İzmir’den Yeni ve Taze Bir Karanlık Yükseliyor: Merhum

0
Basın Bülteni

Kendilerini “İzmir’in en karanlık ve leş metal grubu” olarak tanımlayan Merhum, 2017 Ocak ayında kuruluşundan itibaren günümüze dek oldukça hızlı bir ilerleme kaydetmişti.

Kuruluşunun ardından çok kısa bir süre içerisinde ağırlıklı İzmir olmak üzere sahneler alan ve festivallerde dahi boy gösteren İzmirli dark metal grubu; 2018’i görmeden “Twilight Heralds Our Return” isimli ilk stüdyo albümünü dijital platfomlarda yayınladı.

En basit şekilde anlatmak gerekirse, albümün “üzerine inceden death serpiştirilmiş bir gotik/black metal melezi” olduğunu söylemek yanlış olmaz. Dinlemek için:

Daha detaylı açıklama için, okumaya devam:

Albüm 3 ara ve 7 ana parçadan meydana geliyor ve giderek hızlanan ve sertleşen bir yapıya sahip.  Grupta özellikle dikkati çeken şey, çift vokalli oluşu. Şarkıların önemli bir kısmında iki vokalistin koro vokallerini duymak mümkün. Birbirlerinden ayrı okudukları bölümlerde ise; vokallerden biri black metalin tiz ve uğursuz çığlıklarını ve çığırtkanlığını tenör bir sesle temsil ederken (Onur Akbaş), öbür vokalde death metalin bariton, güçlü ve acımasız kükremeleri ile karşı karşıyayız (Sercan Çetin). Bunun yanı sıra; nispeten daha az miktarda tutulmuş clean ve vampirik söz kısımları ile vokallerde gotik bir unsur da sağlanmış.

Sözleri ağırlıklı olarak İngilizce olmakla birlikte; grup “Mazinin Hayaletleri” isimli parça ile kendi dilini de unutmamış. Bununla da kalmayarak, “Loath Rituals In Malevolence” isimli parçada hafif bir Latince dokunuşuna da yer vermiş. Ancak, albümün sözlerinde istisnai olarak göze çarpan şarkı, yarı İngilizce – yarı Osmanlıca sözlerin bulunduğu “Iblis-i Bed-Siyah” (Siyah Yüzlü Şeytan) isimli parça. Albümde karamsarlık ve psikoz; güç ve asalet temaları ile bir arada bulunuyor. Dine ve diğer adaletsizliğe, eşitliğe aykırı doktrinlere karşı bir duruş göze çarpıyor. Genel anlamda bir konsept mevcut olmamakla birlikte, bazı şarkılar arasında bir çok referans ve bağlantı görmek mümkün.

Müzik boyutuna bakacak olursak; grup çift gitarın tadını çıkarıyor. Black metalin kirli ve derinlik barındıran distortion tonu, gotik ve dark wave tınılarına ait olan chorus ve reverb efektli arpejler ile süslenmiş. Şarkılarda lead gitar gerek melodilerle, gerek sololarla kendini oldukça net bir biçimde gösteriyor. Bas gitar şarkılarda kendini derinde bir yerlerde hissettirmekle birlikte, yer yer gitarlardan sıyrılarak ön plana çıkıyor. Synthesizer ya da klavyenin yoksunluğu, bazı şarkılarda altyapı kullanılarak aşılmış, ancak dark wave etkileri çerçevesinde nitelendirilmekten uzakta kalıyor. Davullara baktığımızda ise punk/gotik/black metal ve hatta doom ritimlerinin öne çıktığını görüyoruz.  Albümün giderek sertleşen havasıyla beraber, davullar da hızlanıyor ve vahşileşiyor. Bununla birlikte, davullarda , death ve progresif metal türlerinde duymaya alışık olduğumuz teknik havaya yer verme kaygısı güdülmemiş.

