Metal Köşesi: Haftanın Metal Müzik Önerileri

0

“Metal Köşesi” bölümünde her hafta sizlere 4 adet hiçbir kritere tabii tutulmadan, gerek çok bilindik, gerek az bilindik, gerek hiç bilinmedik şarkılar önereceğiz. Üçüncü hafta şarkılarımız şöyle. Umarım eğlenir, yeni bir şeyler keşfetme mutluluğunu yaşarsınız.

Bu hafta metal camiasında yaşanan bir takım olaylar oldu. Bunlar Jeff Loomis’in Arch Enemy’e katılması ve de Megadeth’teki sürpriz ayrılıklar. Bu yüzden Sizlere bir Megadeth, üç adet de Jeff Loomis’in imzasının bulunduğu eseri önereceğim.

1) Megadeth – Diadems – 1995 – Thrash Metal

2) Jeff Loomis – Jato Unit – 2008 – Instrumental Progressive Metal

3) Conquering Dystopia – Destroyer of Dreams – 2014 – Instrumental Progressive Metal

4) Nevermore – Believe in Nothing – 2000 – Progressive Metal

Önümüzdeki hafta görüşmek üzere.

 

Venom Yeni Albümünü Duyurdu

0

Black metalin öncüsü Venom, 14. stüdyo albümünü piyasaya süreceğini açıkladı. From The Very Depth ismini taşıyacak olan albüm 27 Ocak 2015 tarihinde piyasaya sürülecek. Albümde 14 parçanın yer alacağı bildirildi. 

Venom son olarak 2011 yılında Fallen Angels albümünü piyasaya sürmüştü. O albüm büyük beğeni toplamasının yanı sıra, grup için iyi bir ağa kalkış albümü olmayı başarmıştı. 

System OF A Down, Ermeni Soykırımı İçin Turneye Çıkıyor

0

Önümüzdeki yıl yeni bir albüm piyasaya sürmeyi hedefleyen System Of A Down, Ermeni Soykırımı iddialarının 100. yıl dönümünde geniş kapsamlı bir turneye çıkacak. Londra’da başlayıp, Ermenistan’ın başkenti Erivan’da bitecek olan turnenin ismi “Wake Up The Souls” -ruhları uyandır- olarak belirlendi. Turne kapsamında Erivan’da konser verecek olan grup, tarihinde ilk defa Ermenistan’da konser vermiş olacak.

Konuyla ilgili açıklama yapan Serj Tankian şunları söyledi:

Gruptaki herkes, aile üyelerinin bir kısmını soykırımda kaybetti. 100. yıl dolayısıyla Erivan’da konser vermenin anlamlı olacağını düşündük. Dünyanın bir çok yerinde konser vermiş Ermeniler olarak, Ermenistan’da konser vermek her zaman yapmak istediğimiz bir şeydi.

Daha önce Türkiye karşıtı eylemlerde yer alarak tepki toplayan davulcu John Dolmayan ise Türkiye ve Türk halkıyla ilgili herhangi karşıt bir ifade kullanmaktan kaçınarak, yapmak istedikleri şeyin yalnızca bu konu hakkında adalet, destek ve farkındalık yaratmak olduğunu söyledi. 

Turne takvimi şu şekilde: 

  • 10 Nisan- Londra, UK @ Wembley Arena
  • 13 Nisan- Köln, Almanya @ Lanxess Arena
  • 14 Nisan- Lyon, Fransa @ La Halle Tony Garnier
  • 16 Nisan- Brüksel, Belçika @ Forest National
  • 17 Nisan- Amsterdam, Hollanda @ Ziggo Dome
  • 20 Nisan- Moskova, Rusya @ Olympisky
  • 23 Nisan- Erivan, Ermenistan @ Republic Square

Marty Friedman, Megadeth’e Geri Mi Dönüyor?

0

Chris Broderick ve Shawn Drover’ın Megadeth kadrosundan ayrılmasının ardından ortaya çıkan spekülasyonların ardı arkası kesilmiyor. Şimdi de grubun geçmiş dönemine damgasını vurmuş efsane gitaristi Marty Friedman’ın tekrar kadroya dahil olabileceği konuşuluyor. Friedman’ın resmi web sitesinin Google açıklamasında “resmi Megadeth gitaristi” yazıyor olması, henüz açıklanmamış resmi bir haberin siteye aktarılması sonucu oluşmuş olabilme ihtimalini ortaya çıkardı. Konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklama şimdilik yer almadı.

