzlara çekebileceğiniz, ucu bucağı olmayan bir ton yelpazesine sahip. Gitarın üzerindeki treble ve rythm olarak ayrılmış 3 yollu switch’i kullanarak istediğiniz tonu yakalayabilirsin. Ritim tonunda biraz yumuşak bir tona kavuşurken, treble’a geçince o bahsini ettiğimiz cırtlak ve sustain’li Les Paul tonuna ulaşıyorsunuz. Fakat gitarın şöyle bir eksik yanı var, veya benim kulağıma öyle geliyor, tam olarak bilemiyorum; switch’i rythm olarak ayarladığınız zaman özellikle power chord bastığınız zaman çok tatsız bir ton ortaya çıkabiliyor. Yerine göre kullanım alanı tabii ki olabilir bu tatsız tonun ama ben pek beğenmedim açıkçası.

Bu gitarı kullanmadan önce biraz daha ince yapılı bir gitar kullanmaktaydım. Yine Les Paul kasaydı ama daha ucuz bir model olduğu için olsa gerek kasası ve klavyesi çok inceydi. Plain Top bildiğin odun gibi. Çok kalın. İlk başlarda alışmak zaman alabiliyor. Özellikle metal tarzı için üretilmiş ince yapılı gitarlardan sonra bu gitarı elinize aldığınız ufak çaplı bir afallama yaşıyorsunuz. Ancak o sustaini yüksek ve hacimli tonu alınca da pek ötesini düşünmüyorsunuz.

Gitarın fiyatı 1400-1500 lira arası değişiyor. Bu fiyata alınabilecek tonla gitar var tabii ki. Ancak Les Paul tutkunları için bu fiyat aralığında alınabilecek en iyi gitar bu olabilir. Diğer Epiphone modelleri de bu fiyata yakın ve benzer özellikler taşıyor. O yüzden bu sınıfı Epiphone ailesi olarak bir tutmakta fayda var. Diğer firmaların ürettikleri Les Paul modelleri ise tabii ki orjinalinin birebir tasarımı olan Epiphone’un yanında biraz da sönük kalıyor. Fakat bu demek değil ki, diğerleri kötü. Herkesin kendi kulağıdır, kendi zevkidir. Bence bu gitar, bu fiyatı hakediyor. Çalınması da oldukça keyifli bir gitar.