An itibariyle albümün hard copy basımı ve klip çekimi aşamasına yönelen Merhum, Şubat ayının sonları itibariyle Türkiye’de orta çaplı bir turneye çıkmak için de çalışmalarına devam ediyor. Bu süreç dahilinde yeni bir single ve albüme ek olarak bir “Special Edition” çalışmayı da piyasaya sürmeyi öngörüyor.

Toplamda 6 kişiden oluşan Merhum’un kadrosu şöyle:

Coşku Öğren – Gitar

Atahan Topal – Gitar

Onur Akbaş – Vokal

Sercan Çetin – Vokal

Kubilay Kabataş – Bas Gitar

Umut Can – Davul

Albümün tamamlanmasının ardından bas gitar ve davulcu pozisyonlarında değişiklik yapılacağı öngörülüyor. İlerleyen tarihlerde daha detaylı bilgi grup tarafından sunulacak.

Merodah’ın İlk EP’si “Void of Mythology” Yayımlandı

0
Basın Bülteni

2016’nın Temmuz ayında gitarda Ata Aykoç ve bas gitarda Doğukan Kartal tarafından İstanbul’ da kurulan Merodah, yeni EP’si “Void of Mythology”i yayımladı. Aşağıdan dinleyebilirsiniz.

İkili, vakit kaybetmeden ikinci gitarist ve davulcu arayışına başladı. 2016′ nın Ekim ayında Barış Atak gruba gitarist olarak dahil oldu. Doğukan Kartal’ın önerisi sonucunda vokalist olarak da Discort grubundan Canberk Uzunoğlu gruba 2016’nın Kasım ayında dahil oldu.

Bu sırada halen davulcu arayışında olan Merodah, 2017′ nin Ocak ayında Mehmet Gürol ile yollarını birleştirdi. Fakat daha sonra Doğukan Kartal gruptan ayrılmak durumunda kaldı.

Bir süre bas gitarist arayışına giren grup, daha sonra bestelere odaklanmak için bu arayışını durdurdu. Sonrasında evde kaydettikleri üç şarkıyı ‘Void of Mythology’ adıyla EP olarak 2017′ nin Aralık ayında yayınladı.

Ayrıca albüme ulaşmak için:
-Spotify-
https://open.spotify.com/album/0VSsQjA6BH75zmbEj232x3

-iTunes-
https://itunes.apple.com/us/album/void-of-mythology-single/1329877674?app=itunes&ign-mpt=uo%3D4https://itunes.apple.com/…/void-of-mythology-si…/1329877674…

Mike Portnoy ve John Petrucci Yılbaşında Bir Araya Geldi

0

Eski Dream Theater davulcusu Mike Portnoy, grubun beyni John Petrucci ile yılbaşı etkinliğinde bir araya geldi.

Mike resmi Facebook hesabı üzerinden aşağıdaki fotoğrafı paylaştı ve Dream Theater severleri heyecanlandırdı. Önümüzdeki dönemde bir geri dönüş olabilir mi, hep birlikte göreceğiz.

Mike Portnoy 2011 yılının sonlarında Dream Theater’dan ayrılmıştı ve yerine Mike Mangini geçmişti. Mangini halen grubun davulcusu olarak kadroda yer alıyor.

https://www.facebook.com/mikeportnoyofficial/photos/a.146191958731788.22518.116713035013014/2032792996738332/?type=3

2017’nin En Çok Okunan 20 Rock Ve Metal Haberi

0

2017 yılını geride bıraktığımız bu ilk günde, sizler için TG’de yer alan en popüler haberleri derleme ihtiyacı hissettim.

2018’e girerken, 2017’nin nasıl geçtiğini rock ve metal dünyası penceresinden görmek adına faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Aşağıda yer alan 20 haber, 2017 yılı içerisinde TG’de en çok ziyaretçi alan haberler oldu. Buyrunuz:

Bir Şehir Efsanesi: Queen’in 1987’de Afyon’da Verdiği Konser!

