Lars Ulrich Kendisinin Yerine Metallica’da Çalmasını İsteyebileceği Davulcuyu Açıkladı

0

Metallica davulcusu Lars Ulrich, 98 Rock tarafından yapılan röportajda konuştu ve kendisinin yerine Metallica’da çalmasını isteyebileceği davulcuyu açıkladı. Şunları söyledi:

“Eğer bunu seçebilseydim, James Hetfield riff’lerinin ardında duymak istediğim davulcuyu seçmem gerekseydi, Phil Rudd’u (eski AC/DC davulcusu) seçerdim.

O, progresif davullar yazdığım dönemlerde benim en büyük ve ana ilham kaynağımdı. Justice sonrasındaki Black Album ve Loud’ta yaptığım çılgınca davul perküsyonları ve bunları hissedebilmek tamamiyle onunla ilgiliydi. Phil Rudd, bu saydığım şeylerin oluşturduğu piramidin tepe noktası.

James Hetfield riff’lerinin altında Phil Rudd’un çaldığı davulları dinlemek harika olurdu.”

İlginç… Phil Rudd gerçekten beklenmedik bir seçim. Alice In Chains davulcusu Sean Kinney demesini beklerdim ve tercih ederdim. Gitar destekleme olayını Kinney gerçekten çok iyi beceriyor.

Bu soruyu James Hetfield’a sorup onun vereceği cevabı almayı çok isterdim. Eğer bir gün onunla röportaj yapma şansına erişirsem bunu kesinlikle soracağım.

Öte yandan, Phil Rudd bildiğiniz üzere uyuşturucu problemleri sebebiyle AC/DC’den kovuldu ve şu sıralarda boş geziyor. Son dönemde devamlı olarak AC/DC hakkında demeçler veren Rudd, bir bakıma Angus Young’a “beni al başkanım” alt temalı mesajlar gönderiyor.

In Flames’in Yeni Video Klibi “Here Until Forever” Yayımlandı

0

İsveçli metal grubu In Flames, geçtiğimiz yılın Ekim ayında Battles isimli albümünü yayımlamıştı. Grubun 12. stüdyo albümü olma özelliği taşıyan albüm, Eleven Seven Music etiketi ile raflardaki yerini almıştı.

Grup, son albümleri Battles’ta yer alan “Here Until Forever” isimli parçanın video klibini yayımladı. Slow motion tekniğinin göz önüne olduğu farklı tarzda bir video klip hazırladıklarını görüyoruz.

Video klibi aşağıdan izleyebilirsiniz.

Kirk Hammett, Metallica Düşmanlarına Sağlam Giydirdi: “35 Yaş Sendromu Yaşıyor Olabilirler”

0

Herkesin kabul edebileceği üzere, Metallica dünyanın en çok fana ve destekçiye sahip gruplarından biri. Bu durum aynı zamanda Metallica’dan nefret eden bir kitlenin var olmasına da sebep oluyor olabilir.

Metallica gitaristi Kirk Hammett, Philly tarafından yapılan röportajda konuştu ve “Metallica artık eskidi” düşüncesine sahip metal müzik dinleyicileriyle ilgili düşüncelerini anlattı. Sert ifade kullandığını söylemem gerekiyor. Şöyle konuşmuş:

“Grup ile ilgili bu tarz konuşanlar hakkında fark ettiğim bir gerçek var ki, onların bakış açıları ve yaşam tarzları öngörülebilir (tekdüze). Belki de 35 yaş sendromu yaşıyorlardır.

Ne yapmak istersek onu yapıyoruz, iç güdülerimiz ile hareket ediyoruz. Eğer iyi hissettiriyorsa, devam ediyoruz. Odanın dışındaki insanların söylediği şeylerle ilgilenmiyoruz. Biz 4 kişiyiz ve sadece bizim ne düşündüğümüz önemli.”

Kirk Hammett, Metallica’daki konumu itibariyle her zaman dengeleyici bir görev üstlenmiştir. Genelde hedef gösterici ve negatif yorumlarda bulunmaktan kaçınan bir kişiydi fakat son dönemde bu biraz değişti. Trump’ı hedef alan birçok röportajı var.

Şu an yukarıda okuduğunuz demeci de eski Kirk olsa biraz daha yumuşak dile getirirdi diye tahmin ediyorum. Ancak görüldüğü üzere şu an çatır çatır konuşuyor. Sağa sola sallıyor. İlginç hakikaten.

Jerry Cantrell Müjdeyi Verdi: Alice In Chains Yeni Albüm İçin Stüdyoya Giriyor!

0

Grunge efsanesi Alice In Chains, son albümü “The Devil Put Dinosaurs Here”ı 2013 yılında yayımlamıştı. Gelen son haberlere göre, grup yeni bir stüdyo albümü için çalışmalara başlamaya hazırlanıyor.

