Sevtap Ünal İkinci Albümü “Bu Kavga Çok Hüzünlü”yü Yayımladı

0
Basın Bülteni

İlk albümünü 2011’de “İnsanlar Arabalar ve Rüzgar Geçti Aramızdan” adıyla yayımlayan Sevtap Ünal, 2013’te “O Benim” teklisini kaydetmişti. Sanatçının ikinci albümü “Bu Kavga Çok Hüzünlü” dijital platformlarda yerini aldı ve Sevtap Ünal adından söz ettirmeye başladı.

On Air Media Reflex Müzik etiketiyle çıkan albümün aranjörlüğünü Evren Arkman gerçekleştirdi. Albümün çıkış parçası olan “Zamanın Birinde”ye çekilen klip Volkan Ergen imzası taşıyor.

Müzik ve kreatif yönetmenliğini Kadri Karahan’ın, stil ve kreatif danışmanlığını Ümit Ünal’ın yaptığı albümün müzisyen kadrosunda Evren Arkman, Selim Aydın, Eray Polat, Efe Demiryoğuran, Cihangir Aslan, Can Güngör, Gökhan Tümkaya, Erkal Öztürk, Melih Babalı, Kenan Dalgıç, Saygın Akbudak, Mert Günel, Hüseyin Cebişçi, Kadri Karahan ve Aida Nadeem yer aldı.

Nadeem’in vokali ile konuk olduğu albümün final şarkısı “Alayına İsyan” bugüne kadar dinlenilen Sevtap Ünal şarkılarından farklı sözleri, müziği ve düzenlemesi ile de ayrı bir yerde duruyor ve ruh hallerinin isyan noktasına notalarla dokunuyor.

Kayıtları Çekirdek ve Harem’s Studio’da tamamlanan albümün mix’leri Arzu Alsan, mastering’i Emre Kıral, Ümit Ünal imzalı kostümlerin kullanıldığı fotoğraf çekimleri Kadri Karahan, albümün grafik tasarımı ise Mertkan Tekin tarafından gerçekleştirildi.

Sevtap Ünal’ın yeni albümünü Spotify’dan dinleyebilirsiniz.

Kirk Hammett: “Kötü Zamanlarda Ayakta Durmasını Bildik”

0

Metallica’nın solo gitaristi Kirk Hammett, Faster Louder’a yaptığı açıklamalarda kendisi ile James Hetfield ve Lars Ulrich’in arasındaki özel bağı paylaştı ve çok genç yaşta böylesine önemli bir müzik yolculuğuna çıkmış olmanın yaşattığı duyguları ve tecrübeleri anlattı.

Hammett’ın açıklamaları şu şekilde:

“Çok genç yaştaydık. Ben ve Cliff, 20 yaşındaydık. James ile Lars 19 yaşındaydı ve o dönemde hepimiz iki ya da üç yıldır müzikle uğraşıyorduk. Metallica kariyerim boyunca çok özel şeyler yaşadık. Güzel olduğu kadar korkunç anlarımız oldu ama ayakta durmayı bildik.

Müzikle uğraşmak, büyümek, evlenmek, çocuk sahibi olmak, orta yaşa gelmek… Bunların hepsini yaşarken Metallica vardı. Bu nedenle Metallica bizim için kariyer ve iş olduğu kadar aslında hayatımız da demek.

Metallica ile üretmek, çalmak, turneye çıkmak hep yaptığımız ve bundan sonra da elimizden geldikçe yapacağımız bir şey çünkü biz bu rutinde çalışıyoruz. Elbette tek başına kendi işini yapma fikri de cazip geliyor ama Metallica ile birlikte yaptığımız işler kadar güzel olur mu? O konuda şüpheliyim.”

Metallica, yeni albümü Hardwired… to Self-Destruct’un çıkmasının ardından şu sıralar dünya turnesini şekillendiriyor.

