5 Nisan’da Kurt Cobain’in ölümü üzerinden 20 yıl geçmiş olacak fakat rock ve metal müziğe etkisi hala konuşuluyor ve konuşulacak. Loudwire, bu güne özel bir çalışma yapmış, biz de çevirelim dedik. Çeşitli sanatçılara Kurt Cobain’den ve Nirvana’dan nasıl etkilendikleri, Nirvana’nın onlar için ne ifade ettiği sorulmuş ve ortaya güzel yanıtlar çıkmış. İşte rock ve metal dünyasının önemli isimlerinin Kurt Cobain ve Nirvana yorumları:

Clint Lowery (Sevendust):

Nirvana’yı ilk duyduğumda sevmiştim, birazda korkmuştum. Daha önce böyle bir şarkı dinlememiştim. Farklı gelmişti. Sözleri kural yıkıcılığı ve karamsarlığı anlatıyordu. Kurt Cobain’in sahne performansları da heyecan vericiydi. İlk dinlediğim günden beri Nirvana dinlerim.

Taylor Momsen (The Pretty Reckless):

Tam anlamıyla bir sanatı ifade ediyor. Kurt’ün sesi ve söz yazma yeteneği inanılmazdı. Sahnede Krist ve Dave ile sohbetleri çok samimiydi. Konserlerde Nirvana hayranları hipnoz olmuş gibi onları izliyordu. Kurt Cobain’in ölümü rock dünyası adına acı bir kayıp oldu.

Waylon Reavis (Mushroomhead):

Kurt Cobain ve Nirvana müziğe bakışımı değiştirdi. 1980’li yıllarda hair metal ve balladlar yoğunluktaydı. Nirvana, grunge müziğini zirveye çıkararak müzik dünyasına yeni bir tat kazandırdı. Nirvana, yeni jenerasyonu tamamıyla etkilemişti, değişim rüzgarı yaratmıştı. Nirvana, Beatles gibi müziğe yön veren nadir bir topluluktu. 

Bobby Amaru (Saliva):

Nirvana, dönemimde en gerçek ve en saf müziği yapıyordu. 3 harika adam mükemmel müzik icra ediyordu fakat hiçbir zaman havalı gözükmek istemediler. Nirvana’yı bize sevdiren bir özelliğinden bu olması gerek. Konser alanlarını dolduruyorsunuz, albümleriniz yok satıyor ve alçak gönüllü davranıyorsunuz. Bu gerçekten takdire şayan bir hareket. 

Johannes Eckerström (Avatar):

İlk aldığım gitarım Fender Stratocaster ile Black Sabbath’ın Paranoid parçasını çalmayı öğrenmiştim. İkinci öğrendiğim parça Smells Like Teen Spirit oldu. Ayrıca ilk biramı da Nirvana Unplugged dinlerken içmiştim. Kurt ve Nirvana birçok genç müzisyeni Black Sabbath gibi etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Bu onlara verilmiş özel bir yetenek olmalı. 

Ryan Neff (Miss May I):

Bir şarkıyı ilk dinlediğinizde sizi içine çekiyorsa artık geri dönüşünüz yok. Beni kendine çeken ilk grup Nirvana oldu. Lisedeyken Nirvana dinlemeye başlamıştım. Kurt, Krist ve Dave ile ilgili bir haber okuduğumda hemen okuyordum, araştırıyordum. Bleach albümü bende tam anlamıyla bağımlılık yaptı. Dinlemeden duramıyordum ve hala öyle diyebilirim. Lise yıllarımda arkadaşlarımla enstürmanlarımızı alıp Nirvana coverları yapmaya çalışıyorduk. Dönem sonunda performans sergilemek istiyorduk fakat olmadı. O yıllarda içimdeki Nirvana sevgisi beni müziğe başlatan etken olmuştu. Yaptıkları müzik olmasaydı, hayatım başka bir şekilde seyredebilirdi. 

Aaron Buchanan (Heaven’s Basement):

Nirvana müziği bize iki şey getirdi; Grunge müziğinin başlangıcını ve Dave Grohl’un mükemmel kariyerinin başlangıcını. Kurt Cobain’in söz yazma kabiliyeti Phil Lynott ve Layne Staley kadar vardı. Kurt, Phil ve Layne insanın kalbine doğru giden yolu çok iyi biliyordu ve şarkı sözleri de dinleyenleri hemen etkiliyordu. Şarkılar kendini dinletiyordu. Gitar çalan metalci gençler, özellikle Lithium, In Bloom ve You know You’re Right parçalarını çok seviyorlar ve çalmaya heves ediyorlar. Kurt Cobain’in 27’ler kulübüne girmesi de trajik bir olay oldu. Hayranları ona sahip çıkmaya devam ettikçe Nirvana hep hatırlanacak. Kurt Cobain’in bize bıraktığı en önemli mirası ise; Smells Like Teen Spirit oldu.

Don Jamieson (That Metal Show):

Kurt Cobain’e yaptıkları için saygı duyuyorum. O gerçek bir rockstardı. Genç nesli peşinden sürüklemek zor bir iştir ve O bunu başarmıştı. Ayrıca sahnede hırka giyen tek rocker olabileceğini düşünüyorum.