Vokalist ve gitarist Jerry Cantrell, Good Celebrity tarafından yapılan röportajda konuştu ve yeni bir stüdyo albümü için önümüzdeki aylarda çalışmalara başlayacaklarını söyledi. Demeç şu şekilde:

“Yeni bir albüm yapmak için girişimlere başladık. 1 ay içerisinde Seattle’a hareket edeceğiz ve yaz aylarını orada 3. albümümüzü kaydettiğimiz stüdyoda albüm hazırlayarak geçireceğiz. Yani bu eğlenceli olacak. Eve dönüyoruz ve Seattle müziği yapacağız (burada Seattle’dan çıkan grunge akımına dem vuruyor). “

Bana göre, grubun yeni albümü yüksek bir ihtimal ile 2018 yılında yayımlanacaktır. Çok az bir ihtimal olarak 2017’nin son çeyreğini işaret edebiliriz. Bekleyip neler olacağını göreceğiz.

Beşinci Blues Gitaristleri Gecesi’nde En Az 20 Müzisyen Konser Verecek

0

Blues Gitaristleri Gecesi llk olarak 2014 yılının haziran ayında, Alper Durmuş’un blues’a gönül vermiş müzisyenleri bir araya getirmesiyle Kadıköy’de düzenlendi. Sonrasında ülkemizin önde gelen blues müzisyenlerinin de katkılarıyla bu gece daha da renklenip dört defa gerçekleştirildi. Artık gelenekselleşen bu etkinlik, beşincisi ile 16 Mayıs Salı günü Dorock XL sahnesinde sizlerle buluşuyor.

Konserde yer alan isimler şöyle:

  • Akın Eldes
  • Akıncan Eldes
  • Alper Durmuş
  • Batu Mutlugil
  • Berk Arıhan
  • Bertuğ Cemil
  • Deniz Tuzcuoğlu
  • Efe Ekşioğlu
  • Emre Metin Bilginer
  • Eray Arbak
  • Ergin Kandemir
  • Evrencan Gündüz
  • Güray Oskay
  • Ozan Yuvarlak
  • Özgür Hazar
  • Savaş Atmaca
  • Tanju Eren
  • Tufan Büyükbüberoğlu
  • Tuncer Tunceli
  • Yavuzcan Çetin

Davulda Celal Avcı, bas gitarda Özkan Kaya uzun soluklu gecenin mimarlarından olacak. Biletler Biletix ve Dorock XL gişelerinde.

Taksim Dorock Bar’da Düzenlenen “Metal Night” Can Yakacak

0

Taksim’in metalci mekanı Dorock Bar bu hafta sonu beş gruba sahnesini açıyor. Farklı sound’daki gruplar can yakan setlist’lerle seyircinin karşısında olacak.

14 Mayıs Pazar günü saat 19:00’da başlayan etkinlikte Buztaht, Mithra, Crimson Hill, Anoreksi ve Milk Hunter sahnede olacak. Girişler ücretsiz fakat 18 yaş sınırı bulunuyor. Buztaht en son Bursa Full Metal Night’ta yer almıştı. Mithra yaklaşık 2 sene önce “Utopia” albümüyle çıkış yakaladı. Yükselmeye devam ediyor. Crimson Hill Takas Pazarı’nın yabancı gruplu konserinde sahne almıştı. Bu konserin DVD çalışması yapılıyor. Yakında Crimson Hill’i DVD’de göreceğiz. Anoreksi geçtiğimiz aylarda “Neighbour to Hell” single’ı ile hayranlarını selamladı. Milk Hunter ise sıra dışı şarkı sözlerini yeni bir konserde söylemenin heyecanı içerisinde.

Türk Gitar, Extreminal, Takas Pazarı, Rock Medya, Dead Generation Records ve Pit Pro konserin destekçileri arasında. Etkinlik sayfasına buradan gidebilirsiniz.

Güncelleme: Buztaht bu sabah yaptığı duyuru ile konsere katılamayacağını açıkladı.

Gizem Saatçi’den “Prenses”leri Kıskandıracak Albüm Dijital Platformlara Çıktı

0
Basın Bülteni

Gizem Saatçi 2009 yılı’dan bu yana “Cennete Yolla Beni”, “Şaziye” ve şimdi de “Prenses” single albümüyle kendisine has farklı tarzıyla Türk rock müzik piyasasında konumlandırdığı yerini ve imajını sağlamlaştırdı.

