Ibanez firması tarafından üretilen metal canavarı diye adlandırabileceğimiz Ibanez GRGR121EX ile karşınızdayım. Öncelikle gitarın teknik özelliklerine değinmek istiyorum. Gitarımızın üzerinde sap ve köprü manyetiği olmak üzere iki adet aktif manyetik bulunmakta. Bu manyetikler Ibanez firmasının üretmiş olduğu PSND3 (sap) ve PSND4 (köprü) isimli manyetikler. Gitarda 24 adet perde bulunuyor. Sapta kullanılan ağaç akçaağaç olup klavyede gülağacı tercih edilmiş; kasada ise ıhlamur. Gitarın üzerinde birer adet ton ve volume potansları yer alıyor. Ayrıca manyetikleri kontrol edebilmemiz için 3 yollu switch yer alıyor. Son olarak gitarda herhangi bir floyd rose veya tromolo sistemi bulunmuyor. Sabit köprü tercih edilmesinin en büyük nedeni tabii ki ucuz yollu bir gitar olması.

Ibanez GRGR121EX

Kullanım açısından değerlendirecek olursak çok rahat bir gitar. Klavyesi gülağacı olduğu için ıslak ve kaygan bir yapıya sahip. Şahsen ben gülağacını hiç sevmem. Nedeni ise aldığınız günden itibaren sapın açılmasıdır. Gitarı ilk aldığınızda çok kuru ve sert gelebilir fakat sakın sıkılıp gitarı bırakmayın. Biraz zaman geçtikten sonra, çala çala kendine gelecektir. Ayrıca klavye ince olduğu için çalım konusunda büyük kolaylık sağlıyor. Zaten bu durum bildiğiniz üzere Ibanez’lerin en önemli artılarından biri. Ucuz Ibanez’lerin başlangıç için çok uygun olmasının en başlıca nedenlerinden biri de kesinlikle bu ince klavyelerdir. Köprünün sabit köprü olmasından dolayı akort kaçırmak gibi bir sıkıntısı da çok fazla olmuyor.

Ibanez GRGR121EXGitarın ton durumuna geçmek istiyorum. Köprü manyetiğimizin oldukça baslı, buğulu ve boğuk bir tonu olduğunu söyleyebilirim. Özellikle amfinizin middle ayarını kısınca oldukça sıcak ve güzel tonlar elde edebilirsiniz. Clean tonlarda ise klasik köprü manyetiği tonunu elde edebiliyorsunuz. Ki klasik köprü manyetiği tonundan kastım nedir diye soracak olursanız, ritim tonları. Özellikle çift humbucker tercih edilen gitarların köprü manyetikleri tok ve ritim için ideal tonlar verir. Bu gitarda da durum değişmiyor. Şahsen clean tonlarını çok beğendim. Gelelim sap manyetiğine. Sap poziyonundayken distortion efektiyle birlikte yüksek gain’li ve keskin tonlar elde edebilirsiniz. Treble bazlı tonlar konusunda diğer manyetik pozisyonu oranla tam bir canavara dönüşüyor. Zaten bu manyetik genellikle solo tonları için kullanılır. Clean kanalında ise biraz daha sert ve yine tiz tonlar elde etmek mümkün.

Gitarı en özel kılan özellikleri bana göre görünüşü, kullanım kolaylığı ve tabii ki fiyatı. Şöyle baktığımız zaman Ibanez’in Mick Thomson (Slipknot) için yaptığı gitara (buraya tıklayarak görebilirsiniz) benzemiyor mu sizce de? Bence benziyor. Metal şarkılarının kolayca çalınabilmesi bu gitarın cezb edici yönlerinden biridir. Sapının yapısı itibariyle drop ve power chords’ları diğer gitarlara nazaran daha kolay ve hızlı basacaksınız.

Gitarın artı ve eksi yönlerine kısaca değinecek olursak. Çok şık, kullanışlı, kolay, tonal kalite olarak son derece tatmin edici olması artı yönleri. Bazı askamların kolay çıkması ve dağılması gibi sorunlar ise eksi yönlerinde yer almakta. Kendimden bir örnek vereyim. Gitarın jack girişi 2 aylık bir kullanımın ardından oynamaya ve sonrada düşmeye başladı. Böyle bir durum ile karşılaşırsanız çok fazla uğraşmayıp gitarı hemen bir luthiere götürün. Penseyle sıkmayı falan da denemeyin yoksa benim gibi içindeki kabloyu koparırsınız.

Ve son olarak gelelim bu güzel gitarın hangi kullanıcılara hitap ettiğine. Blues ve funk gibi tarzlara oldukça zıt karakterli bir gitar ki bu gitarı alanın aklında blues çalmak yoktur diye düşünüyorum. Yabancı şarkılarda metal çalmak isteyenler için biçilmiş kaftan diyebiliriz. Örneğin Anthrax, Avenged Sevenfold, Slipknot gibi grupların şarkılarına gayet güzel tonlar elde edebilirsiniz. Seviye olarak ise başlangıç ve biraz sıkarsak orta seviyenin başlangıcı için uygun bir gitar. 600 lira civarında değişen fiyatı ile de zaten bu seviyeyi temsil ettiği çok bariz ortada. Söyleyeceklerim bu kadar. Görüşmek dileğiyle…