Kadıköy’ün Simgelerinden Shaft Bar Kapanıyor!

Derin İnceleme: Aleyna Tilki’nin Yeni Şarkısı Ed Sheeran’dan Araklandı İddiası

Jess Molho’dan Serdar Ortaç’a Tokat Gibi Cevap: “Barış Mançolar Boşuna Saç Uzatmadı”

Linkin Park’tan Chester Bennington Kendini Asarak İntihar Etti

Dave Mustaine Türk Bir Takipçisi Tarafından Troll’lendi: BİM’de Megadeth Birası?

Ekşi Sözlük’te Metallica’ya Protesto Kampanyası Başlatıldı

James Hetfield’tan Kylie ve Kendall Jenner’a Sert İfade: “Saygısızlar”

Sertab Erener’den Rock Grubu: Oceans of Noise

İlginç İddia: Pink Floyd’un Bir Şarkısı MFÖ’den Araklanmış Olabilir

Metallica ve Lady Gaga’nın Grammy Performansı Teknik Sorunlar Sebebiyle Neredeyse Berbat Oluyordu

Özcan Deniz’den Beyin Yakan “Hit The Road Jack” Performansı

Doktor Raporu: “James Hetfield Bir Nota Bile Söyleyemez”

Chris Cornell’in Şok Ölümünün Perde Arkası Aralanıyor: Ölüm Sebebi Açıklandı!

Corey Taylor Gözyaşları İçinde 10 Yaşındayken Tecavüze Uğradığını Anlattı

Belgesel Gibi Hikaye: Kirk Hammett’ın Metallica’ya Dahil Olma Hikayesini Onun Ağzından Dinleyin

Dave Mustaine: “Marty Friedman’ın Solosunu Çıkarttık, Ağladı Ve Gruptan Ayrıldı”

Rob Trujillo’nun 12 Yaşındaki Oğlu, Korn’un Güney Amerika Turnesinde Bas Gitar Çalacak

Ozzy Osbourne En Büyük Pişmanlıklarından Birini Açıkladı

Rammstein Gitaristi: “Müzik Grubu Olmak, İçerisinde Seks Olmayan Bir Evlilik Gibi”

Sıralama en çok tıklanandan aza doğru yapılmıştır. Sanırım Türkiye içindeki sansasyonel ve biraz da magazinsel haberleri daha çok seviyor TG kitlesi.

Tony Iommi, Ozzy Osbourne ve Ronnie James Dio’yu Kıyasladı

0

Black Sabbath gitaristi Tony Iommi, metal tarihinin en önemli iki vokalisti hakkındaki düşüncelerini açıkladı. Bildiğiniz üzere Tony Iommi, hem Ozzy Osbourne ile hem de Ronnie James Dio ile çalışmış bir gitarist.

Tony’nin MI ile yaptığı röportajdan bir kesit şu şekilde:

“Ozzy harika, ona sallamıyorum, yaptığı şeyde mükemmel. Fakat Ronnie tamamiyle farklı bir vokalistti.

Heaven and Hell’i yaptığımız dönemde Ozzy’nin klonu bir vokaliste ihtiyacımız yoktu. Elimizde Ozzy’nın sounduna benzeyen kayıtları olan elemanlar vardı. Fakat bu yapmak istediğimiz şey değildi.

Daha farklı bir şey istiyorduk. Ve Ronnie aradığımız kişiydi, o harikaydı.

Sizin fikriniz nedir bu kapışmada?