Galakside Neler Oluyor: Onur Hunuma Uzay Konseptli Yeni EP’sini Yayımladı

0
Basın Bülteni

Genç müzisyen Onur Hunuma yeni EP’sini Spotify, YouTube, Deezer gibi dijital platformlar üzerinden paylaştı. Geçen sene yayımlanan Outer Space’de olduğu gibi, uzay konsepti bu EP’de de karşımıza çıkıyor. Cosmological adıyla gelen EP’de 6 parça var:

  • From Obscurity
  • Tales Of Sakura
  • Project: A.L.I.E.N
  • Artificial Intelligence
  • To Awareness
  • Tales Of Sakura (Orchestral Intro & Outro)

Onur Hunuma yaptığı çalışmaları genel olarak şöyle anlatıyor:

2015 sonlarına doğru çalışmalarına başlayıp 1 Şubat 2016 da Outer Space’i çıkardığımda kafamda bir albüm serisi konsepti vardı. Outer Space’de derin uzay-zaman ve bilinmezliğin getirdiği karanlığı işlemiştim. Sonraki albümde de (Cosmological EP olarak çıktı gerçi) derin uzaydan dönüp bizim Samanyolu galaksimizde neler dönüyor olabileceğini hayal ettim. Dünya’dan teleskopla galaksimizi izleyen birisinin kapılacağı duyguları yer yer dünyevi materyaller de kullanarak hissettirmeye çalıştım.

Yani uzun lafın kısası Derin Uzay’da (Outer Space) belli bir arayışın ve maceranın ardından bizim dünyamızda ve galaksimizde neler olabileceği ile ilgili bir senaryo mevcut diyebiliriz. Bundan sonraki albümün konsepti de yine bu seri üzerinden mi devam eder bilemiyorum fakat öyle olursa da bir sonraki albümde dünyanın yaratılışını parça parça kronografik şekilde işlemeyi düşünüyorum.

Cosmological’ı dijital müzik kanallarından dinleyebilirsiniz.

NAMM Fuarında Yerli Üretim Pedallar Yoğun İlgi Gördü

0

Dünyanın en büyük müzik fuarlarından NAMM, çeşitli etkinlikleriyle her yıl olduğu gibi gündem oluşturmayı başardı. Gitar sergileri, imza seansları, akustik konserler derken yüzlerce marka 2017 için hazırladığı ürünleri görücüye çıkardı.

Türkiye’den Ali Deniz Kardelen ve Ersin Şeker (Black Tooth) performans yapmak için fuara davetliydi. Diğer yandan da yerli üretim Rockfabrik Effects pedalları fuarda kendini gösterdi. Markanın yetkili ismi Furkan Torlak NAMM’de yaşananları kısaca şöyle özetliyor:

Fuar genel olarak oldukça verimli geçti, pedalların görsel tasarımı çok ilgi çekti. Davulcular dahi standımızı ziyaret ettiler ve görsel tasarımımızı övdüler. Gearmanndude Guitar World’den Paul Riario gibi isimlerin de standımızı ziyaret ettiğini eklemeden geçemeyeceğim. Birçok ülkeden ziyaretçimiz oldu ve distribütörlük konusunda önemli bağlantılar elde ettik. Avustralya ve Amerika bayilikleri ile görüşmeye başladık bile.

İstanbul’dan katıldığımızı öğrenenler oldukça şaşırdı. Hem uzak oluşu ve hem de bu kalitede işlerin çıktığını ilk defa görmelerinden dolayı şaşırdıklarını söyleyebilirim. Fakat kesinlikle olumsuz bir tepki almadık. Bunun yanında diğer butik pedal üreticileri ile yakın ilişkiler kurduk. Deep Trip Pedals, Neunaber Audio, Magic Pedals, Ohmless Pedals gibi firmalarla verimli sohbetler ettik. Tek problem yoğunluktan ötürü fuarı yeterince gezemedik.

Furkan Torlak ve ekibine başarılar diliyor ve önümüzdeki yıllarda daha fazla temsilciyle NAMM’e katılmayı umuyoruz.