Buna ek olarak Arch Enemy’den geçtiğimiz günlerde ayrıldığını açıklayan Nick Cordle’ın, Megadeth kadrosuna dahil olabileceği yönünde spekülasyonlar da yapılmakta. Grubun bir diğer eski gitaristi Glen Drover ise, kesinlikle Megadeth’e geri dönmeyeceğini açıkladı. 

Megadeth’in davulcu boşluğunu doldurması için akıllara gelen ilk isimler Dave Lombardo ve Mike Portnoy idi. Dave Lombardo, teklif edilmesi halinde Megadeth’te çalmak isteyeceğini açıkladı. Portnoy ise herhangi bir açıklama yapmadı. Neler olacağını bekleyip, hep birlikte göreceğiz.

Ozzy Osbourne Şövalye Olmak İstiyor

0

Ozzy hayatında birçok övgü, ödül aldı ancak şövalye unvanını alırsa tam anlamıyla zirveye çıkacak. Time Out Dubai ile konuşan Ozzy, sohbet sırasında bu konuya değindi:

Bu olayı ben başlatmadım. İnternette Ozzy’e şövalye unvanı verilsin adıyla kampanya başlatılmış. Kampanya büyüyünce benim de haberim oldu. Böyle bir ihtimalin var oluşu bile büyük bir onur. Bundan daha iyi bir şey düşünemiyorum. Eğer şövalye olursam eşim de “Lady” olacak, çok havalı. Sonuç ne olacak bilemiyorum ama unvan verilmezse üzülmem.

Ozzy kariyerinin hareketli zamanlarından birini yaşıyor. Black Sabbath ile geri dönüş yaptı ve solo kariyerinde “Memoirs of a Madman” albümünü çıkardı. Ozzy kariyeriyle ilgili şunları söyledi:

Black Sabbath’ın birleşmesi ve albüm çıkarması benim için pasta üzerindeki çilek gibi. Son kaydımız başarılı oldu ve dünyayı turladık, turlamaya devam ediyoruz. Son bir albümle veda etmeye hazırlanıyoruz ama kendi kariyerimi sonlandırmama daha var.

Dave Mustaine’e Bir Üzücü Haber Daha Geldi

0

Geçtiğimiz Ekim ayında kaybolduğu açıklanan ve yoğun arama çalışmalarına rağmen bulunamayan Sally Estabrook ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Dave Mustaine’in kaynanası Estabrook, alzaymır hastasıydı ve kaybolduğu günden bu yana kendisiyle ilgili en ufak bir ize rastlanamamıştı. Dün yeni bir gelişme yaşandı ve yaşlı kadının kaybolduğu çevrede bir cesete rastlandı. Henüz cesedin Sally Estabrook’a ait olup olmadığı ile ilgili net bir açıklama gelmedi. 

Megadeth’te yaşanan ayrılıklara Dave Mustaine tarafından herhangi bir yorum ya da açıklama gelmemişti. Görünen o ki kendisinin daha büyük problemleri olduğu için bu olayla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Önümüzdeki günlerde olayın netleşeceğini söyleyebiliriz.

AC/DC’nin Yeni Video Klibi “Rock Or Bust” Yayınlandı

0

2 Aralık 2014 tarihinde piyasaya sürüleceği açıklanan yeni AC/DC albümünün ikinci single parçası, albüme adını veren parça Rock Or Bust oldu. Parçanın video klibi geçtiğimiz günlerde yayınlandı. 

Buna ek olarak albümün internet üzerinden yayınlandığını belirtmekte fayda var. Albümü kutulu olarak edinmek isteyen müzik severler 2 Aralık 2014 tarihini beklemek durumda kalacaklar.

 

Metallica’nın Menajeri, Türk Fanlara İsyan Etti

0

Dün Metallica’nın 2015 yılında bir kez daha Türkiye’ye gelmesi için “Metallica Türkiye” tarafından geniş kapsamlı bir kampanya başlatıldı. Twitter tabanlı olarak başlatılan kampanya, Metallica’nın menajeri Peter Mensch’in tepkisine yol açtı. 

Kendisine direkt mesaj veya tweet atan Türk Metallica fanlarına seslenen Mensch, fanların bunu yapmaktan vazgeçmelerini istedi. Twitter’da “Direkt mesaj” özelliği bildiğiniz üzere sadece karşılıklı takip etme durumunda ortaya çıkan bir özellik. Bu konuyla ilgili Mensch’e yöneltilen muzip bir soruya, kızgın bir üslupla cevap veren Mensch, “her ne şekilde ulaşıyorsanız, şu an canımı sıkıyor” şeklinde konuştu.