Diken’in Yeni Video Klip Teaser’ı Yayımlandı

0

Ülkemizin önemli metal gruplarından biri olan Diken, 5. stüdyo albümü Hadeyan’ı piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Grup geçtiğimiz Ekim ayında 999 isimli yeni video klibini yayımlamıştı. Yeni video klip ise “Yürü Ya Da Öl” isimli parça için gelecek. Klip Ocak ayında yayımlanacak

Yeni teaser’ı aşağıdan izleyebilirsiniz.

https://www.facebook.com/DikenOfficialPage/videos/744897732369433/

 

Megadeth Yeni Albüm Kayıtlarına Başlayacağı Tarihi Açıkladı

0

2016 yılında “Dystopia” albümünü piyasaya süren Megadeth, yeni bir albüm için fazla beklemeyecek. Dave Mustaine yeni albüm için kayıtlara başlayacakları tarihi açıkladı.

Megadeth, Dave Mustaine’in Twitter üzerinden yaptığı açıklama ile 2018’in ortalarında yeni albümün kayıtlarına başlamayı düşünüyor.

Tweet’leri aşağıdan görebilirsiniz.

https://twitter.com/DaveMustaine/status/946202324313231361

https://twitter.com/DaveMustaine/status/946202568006520832

Sahne Duruşu İle İlgili Dikkat Etmeniz Gereken 6 Önemli Tavsiye

0

Sahne duruşu karmaşık bir konudur, özellikle de iş bir çok farklı varyasyona geldiğinde. Harika sahne duruşları olan gitaristlerin bir listesini yaptığımızda, muhtemelen hiçbirinin birbirine benzemediğine rastlayacağız.

Temellerle başlayalım – Sahne duruşu, rahat hissetmek ve çaldığınız şarkıların görsel beklentisini uygun bir şekilde karşılamaktır.

Burada anahtar kelimemiz ‘uygun’. Uygunluk ise yaptığımız müzik tarzına göre değişiklik göstermekte. Bugünlerde bir caz veya swing gitaristi büyük ihtimalle Gibson ES-175 olan gitarını Zakk Wylde gibi başının arkasında çaldığında pek iyi yorumlar almayacaktır. Kitleniz tarafından garip bakışlara maruz kalmak yerine,öncelikle gösterişin bazı müzik tarzlarında daha kolay/daha uygun olduğu gerçeğini kabullenmelisiniz. Bu nedenle, iyi bir sahne duruşu gerektiren şeylerin çoğu söz konusu türe bağımlıdır.

Benim bu yazımda değinmek istediğim konu ise, her müzik türü için geçerli olan temeller.

1. Özgüvenli Görünüm

Bu iyi bir sahne duruşunun en temel yapıtaşıdır. Canlı çalmak bir nevi oluşan bir çok farklı sorunlar -kötü sound, teknik arızalar, ne çalmanız gerektiğini unuttuğunuz meşhur beyin donmaları- arasından sıyrılmak gibidir. Ön hazırlık bunların önüne geçebilir, fakat her zaman yenileri ortaya çıkacaktır. Bu oyunun bir parçasıdır.

Hangi sorunla karşılaşırsak karşılaşalım, sakinliğimizi koruma gayreti içerisinde olmalıyız. Ve bunu kitlemize yansıtmamalıyız. Unutmayın,kitleniz iyi vakit geçirmek için orada bulunuyor. Sahne alan bir müzisyen için en değerli yetenek çabuk toparlama sanatıdır.

Özgüvenin yolu ise ne çaldığınızı bilmekten geçer, şovunuzun farklı kısımlarında neler yapmanız gerekiyor (Bu “Sıradaki şarkı ne?” kadar basit veya ışık/müzik ile yapılacak bir takım kareografik hareketler kadar karmaşık olabilir) ve yanlış bir şey olursa ne yapacaksınız? Bir noktada bunların herhangi biriyle ilgili kendinizi rahat hissetmeseniz bile, en azından her şey kontrol altındaymış gibi görünmek zorundasınız.

2. Durum Farkındalığı

Canlı çalarken başka insanlara çalıyor olacaksınız. Ve muhtemelen yanınızda başka insanlarla beraber çalacaksınız. Canlı müzik paylaşılan bir deneyimdir ve devamlı olarak etrafınızda neler olduğunun farkında olmayı gerektirir.