Mastodon’un Yeni Albümünden İlk Tadımlık Yayımlandı

0

Mastodon bildiğiniz üzere yeni albümünün kayıtlarını tamamladı. Geçtiğimiz yılın son aylarında albüm tamamen hazır duruma gelmişti. Bu yıl içerisinde yeni albümünün yayımlanmasını umuyoruz.

Geçtiğimiz günlerde, grup sıra dışı ve tuhaf bir tanıtım videosu yayımlamıştı. O videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Bugün grubun resmi web sitesinde, yeni albümün ilk tadımlığı yayımlandı. 3 boyutlu bir sunuma sahip olan sayfada, yeni albümün çıkış tarihi ile ilgili bilgilendirme amaçlı mail alma hizmetine kayıt olabiliyorsunuz.

Buraya tıklayarak yeni albümün ilk tadımlığını dinleyebilirsiniz.

İzmirli Negentropy Çıkış Albümü “Eternal Persecution”ın Detaylarını Paylaştı

0
Basın Bülteni

Uzun süren sessizliğin ardından Negentropy çıkış albümü Eternal Persecution’u duyurdu. Albüm 17 Şubat 2017 tarihinde tüm dijital platformlar ve müzik marketlerde yerini almış olacak.

Albümün mix ve mastering işlemleri Göktuğ Şenkal’a ait. Eternal Persecution 3 Adım Müzik etiketiyle yayımlanacak. Negentropy albümün çıkışından sonra İstanbul, Ankara ve İzmir’i kapsayan lansman konserleriyle albümü taçlandırmaya devam edecek. Lansman konserlerinin devamında 2017 yılı için ülkemizdeki festivallere göz kırpmayı planlıyor.

Albümde bir tanesi intro olmak üzere 10 şarkı var. Daha önce yayımlanmış olan A Storm of Razors ve Wrathcaster albümde yer almıyor. Albümden bir şarkıya video klip çekilecek ve geri kalan şarkılar için lyric videolar ile gelecek.

Negentropy’i Facebook’tan takip edebilirsiniz. Eternal Persecution’ın görseli:

Tanka Oturtulmuş Davul, Sparta Askerleri ve Daha Fazlası: Sabaton Madrid Konseri

0
Fotoğraf: Timo Isoaho

Rüya gibi bir geceydi, her şey şöyle başladı…

Eğitim dolayısıyla Eylül’den beri İspanya’nın Zaragoza şehrinde yaşıyorum. Sabaton’un da İspanya’ya geleceğini biliyordum, ama globalleşen dünya, küresel ısınma, Euro’nun Süper Mario gibi oradan oraya zıplaması gibi sebeplerden ötürü gidemeyeceğim kesinleşmişti.

Yazın Sabaton ile bir röportaj yapmıştım. “Belki” dedim, “menajere mail atarsam bir bilet falan ayarlayabilir, ne kaybederim ki?” Attım maili. “Ekonomimiz çok kötü, param yok, konserden 9 gün sonra da Türkiye’ye döneceğim. Sizi bulmuşken izlemek isterim, bir yolu varsa çok sevinirim.” vesaire vesaire. 3 saat sonra geri dönüş yaptı kendisi. “Kop gel günahlarından, kameranı da al fotopass veriyorum sana, gönlünce çek.”

Konsere davetiye işini çözmekle kalmamış, bir de fotopass almıştım. Kafadan 45 euro cepte kalmıştı ve grubu en yakından görebilecektim. Harikaydı!

Neyse konser günü geldi, ben 300 kilometre yol yaparak 3 saatte Madrid’e ulaştım. Beklediğimden erken saatte geldiğim için şehirde kısa süre gezdim, sonra mekana geçtim. Gözüme ilk çarpan şey, böyle büyük bir konserde oluşan sıra, tek sıra halindeydi. İspanya aslında bizim ülke gibiydi, onu gördüğüme şaşırmıştım. Tanıştığım insanlar Kanarya Adaları’ından, Fransa’dan, İspanya’nın çeşitli şehirlerinden gelmişlerdi. Ben de bir Türk olarak Zaragoza’dan gelmiştim gerçi.