Kampanya şimdilik birilerinin dikkatini çekmiş gibi görünüyor. İlerleyen günlerde neler olacağını bilemeyiz. Bekleyip göreceğiz.


 

Dave Lombardo, Megadeth’e Göz Kırpıyor

0

Shawn Drover’ın Megadeth kadrosundan ayrıldığını açıklamasının ardından, o pozisyon için bir çok aday ortaya atılmaya başlandı. Slayer’dan olaylı bir biçimde ayrılan Dave Lombardo, Megadeth’te yaşanan davulcu boşluğunu doldurmak isteyebileceğini belirtti. 

İsviçre’de katıldığı bir etkinlikte konuşan Dave Lombardo, eğer kendisine herhangi bir teklif gelirse Megadeth kadrosuna dahil olabileceğini belirtti. Blabbermouth muhaberiyle birebir konuşmasında olaya farklı bir yaklaşım sunan Lombardo, Dave Mustaine’de kendisinin numarasının olduğunu ve onun aramasını beklediğini söyledi. Neler olacağını bekleyip göreceğiz.

Megadeth’in gitarist boşluğu ile ilgili henüz elle tutulur bir gelişme yaşanmadı.

Pentagram Garajistanbul Konseri

0

Geçen sefer yazdığım ilk konser yazımda 2014 yılının bereketli geçtiğini söylemiştim ve bu durum devam etti. Festivalleri de sayarsak altıncı kez Pentagram konserine gitmiş oldum. Bu konserde de geçen sefer olduğu gibi yaş sınırı yoktu.

Aslında yine en ön sıradan izlemek isterdim ama bu sefer hastalığım nedeniyle kapıda fazla beklememek için açılış saatine dakikalar kala kapıdaydım. O arada Metin Türkcan da yanımızdan geçti hatta. Sırada beklerken Türk Gitar’dan arkadaşım Emre ve onun okul arkadaşı Ata da gelince içerdeki iki arkadaşımla beraber konser kadromuzu tamamlamış olduk.

Bu sırada kapılar açıldı ve içeri girmeye başladık. İçeri girdiğimizde Pentagram’dan önce sahneye Kes adlı grup çıktı. Grup hakkında ne yazık ki konser öncesi hiçbir bilgimiz yoktu. Ama yine de onları es geçemeyiz. Enstürmantal progresif rock tarzına sahip olan grup, davulda Mehmet Demirdelen, bas gitarda Cenk Turanlı ve gitarda Emre Kula’dan oluşan kadrosuyla sahneye çıktı. Yaklaşık 40 dakika civarı performans sergileyen grup, performansıyla Pentagram öncesinde hepimizi konser atmosferine ısındırmış oldu. Ayrıca bas gitarist Cenk Turanlı’yı Malt grubundan da tanıyoruz. Bundan bahsetmişken Malt grubundan Cenk Durmazel’e de tekrardan geçmiş olsun dileklerimizi iletelim. Ayrıca Cenk Turanlı, canayakın tavırlarıyla seyircinin sempatisini de kazandı ve grup, performansının ardından sahneden teşekkür ederek, alkışlarla ayrıldı.

Kısa bir sahne düzenlemesinden sonra sıra Pentagram’a gelmişti. Çok fazla bir değişiklik veya sürpriz olacağını tahmin etmiyordum ama son döneme göre ufak bir değişiklik oldu diyebiliriz. Pentagram, son bir kaç konserdir Time şarkısının fon müziği olduğu kliple giriş yapıyordu fakat bu konserde yine daha öncelerde olduğu gibi Maurice Jarre’nin “The Message Soundtrack” albümünün “Entry to Mecca” adlı parçasını intro olarak kullandılar ve ardından “1000 in the Eastland” ile konsere giriş yaptılar. Şarkıları elimizdeki albümlerden yüzlerce kez dinlemiş olsak da konserde dinlemek çok daha mutlu edici oluyor. Ayrıca garajistanbul için de bir iki şey söyleyeyim. Son üç Pentagram konserinde de mekan çok iyiydi. Hem kapalı alan olması hem de küçük bir yer olması kimine göre dezavantajlı da görünebilir belki ama böyle bir ortamda da konserler daha samimi geçiyor. Sahnedeki sanatçılarla aramızda çok kuvvetli bir iletişim oluyor. Zaten sahnedekilerden biri su içmek isteyince seyirciler de su istiyordu ve üç beş şişe su gönderiliyordu her seferinde sahneden. Neyse konser akışına devam edelim. İkinci parça da “Sand” oldu. Son albümün giriş parçası olan şarkıda iyi bir performans sergilendi fakat şarkının çok güzel 27 saniyelik intro’su da çalınsa daha iyi olabilirdi. Dream TV’nin Ana Sahne programında o intro çalınmıştı ve hoş olmuştu fakat ordan başka bir yerde canlı çalındığını duymadım.