Bir çok yeni sanatçı sahne duruşları için bir çok farklı şey denerken, sahne ortamından uzaklaşmakta. En kötü senaryoda ritmin dışına çıkabilirler, çünkü grup arkadaşlarını dinlememektedirler. Aynı şekilde, kendi köşesinde enstrümanından gözünü ayırmayan bir müzisyen de en az bu kadar yanlış hareket etmektedir.

Üstünüze düşen sahne hareketlerinizi etrafınızda bir parıltı yaratacak kadar yapmanız gerekir. Durum farkındalığı sizin diğer müzisyenler ve kitlenizle iletişim halinde olmanızı sağlar. İlk sırada elleriyle gitar çalan biri mi var? Neden onunla karşılıklı çalmayasınız? Davulla beraber senkronize olarak çalınan cümleleriniz mi var? Yaklaşın ve tam anlamıyla beraber çalın. Bir vokal çizgisi altında melodi/solo mu çalıyorsunuz? Neden o partisyonda vokalistinizle bir şeyler yapmayasınız? Bunların hepsi rock müzik klişeleridir, kabul ediyorum ancak hepsi bir düşünce akışını görselleştirmek içindir.

3. Siz Keyif Almıyorsanız, Kitleniz De Almaz

Bu noktada her zaman bir sanatçının aynı zamanda ortam sağlama işinin içinde olduğuna değinmek istiyorum. Bu da mümkün olduğunda kitlemize negatif enerji yansıtmamamız anlamına geliyor.

Hemen müzik ve negatif enerji konusuna değinelim. Agresif, politik punk veya metal grubundan sert hareketler sergilemesi ve negatif enerji yayması beklenebilir,bu tarza göre değişiklik gösterebilir. Ancak kişisel, teknik -bazen kitlemiz bizi tutmayabilir- ne sorun yaşarsak yaşayalım, o an hissettiğimiz/hissedebileceğimiz negatif duyguları göstermemeliyiz.

Bazen bu sahte bir gülüş takınmak anlamına gelebilir, fakat kitlenize bunu borçlusunuz.

4. Kendi Sahne Kişiliğinizi Oluşturun

Biz aktör değiliz, fakat sahnedeki kişiliğimiz çok yönlü olmak zorunda. Hendrix’i dişleriyle gitar çalması, sahnede gitar yakması gibi şeylerle hatırlarız. Fakat elbette bunlar onun sahne dışındaki kişiliğini tanımlamaz. Bunların Jimi Hendrix’in kişiliğinin sadece küçük bir parçası olduğunu kabullenmeliyiz.

Kendinizi düşünün. Bir müzisyen ve bir gitarist olarak. İçe dönük birisi mi yoksa dışa dönük birisi misiniz? Güçlü olan mısınız yoksa zeki olan mı? Duygusal birisi misiniz yoksa akılcı mı? Gösterişli,teknik çalışan bir müzisyen misiniz yoksa soundun tamamen tuşeyle oluştuğunu düşünen melodik birisi misiniz? Ya da sadece çıkıp çalmayı seviyorsunuz? Doğal kişiliğinizi tanımaya odaklanın, böylece sahne kişiliğinizi yaratmak ve geliştirmek çok daha kolay olacak.

5. Mümkün Olduğunca Canlı Performans İzleyin

Türe bağlı ve bir şekilde subjektif olduğu için avsiye yapmaktan mümkün olduğunca kaçınıyorum.