İçeri fotopass’imi de alarak girdim. İlk grup Twilight Force’tu. Hiçbir fikrim yoktu. Bir iki video çektim sonra ortamı keşfe çıktım. İspanya’da geldiğim en büyük konserdi. Mekan Real Madrid’in basketbol takımınn salonuydu. 6-7 bin civarında seyirci vardı. 1 litrelik bira 10 Euro, lisanslı tişörtler 25 Euro’ydu. Bir biraya 40 lira verdiğimi şimdi idrak ediyorum mesela, biraz üzüldüm.

Accept sahneye çıktığında ben de seyircilerle sahne arasındaydım. Stampede ve Stalingrad şarkılarıyla giriş yaptılar. Daha sonra da Restless and Wild, Princess of the Dawn gibi şarkılarla devam edip finali de en ünlü şarkıları Balls to the Wall ile yaptılar. Şahane çaldılar, çok enerjiklerdi. Güzel fotoğraflar ve videolar çekmiştim. Sırada Sabaton vardı.

In The Army Now çaldı teypten, izleyicilerle selfie video tarzı bir şey yaptım. Çok eğleniyordum. Derken Ghost Division ile giriş yaptılar. Daha sonra yeni albümden en gaz şarkılardan biri olan Sparta’yı çaldılar. Muhteşem bir sahne kurulumu, muhteşem materyaller kullandılar konser boyunca. Tanka oturtulmuş davul, Sparta şarkısında gelen Sparta askerleri, rüya gibiydi her şey.

Derken, 3. şarkı olan Blood Of Bannocburn sonrası çıkmamız gerekiyordu çünkü her grubun ilk 3 şarkısı için fotoğraf ve video çekebiliyorduk o alandan. Accept sonrası çıkarttıklarında bariyerleri geçerek seyircilerin arasına giriş yapmıştık fakat Sabaton sonrası öyle olmadı. Bariyer kapalıydı, alakasız bir yerden doğru çıkışı işaret ediyordu güvenlik. Anlam veremeyen bir fotoğrafçı daha görünce “hacı n’oluyo ya” diye sordum, “biliyorsam şerefsizim” dedi. Yani buna benzer şeyler…

Çantam sırtımda, makine içinde oradan oraya sürüklüyorlardı bizi derken mekanın dışına çıktık birden. Giriş için ana kapıya geldik, kameranı bırak öyle gel dedi güvenlik. Kamerayı bırakmak için emanet kısmına da 2 Euro verdik.

Sanırım 2-3 şarkı kaçırmıştım o arada, çok sinirlenmiştim. 300 kilometre yoldan geliyordum ama güvenliklerin ve organizatörlerin işgüzarlığı yüzünden şarkı kaçırıyordum. Girdim içeri, tıka basa dolu olan konser alanında sote bir yer bulup konseri izledim. Arkamda şarkıları yanlış söyleyen zil zurna sarhoş 50’li yaşlarında bir adam, solumda liseli gibi gizli gizli sigara içen umursamaz 50’li yaşlarında bir teyze, sağımda Sabaton gibi savaştan tarihten falan bahseden bir grubun konserinde bile tutkuyla öpüşebilmeyi beceren genç arkadaşlar… “Nereye düştüm lan ben böyle” derken konsere kaptırdım kendimi. Son şarkıda “en büyük hayalim Sabaton’la tanışmak” diye pankart açan bir kızı sahneye çıkardılar. Sabaton, seyircilere bu denli değer verdiği için benim favori grubumdur. Her şarkıdan sonra seyirciye teşekkür ettiler.

Türk seyircisi İspanyol seyircisinden daha ateşli ama yazın Sabaton o kadar kalabalığa çaldığı zaman şarkılarına kimse eşlik etmemişti. Neler kaçırdığımızın farkında değiliz. Her şeye rağmen çok güzeldi. Menajere de, gruba da teşekkürlerimi iletiyorum.