Konserin üçüncü şarkısı “Unspoken” şarkısıydı. Bu şarkı için söylenecek zaten pek fazla bir söz yok benim gözümde en iyi şarkılardan biridir ve performans da harikaydı ayrıca iyice konsere ısınmamızı sağladı. Dördüncü parça “Uzakta” oldu ve geçen konserde olduğu gibi bu konserde de sert ve coşkulu havanın yerine nispeten daha duygusal bir hava geldi yine bu şarkıda. “Beyond Insanity” ile yeniden konser daha coşkulu bir atmosfere büründü. Altıncı sırada en sevdiğim ve eşlik etmekten büyük keyif aldığım “Ölümlü” çalındı. Konser, setlist bakımından geçen konserle aynı şekilde seyrediyordu bir tek intro farklı olmuştu. Konserin ortalarına yaklaşırken bir sürpriz beklentisi içine girdim ama yedinci parça “Disturbing the Peace” oldu ve yanılmış oldum. Bu sefer en önde olmadığım için setlistten kopya çekemiyordum bu yüzden biraz daha sürpriz beklentim vardı hatta sosyal medyada bizzat “Puratu” isteği gönderdim ama sanırım şimdilik çok düşük ihtimalli bir istek umarım ilerleyen zamanlarda böyle sürprizler olur.

Sekizinci şarkıdan önce Gökalp Ergen, hep beraber söylememizi istedi ve “Şeytan Bunun Neresinde” parçasını hep beraber söyledik. Son kısmında seyirciye mikrofon uzatıldığında yine çok güzel bir koro oluşturduk. Seyirci bakımından en iyi performans bence yine bu kısımdı.

Ardından yine yeni albümden bir parça çalındı “Doğmadan Önce” şarkısına yine hece hece “Sus-tu-rul-dun” diyerek eşlik ettik ve iyi bir performans oldu.

Yeni albümün ardından bu sefer de oldukça eskiye gidildi ve “Vita Es Morte” çalındı ve ardından da “Anatolia” çalındıktan sonra Gökalp Ergen sahneden ayrıldı ve “Kam” çalındı. 20 Eylül’e kadar bu şarkıyı canlı dinlemek hep hayalimdi  ve son konserlerde artık sürekli çalınan bir parça haline geldi. Şarkının son kısmına doğru sanırım bir ses problemi yaşandı bir anlık durakladılar ve aynı kısmı tekrar çalarak devam edip şarkıyı bitirdirler. Bundan sonra ara verilmedi ama setliste göre ikinci bölüm başlamıştı. Gökalp Ergen sahneye gelmemişti ve Hakan Utangaç vokaldeydi. “Bu Alemi Gören Sensin” çalındı ve ardından Gökalp Ergen sahneye geri döndü. Grupta herkesin performansı iyiydi ama bu sefer tam karşısında izlediğim için daha mı çok dikkat ettim bilmiyorum ama Gökalp Ergen, seyirciyle iletişim olarak da, performans olarak da çok çok sağlam bir konser yaşattı bizlere. Bu sene daha çok konser verdikleri için grup son albümün ilk zamanlarına göre daha iyi bir hava yakaladı ve daha da iyiye gidiyor gibi görünüyor bence. Zaten önümüzdeki dönemde de aktif olacakları hakkında bilgiler, duyumlar var. Onlar açıklamadan benim burdan birşey söylemem doğru olmaz ama kısacası yeni işlere, projelere hazırlıklı olmak da fayda var. Açıkladıkları konser albümü projesi de yakın zamanda bizlerle olacak sanırım.

Gökalp Ergen geldikten sonra banttan intro girdi ve “Now and Nevermore” çalındı. Gitar solosundan sonraki kısım gerçekten zirve. Son albümün bence en iyi şarkısı ve uzun zaman da dilimden düşmez. Son albümden yine baya bir eskiye geri dönüş yapıldı ve konser “Powerstage” ve “Rotten Dogs” ikilisiyle devam etti. Bu ikisini bir arada belirttim çünkü setlistte de iki şarkıyı tek maddede belirtiyorlar. Eskilere devam ettik ve “Trail Blazer” albümünden “Brain On The Wall” çalındı. Metallica konseri öncesinde dinlediğimizde büyük sürpriz olmuştu ama bu şarkı da son dönemin sık çalınanlarından biri olmaya başladı.