Onun yerine,işte dikkat etmeniz gereken bazı noktalar:

  • Söz konusu sanatçı/grubu izlemek ve dinlemek sizde nasıl bir etki bıraktı? (Sadece gitarist değil,hepsine dikkat etmeye çalışın.)
  • Müzik ve görsel şovun uygun/etkili olduğunu düşünüyor musunuz?
  • Müzisyenlerin sahnede birbirleriyle iletişim/etkileşimleri nasıl?
  • Kitleyle iletişim/etkileşimleri nasıl?
  • Şarkılarına nasıl başlıyorlar ve nasıl bitiriyorlar? Önemli noktalarda nasıl performans ve gösteriş örnekleri sergiliyorlar?
  • Setlist nasıl sıralanmış? Müzisyenler bir şarkıdan diğerine nasıl geçiyorlar? Şovun akışı nasıl? Etkili olduğunu düşünüyor musunuz?

Not: Başlangıç ve bitişe özellikle dikkat etmelisiniz. Başlangıç ve bitiş en önemli kısımlardan biridir. The Who davulcusu Keith Moon‘dan bir alıntı yapmak gerekirse; “İnsanlar giriş ve çıkışınızı hatırlar. İkisinin arasında kalan kısım ise, hiç bir anlam ifade etmez.”

6. Performansınızı Video Kaydına Almaya Çalışın

Hepimizin niyeti bu olsa da, kendimizi kitlemizin gözünden görme gibi bir şansımız maalesef ki yok. Buna en yakın seçeneğimiz de video kaydına almak.

Kendinizi sahnede izlemek başlarda rahatsız edici gelebilir,sizi tatmin etmeyebilir veya hayal kırıklığına uğratabilir. Fakat size kendinizi önemli noktalarda geliştirme şansı sunar. Aynı kriteri başkalarının performanslarını değerlendirirken de kullanın. Ve sizde olmasını istediğiniz yönleri geliştirmeye ağırlık verin.

Başka bir yazıda görüşmek üzere,müzikle kalın!

Radiohead Gitaristi: “Jimi Hendrix Günümüzde Yaşıyor Olsaydı Muhtemelen DJ Olurdu”

0

Radiohead gitaristi Ed O’briend, Music Radar tarafından yapılan röportajda konuştu ve gitarın günümüz müziğindeki yer hakkında fikirlerini beyan etti. Bu fikirleri beyan ederken bir hayli enteresan bir iddiada da bulundu.

İşte o enteresan açıklamalar:

“Geçtiğimiz gün düşünüyordum, günümüzde bir çocuk olarak kültürel bir etki yaratmak isteniz, bu muhtemelen gitar ile değil, masa başında (DJ’liğe dem vuruyor) olurdu. Jimi Hendrix günümüzde olsaydı muhtemelen DJ olurdu ve olağan dışı şeyler yapardı.”

Gitar müziği her geçen gün önemini yitiriyor ve DJ’lerin hakimiyetine giren bir global müzik sektörü ile karşı karşıyayız.

Bu açıklamanın üzerine biraz düşünmek lazım. Sizce haklı olabilir mi?

Tony Iommi: “Eminem Solo Albümümde Yer Almak İstedi Ancak Onu Tanımıyordum Bile”

0

Black Sabbath gitaristi Tony Iommi, 2000 yılında piyasaya sürdüğü “Iommi” isimli ilk solo albümü ile ilgili enteresan bir hikayeyi paylaştı.

MI Conversation isimli röportaj serisinde konuşan Iommi, albümü kaydetmeden önce kendi jenerasyonundan vokalistler ile çalışmayı planladığını söyledi. Bu vokalistlere ek olarak bir kaç jenerasyon dışı müzisyenden de albümde yer alabilmek için özel istek gelmiş. Bu isteklerden biri de Eminem’e ait.

Eminem, Tony Iommi’nin solo albümünde yer almak istiyor ancak bu istek Iommi tarafından reddediliyor. Hatta Iommi’nin söylediğine göre Eminem’in albümde yer almak istediğini duyduğu ilk an, onun kim olduğunu bile bilmiyormuş.

İkinci bir “who the fuck is Justin Bieber” vakası diyebiliriz bu olay için… Albümde Eminem yer almadı.

Son Haberler