Alman Dark Wave Grubu Diary of Dreams İstanbul’da Konser Verecek!

0

Birbirinden önemli müzisyen ve grupları Türk izleyicilerle buluşturan %100 MUSIC serisi ünlü Alman dark wave grubu Diary of Dreams ile devam ediyor.

1 Mart Çarşamba akşamı İstanbul’un yeni konser mekanlarından IF Performance Hall Beşiktaş’ta gerçekleşecek olan konserde Diary of Dreams “She And Her Darkness”, “A Day In December”, “Ikarus”, “Traumtanzer” gibi unutulmaz şarkılarını seslendirecek.

1994 yılında solist Andy Hates’in solo projesi olarak başlayan grup ilerleyen yıllarda Alman dark wave ve gothic sahnesinin en önemli gruplarından biri oldu. Geçtiğimiz yıl 14. stüdyo albümlerini “Grau Im Licht” adıyla yayımlayan grup albüm sonrası çıktığı turnede Avrupa’nın birçok festivalinde ve kulübünde sahne aldı.

Bugüne dek Moonspell, Evgeny Grinko, Wardruna, Richie Kotzen, Mr. Big, Dave Lombardo, God Is An Astronaut, Dub FX gibi grup ve müzisyenlerin Türkiye konserlerini düzenleyen Moodlive organizasyonu ile gerçekleşecek konserde İstanbullu new wave, dark wave, gothic gibi türlerin hayranları bir araya gelecek.

%100 MUSIC kapsamında gerçekleşecek Diary of Dreams İstanbul konseri 2017 yılının unutulmaz konserlerine aday.

Konser biletleri Biletix üzerinden satışa çıktı. Etkinlik sayfasına buradan gidebilirsiniz.

Rock ve Metal Şarkılara Yapılmış En Berbat 10 Cover

0

Loudwire, yaptığı videolu listede rock ve metal tarzındaki parçalara yapılmış en kötü cover performansları paylaştı. İlgi çekici listede müzik dünyasından oldukça ünlü isimler dikkat çekiyor. İşte Loudwire’a göre birbirinden korkunç on cover performans:

10. Celine Dion & Anastacia – You Shook Me All Night Long (AC/DC)

9. Kanye West – Bohemian Rhapsody (Queen)

8. All Saints – Under the Bridge (RHCP)

7. Limp Bizkit – Opiate (Tool)

6. Miley Cyrus – Smells Like Teen Spirit (Nirvana)

5. Hilary Duff – My Generation (The Who)

4. Britney Spears – I Love Rock N’ Roll (The Arrows)

3. Avril Lavigne – Fuel (Metallica)

2. 5 Seconds of Summer – American Idiot (Green Day)

1. William Shatner – Iron Man (Black Sabbath)

Stone Sour Önümüzdeki Yaz Aylarında “Hydrograd” İsimli Yeni Albümünü Yayımlayacak

0

Corey Taylor, önümüzdeki yaz aylarında Stone Sour’un altıncı stüdyo albümü Hydrograd’ı yayımlayacağı yönündeki haberleri doğruladı. Rock Cellar’a konuşan frontman, “Old school adına her şeyi yapıyoruz. Albümü canlı olarak kaydettik ve üzerine katmanlar işliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Albümün oluşum sürecine değinen Corey şunları söylüyor:

“Günde bir şarkı yapıyoruz ve dokuz şarkı kaydettik. Evet bu inanılmaz değil mi? Ve de şimdiye kadar yazmış olduğumuz en iyi albüm.

Bu albüm kesinlikle sevdiğimiz bütün stillerin bir karışımı. Hoşumuza giden ufak bir ağırlığı var ama aynı zamanda daha hard rock, daha rock’n roll… Hatta punk bile var.”

Stone Sour’un son albümü “House of Gold & Bones – Part 2”, 2013’ün Nisan ayında piyasaya sürülmüştü.

Son Haberler