“G.S.T.K.P” şarkısını çalmaya başladıklarında hem şarkı sayısını bildiğimden, hem de tahmini setlist’i bildiğimden konserin sonlarına yaklaştığımız anlaşılmış oldu. Ayrıca son birkaç konserde yapıldığı gibi yine şarkının solodan sonra nakaratının son tekrarındaki saniyelik duraklama atraksiyonu çok hoş olmuş. Böyle ufak sürprizler, şarkılara tat katıyor.

Konser son albümün sağlam şarkılarından “Wasteland” ile devam etti. Bu şarkının ikinci kıtasına giriş kısmındaki atraksiyon çok hoşuma gidiyor. Bunun videosu yok ama merak edenler için bir benzerini Metallica konseri öncesi olan “Pentagram-Wasteland(ITU Stadyumu)” videosundan izleyebilirsiniz. Resmi sayfa YouTube’daki videoların çoğunu kaldırdı diye biliyorum ama başka biri paylaşmıştı en son baktığımda.

Konser yine son albümden “It’s Dawn Again” ile devam etti ve seyirci kapanışta gitar melodisine uzun süre eşlik etti tabii Gökalp Ergen de bize katıldı.

Son albümün ilk klip şarkısı “Geçmişin Yükü” çalındığında hastalıkla karışık yorgunluk da başlamıştı ama konserin tadını çıkarmayı da ihmal etmiyordum. Bir eski bir yeni şeklinde gidip gelen konserde yine önceki albümlerden birine gidildi ve “Lions in a Cage” çalındı. Bu şarkıda da bence herşey güzel ama solodan önceki kısım kesilip öyle çalınıyor. O kısmı da dahil etseler daha hoş olabilirdi. Ayrıca “Unspoken” albümündeki bir şarkıdan bahsetmişken şunu da belirteyim. Belki çok istekte bulundum ama “This Too Will Pass” ve “For The One Unchanging” gibi efsane şarkılar da arada sırada setliste dahil edilirse bir çok hayranının isteğini gerçekleştirmiş olurlar. Bildiğim kadarıyla baya oldu bunlar çalınalı ve o dönemde ne yazık ki biz konserlere gidemiyorduk. Bunun ardından konser yine son albümün kapanış parçası ve ikinci klip şarkısı olan “Apokalips” ile devam etti. Şarkı çok kaliteli ama ayrıca belirteyim şarkının son kısmı hatta outro denilebilecek kısmı da çok hoş. Ve son parçaya gelindiğinde herkesin tahmin ettiği gibi “Bir” çalındı. İntro olarak “Tigris” yine çalındı tabii her zamanki gibi. İnsanların “Bir” sevgisini anlıyorum ve buna saygı duyuyorum ama “Bir” kapanış parçasıdır o yüzden hiçbir zaman konser ortasında “Bir” diye tezahürat yapmayı tercih etmiyorum. Konser bittikten sonra banttan çalınan “Sonsuz” parçası ile grup sahneden bizi selamlayıp ayrıldı. O arada ben de hatıra amaçlı setlist istedim ve Ozan Tügen kırmadı sağolsun. Belli bir süre sonra alana geldiler ve sohbet ettik. Didem Doran (Pentagram’ın menajeri) ile de tanışma fırsatı buldum. Grubu okuduğum şehir olan İzmir’e bir kez daha davet ettim. Ayrıca Metin Türkcan, benim arkadaşlarımla beraber fotoğrafımı çekti ve yine kendilerine teşekkür edip alandan keyifli bir biçimde ayrıldık.

Konserin güzel tarafı, müzikten fazlasının da olduğu gerçeğiydi. Konserler sayesinde edinmiş olduğum arkadaşlarımla buluşmuş oldum ve yeni bir arkadaş daha edindim. Ayrıca konserden sonra hatıra olsun diye de Galatasaray Lisesi duvarlarındaki posterli afişleri söküp eve götürmemiz de güzel bir anı oldu. Önümüzdeki konserlerin de en az  bu kadar güzel geçmesi dileğiyle. Teşekkürler Pentagram!

m/

 

 

 

 

 

Son Haberler