“Prenses” single albümünde değişik bir yol izleyen Gizem Saatçi kendi deyimiyle, heplikten hiçliğe, hiçlikten hepliğe; topraktan semaya, semadan toprağa giden yolculukta dinleyicilerine kaptan klavuzluğu görevini üstleniyor. Müzikalitesi ve armoni yapısının çok güçlü olduğu single albümde “Prenses”, “Lodos Kırıntıları”, “Dertliyim Dertli” olmak üzere 3 adet parça bulunmakta.

Gitar, bass gitar, aranje ve besteler Esat Saatçi’ye, davullar Burak Arı’ya, klavyeler bestekar ve aranjör Burak Deran’a ait. “Dertliyim Dertli”nin sözleri Gökhan Yusuf Kardaşlar’ın, diğer iki şarkının sözleri ise Gizem Saatçi’nin kaleminden çıktı.

Brutal Vokal Halka Karışıyor: Hayko Cepkin IF Performance Hall Konseri

Hayko Cepkin farklı bir adam. Yıllardır kendini geliştirdi, tırnaklarıyla kazıyarak şu an bulunduğu konuma gelmeyi başardı. İlk popüler olduğu yıllarda clean ve nağmeli vokal tarzı ile kendini sevdirmeyi başardı. Sesini güçlendirdi. Uzak doğu sporları ile birleştirdiği bir meditasyon sistemi ile sesini ve nefesini güçlendirdiğine dair yazılar okumuştum. Hiçbir zaman yerinde saymadı ve her zaman farklı şeyler deneyerek müziğini geliştirdi. Ve evet, en sonunda brutal vokali bile yapmış olduğu naif müziğin içine monte etmeyi başardı. Sırf bu sebepten bile sonsuz saygıyı hak eden bir sanatçı. Türkçe müzik dinleyicisinin popüler kültüre ait olan kesimi tarafından genellikle “böğürmek” olarak nitelenen bir tarzı onlara kabul ettirmek kolay bir iş değil. O, bunu başardı.

Methiye ile başlangıcı yaptıktan sonra konserde olup bitenlere geçelim. Öncelikle IF Performance Hall Beşiktaş‘a değinmek istiyorum. Bu konser itibari ile ilk defa IF’te bir konser tecrübesi yaşadım. İsmini çokça duyduğum ancak bir türlü gitme fırsatı bulamadığım bu mekan beni kelimenin tam anlamıyla cezbetti, hayran bıraktı. İçeriye girince farklı bir yere girdiğiniz hissiyatını yaratan ender mekanlardan biri. Ender diyorum çünkü gerçekten bu tarz mekanların sayısı her geçen gün azalıyor. Nispeten elit diyebileceğimiz kültürel seviyesi yüksek kitleye hitap etmek bile zor hale geldi. Büyük bir marka olan Hard Rock Cafe İstanbul bile kepenk kapattı.


IF gerçekten ferah bir konser ortamı sunuyor. Balkon kısmı bomba. Hem müziğinizi dinleyebiliyor, hem de sigaranızı (sigara kullanmıyorum ama dikkate değer bir detay oldu benim için bile…) içebiliyorsunuz. Ayrıca konser sırasında yerli yersiz gelip “bir şey içer misiniz” diye sık boğaz eden garsonlar yok. Bence bu en önemlisi. Tuvaletler de çok temizdi. Benden tam not aldı.

Hayko Cepkin, saat yaklaşık 22.15 sularında sahneye çıktı. Enerjisini ilk şarkıdan son şarkıya kadar seyirciye geçirmeyi başardığını söylemem gerekiyor. Setlist’in büyük çoğunluğuna hakim olduğumdan ötürü çoğunlukla keyifli anlar yaşadım. Hayko, stüdyoda yumuşak olarak niteleyebileceğimiz şarkıları bile canlı performansta gümbür gümbür, beynimize vura vura çalıyor ve okuyor. Clean vokalli tüm şarkıların belli kısımlarına az da olsa brutal vokal sıkıştırıyor. Çok değerli bir ses ve sanatçı olduğunu, hem vokal performansı ile hem de sahnedeki duruşu ispat etti. Bana göre kendisi tam bir frontman. Bunun hakkını veriyor.

Teknik bir eksiklik olarak görebileceğim tek şey, klavye olmamasıydı. Hayko’nun müziğinde çok önemli bir yer edinen klavyenin banttan çalınması bana tuhaf geldi. Hayko bildiğim kadarıyla zaten kendi klavyesini kendi çalıyor. Besteleri kendisi klavye ile yapıyor. Başka birine bu sıfatı yüklemek istememiş olabilir. Bunu da bir nebze anlayışla karşılıyorum. Klasik 4’lü rock band konsepti sahne duruşu olarak onlara çok yakışıyor.

Son albümde yer alan cover şarkıların ağırlıkta olduğu bir setlist vardı. Elbette Hayko’nun kendisi ile özdeşleşmiş hit parçaları da aralara serpiştirilmişti. Ben en çok cover parçalardan keyif aldım. Zira gerçekten çok güzel bir düzenleme ile bunları sunmuş. Albüm, stüdyo kaydını dinlediğiniz zaman soft bir albüm olarak değerlendirilebilir ancak canlıda izleyince aslında ne kadar sert noktalara kayabildiğini görebiliyorsunuz. Gümbür gümbür power gitar ve brutal vokal… Son albümün canlı performanstaki özü bu iki şey. Kudurttu resmen mekanda bizleri.

Hayko, konserin sonlarına doğru Beşiktaş amigoluğuna soyunmayı da ihmal etmedi. Üçlü çektirdi ve bir süre Beşiktaş marşları söylendi. Bu sırada kısa bir konuşma yaptı ve Beşiktaş’ın şampiyonluk kutlamalarında sahne alacağını müjdeledi. Eğer tabii şampiyon olabilirsek…

Konser benden tam not aldı. Mekan, ses, sanatçı performansı; hepsi gerçekten çok güzeldi. Keyifli bir akşam geçirdim. İlerleyen dönemde tekrar yeni bir Hayko Cepkin konserinde bulunmayı çok istiyorum. Son bir ekleme yapmak istiyorum, konserin sonunda Hayko’nun şöyle bir ifadesi oldu: “biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu”. İddialı ve bence hakkını veriyor.

Kirk Hammett: “Spit Out The Bone Son Albümün Everest Dağı Gibi”

0

Metallica’nın son albümü Hardwired… To Self-Destruct’ın en hızlı ve en beğenilen şarkısı “Spit Out The Bone”. Yapılan bir çok anket bunu gösteriyor. Şarkı henüz hiçbir Metallica konserinde canlı olarak çalınmadı. Bunun nedeni merak ediliyordu ve Kirk Hammett sebeplerini anlattı.

Variety tarafından yapılan röportajda konuşan gitarist Kirk Hammett, Spit Out The Bone ile ilgili düşüncelerini şu şekilde anlattı:

“Spit Out The Bone, son albümün everest dağı gibi. Bizim için en yüksek zirve ve en keskin viraj.

Albümdeki diğer şarkıların sololarını yazarken doğaçlama yaptım ama bunda yapmadım. Bu şarkıdaki enstrümantasyon, üzerinde hassas çalışmamı gerektirecek şekilde sıkı.

Çalmak ne kadar zor? Henüz canlıda çalmamış olacak kadar… Bu yaz bu şarkıyı çalacağımızı söyleyip duruyoruz. Bunun için çalışıyoruz.”

Evet, Spit Out The Bone gerçekten de Kirk’ün anlattığı gibi bir şarkı. Albümün zirvesi…

Dave Mustaine: “Sol Elimi Kullanamıyordum Ve Gitarla Pratik Bile Yapamıyordum”

0

Megadeth’in frontman’i Dave Mustaine, dünya çapında önemli bir gitarist ve birçok yeni nesil metal grubuna ilham kaynağı olan bir tarzı var. Kendine has tarzı ve bitmek bilmeyen egosu ile metal dünyasının en karizmatik isimlerinden biri. Ritim gitaristlik yetenekleri ile ise tarihin en yenilikçi metal riff’lerinin fikir babası olduğunu söyleyebiliriz.

Bu haberi daha iyi idrak edebilmek için öncelikle geçmiş dönemde olan şeylerden biraz bahsetmek gerekiyor. 2002 yılında Dave bir kaza geçirmişti ve kolundan ameliyat olması gerekmişti. O dönemde doktorlar tekrar gitar çalmasının zor olduğunu söylemişti. Ancak buna rağmen Dave pes etmemiş ve tekrar gitar çalmayı başarmıştı. Hatta daha sonraları verdiği bir röportajda, gitar çalmayı yeniden öğrendiğini söylemişti.

Bu kez ise durum biraz farklı. 2014 yılında Dave omuriliğinden ameliyat olmuş ve bu ameliyatın akabinde bir süre sol elini kullanamamış. South China Morning Post’a verdiği röportajda o günler şu şekilde anlatıyor:

“2014 yılında geçirdiğim ameliyatın en kötü tarafı headbang yapamamak değildi. Bunu düşünmüyordum bile… Vücudumda neler olduğunu anlamıyordum. Sol elimi dahi kullanamadığım günler oluyordu. Pratik yapamıyordum. “

Neyse ki şu sıralarda Dave’in bildiğimiz kadarıyla herhangi bir fiziksel problemi bulunmuyor. Umarım tekrar bu tarz olaylar ile karşı karşıya kalmaz.

Son Haberler